Mobilemenu
Profile

Koşu Nedir?

Koşu, bildiğiniz koşmaktır. İki ayağın da yerden kesildiği, yürüme temposundan farklı bir hareket eylemidir. Spor olarak pistlerde kısa, orta ve uzun mesafe yarışlarının; sokaklarda, kırlarda, bayırlarda ise maratondan, ultramaratonlara uzanan bir skalada gerçekleşen yarışların yapıldığı bir atletizm dalıdır. Kısa mesafe koşuları kolaydır. Tamam, tabii ki sizden Usain Bolt’u geçecek, 100 metreyi 9,5 saniyeden daha az sürede kat edecek bir performans beklemiyoruz. Ama isterseniz 100 metreyi rahatlıkla koşarsınız. Jamaikalının bir diğer dünya rekoru olan 200 metreyi de zorlanmadan bitirirsiniz. 400’ü bir şekilde tamamlar, çok sıkarsanız 1000 metreyi bile tamamlarsınız. Peki ya maraton? İşte onu herkes koşamaz. Belki Bolt’un kendisi bile! Kısa mesafe koşuları yarıştır, maraton ve diğer uzun mesafelerse hayatın anlamı.

Charles Handy “Inside Organizations” adlı kitabında “Yaşamımızda yaptığımız işleri, maratona mı benzetmeliyiz, yoksa bir at yarışına mı?” diye sorar ve aktardığı bir diyalogla buna yanıt verir. Handy, Londra Maratonu’nun startında bir atlete sorar: “Sadece bir kişinin kazanabileceği bu yarışa katılmak neden?” Atlet cevap verir: “Bir noktayı gözden kaçırıyorsun. Bu bir at yarışı değil. Yarışı kazanmaya değil, bitirmeye çalışıyor ve kendimizle yarışıyoruz. Maratonu bitiren herkes, yarışı kazanmış sayılır.” Bu cevap uzun mesafe koşularının ne olduğunu net bir şekilde ortaya koyuyor.