Mobilemenu
Profile

Lena Erdil: Sırada Dünya Şampiyonluğu Var!

Anne ve babanın rüzgar sörfü sayesinde tanışma hikayelerini anlatabilir misin?

Annem Alman. 80’li yıllarda sörfünü arabasının tepesine bağlayarak Almanya’dan Türkiye’ye gelmiş. O zaman ilkokul öğretmeniydi ve Almanya’da birçok Türk öğrencisi vardı. Onların kültürünü daha iyi anlayabilmek için çıktığı yolculukta bir gün plajda sörfünü kurarken babamla tanışmış. Babam da sörf yapıyordu, yani tanışmaları bu spor sayesinde oldu.

Onların rüzgar sörfüyle ilgili olması bugün bulunduğun konum üzerinde ne derece etkili?

Bence en büyük etken onlar oldu. Onlar sayesinde sörfe başladım ve kendimi geliştirebildim. Küçüklüğümden beri yaz tatillerimi hep sörf istasyonlarında geçirdim. 13 yaşımda babam bana ilk sörf takımımı aldı. Bana her zaman inandılar ve hayalimin peşinden gitmeme izin verdiler. Bu konuda çok şanslıyım!

Anne ve baban yarışlarını izliyor mu? Sana verdikleri tavsiyeler veya eleştirileri oluyor mu?

Annem en büyük takipçim! Tüm yarışlarımı internetten canlı olarak takip ediyor ve bazen sonuçları benden önce öğrenmiş oluyor! Saat farkından dolayı bazı yarışların gecenin çok geç saatlerine denk gelmesi bile onu durduramıyor. Babam özellikle ben daha küçükken malzeme seçimleri ile ilgili tavsiyelerde bulunuyordu. Şimdi de ondan hala, özellikle fiziksel kondisyon antrenmanlarım konusunda, tavsiyeler alıyorum. Kendisi aynı zamanda Marmara Üniversitesi’nde spor üzerine profesör.

16 yaşında Venezuela’ya sörf eğitimi için gittiğinde orada seni en çok etkileyen şeyler nelerdi?

Çok iyi araştırma yapmışsınız, sorularınız çok detaylı! Evet, 16 yaşındayken annemler beni bir rüzgar sörfü kampı için tek başıma Venezuela’nın Margarita Adası’na gönderdiler. Bu ada rüzgar sörfçüleri için çok meşhur bir yer. Oraya genç bir yaşta tek başına gitmek, farklı yerleri gezmek, sörf sayesinde yeni insanlar ve kültürlerle tanışmak benim için harika bir tecrübeydi. Çok özgüven kazandım ve tabii ki de rüzgar sörfüyle ilgili kendimi geliştirebildim. Tropik iklime sahip bir yeri ilk kez orda keşfettim. Sanırım en çok iklim ve oradaki bitki örtüsünden etkilenmiştim.

Yarış stilinde kendini en başarılı bulduğun yönlerin ve en çok geliştirmek istediğin özelliklerin neler?

Eskiden bu soruyu hep “Sert havada çok iyi giderim, daha az havalarda kendimi geliştirmem lazım” diye cevaplıyordum ama artık böyle bir fark kalmadı. Tüm havalarda kendimi iyi hissediyorum. En başarılı yönümün dönüşler olduğunu biliyorum. Sanırım “start” alma konusunda kendimi daha çok geliştirebilirim. Sürekli tüm eksiklerimi düzeltmek için çalıştığım için çok fazla eksiğimin olmadığını umuyorum! Sezonun ilk yarışı günler sonra başlıyor sonrasında bu konuyu tekrar konuşabiliriz (gülüyor).

Seni en çok etkileyen rüzgar sörfçüleri hangileri? Neden?

Birçok kişi beni etkiliyor ama genelde en çok rüzgar sörfünün çeşitli dallarında aynı zamanda yarışan ve başarılı olan sporculardan etkileniyorum. Ve tabii ki dev okyanus dalgalarında doğa ile mücadele eden rüzgar sörfçülerini de çok etkileyici buluyorum.

Aynı zamanda İngiltere’de Sussex University’de siyaset ve felsefe üzerine eğitim de aldın. Eğitimini aldığın alan yerine profesyonel olarak rüzgar sörfü yapmaya nasıl karar verdin? İleride üniversitede okuduğun bölümle ilgili bir meslek edinme gibi bir düşüncen var mı?

Evet, Politika ve Felsefe üzerine çift anadal yaptım. Üniversiteye başlarken rüzgar sörfünün yanında bu alanlara ilgim vardı ve 5 dil konuştuğum için ileride uluslararası ilişkiler, diplomasi gibi alanlarda çalışabileceğimi düşünüyordum. Ama sanırım Felsefe bölümü ve kendim için seçtiğim yaşam felsefesi işi bozdu (gülüyor). Rüzgar sörfünü profesyonel sporcu olarak yapmak beni çok mutlu ediyor ve hedeflerime doğru, hayallerimin peşinden gidebildiğim için kendimi çok şanslı hissediyorum.

2012 yılında Namibya’daki Luderitz Sürat Yarışları’nda dünya rekorunu çok az bir farkla kaçırdın. Bu konuda bir deneme daha gerçekleştirecek misin?

O denemeden sonra Namibya’ya iki sene daha gittim ancak kimse bir daha 2012 yılındaki hızlarımıza ulaşamadı. Yani iki sene için kimse rekor kıramadı. Rekor hızlara ulaşabilmek için gerçekten çok özel hava şartlarına ihtiyacımız var. Üst üste iki sene o şartları bulamayınca birazcık hayal kırıklığı yaşadım ve 2015 yılında Namibya’ya gitmeme kararı aldım. 2015 yılında ise tüm rekorlar tekrar kırıldı! Sürat rekorunu kırmak için doğru zamanda doğru yerde olmak çok önemli. Fiziksel performans dışında malzeme de çok önemli yani birçok faktörün bir araya gelmesi gerekiyor. Hala hız rekoru kırma hayalim var ama şu anda başka şeylere yöneldim.

Rüzgar sörfü antrenmanları dışında fiziksel çalışmalar da yapıyor musun? Bunlar neler?

Antrenman stilim döneme göre değişiyor. Kış mevsiminde 2,5 ay boyunca Cape Town’dayım ve orada zamanımı mümkün olduğu kadar dalgalarda ve denizde geçirmeye çalışıyorum. Rüzgar olmadığı zamanlar stand up paddle boarding (SUP) veya sörf yapıyorum. Bunlar çok iyi denge, koordinasyon, kondisyon gerektiren ve kas geliştiren sporlar. Ben daha sörfe yeni başlarken tecrübeli bir abim bana windsurf’te her şeyin “Time on the water” yani suda geçirdiğiniz zamanla alakalı olduğunu söylemişti. Bu felsefeye inanarak her zaman sudaki antrenmanlara ağırlık verdim. Genelde her gün 3-6 saat arası suda oluyorum. Güney Afrika’da su aşırı soğuk, rüzgar sert ve dalgalar büyük olduğu için çok yorucu oluyor ve ekstradan salonda çalışmaya zaman ayıramıyorum. Tabii bahar aylarından itibaren slalom yarış antrenmanlarımın yanında özellikle sakatlıkları önlemek için sıkı bir fitness programı takip ediyorum. Bu interval antrenmanları, TRX ve CrossFit’ten oluşan bana özel geliştirilmiş bir program.

Ayrıca Bodrum’da Lena Erdil Windsurf Center isminde bir windsurf okulun var. Okul sahibi olmanın güzel ve zorlu yanları neler?

Evet, sporcu kimliğimin yanında ailemle birlikte kurduğumuz Lena Erdil Windsurf Center adındaki windsurf okulumuzda çalışıyorum. Burada özellikle çocukların bu spora başlayıp kaydettikleri ilerlemeyi takip edebildiğim, onların sörfe olan sevgisini ve heyecanını paylaşabildiğim için ayrıca mutluyum. Bodrum’daki okulumuzla ilgili ilk hedefim Bodrum’da yaşayan çocukların yaz, kış bu sporu yapıp kendilerini geliştirmelerini sağlamak.

Okulda bu güzel spordan benim gibi çok zevk alan sörfçüleri yetiştirmek çok ayrı bir mutluluk. Böyle bir ortam olunca işin zorlu yanları bile kolay geliyor (gülüyor).

Rüzgar sörfü kişiye neler kazandırıyor? İnsanlara neden bu sporu yapmalarını önerirsin?

Rüzgar sörfü benim için bir meditasyon gibi. Kafasını dağıtmak ve doğa ile birlikte olmak isteyenler için harika bir spor. Tabii ki aynı zamanda yazın yapılabilecek en güzel sporlardan biri. Hem vücuttaki tüm kas gruplarını çalıştırıyor, hem de denizin içinde sörf yaparken ne spor yaptığınızın ne de sıcağın farkına varıyorsunuz! Tabii meditasyon olduğu kadar adrenalin dolu da bir spor. Biraz hızlı gitmeye başladığınız andan itibaren, rüzgar sörfü bir daha bırakamayacağınız bir tutku haline geliyor.

Türkiye ve dünyadaki favori rüzgar sörfü bölgelerin hangileri?

Türkiye’de Bodrum’daki Ortakent koyu açık ara favorim! Burada ilkbahardan sonbahara kadar sürekli esen termik rüzgar var ve bu sayede her gün sörf yapabiliyorum. Dünyada ise Cape Town’u söylemeliyim. Oradaki muhteşem dalga ve doğal güzelliklerin yanı sıra kültür ve tarih dolu bir şehir olması çok hoşuma gidiyor.

Unutamadığın bir rüzgar sörfü anını anlatabilir misin?

Sanırım en ilginç hikayemi bu kış yaşadım! Güney Afrika’da rüzgar sörfü yaparken bazen iyi dalgaları seçmek için denizde epey açılıyoruz. Bu sefer tam dönüşümü yaptıktan sonra önümde beyaz bir hayvan görmem ve ona çarpıp düşmem bir oldu. Daha düşerken çığlık çığlığa kaldım. Köpekbalığı olduğunu düşünerek hemen board’umun üzerine çıktım ve etrafıma bakmaya başladım. 5 metre ilerde gezinen köpekbalığı yüzgecini de görünce artık hiç şüphem kalmadı ve hayatımın en büyük korkusunu yaşadım! Board’umun üzerinde oturarak sakin olmaya çalıştım ve ne yapmam gerektiğini düşündüm. Yakınımda bir windsurf’çü daha vardı. Onu çağırdım ancak o da köpekbalığını görmüştü ve beni beklemek istemedi. Tekrar hareket haline geçebilmek için suya girmem gerekiyordu ama bunu yapmak istemiyordum. Sanırım 5 dakika hareketsiz bir şekilde yüzgece bakınarak oturdum. Sonunda yüzgeci göremeyince ve iyi bir sağanak geldiğinde hemen suya inip kalktım. Plaja döndüğümde acayip rahatlamıştım ve yüzümde kocaman bir gülümseme vardı. Hikaye inanılmaz, gerçek olduğuna ben bile zor inanıyorum ve sonuç olarak kendimi çok şanslı hissediyorum. Doğada vahşi hayvanlarla birlikte olabilmenin çok büyük bir şans olduğunu düşünüyorum. Daha önce Cape Town’da sörf yaparken yunus, balina ve fok görmüşlüğüm vardı ama bu gerçekten bambaşka bir olay oldu! Tabii ki ertesi sabah yine denizdeydim. Bu aralar etrafıma biraz fazla bakınıyorum ama korkmuyorum çünkü orası onların yaşam alanı. Çarpıp nerdeyse üzerine düştükten sonra bir şey olmadıysa herhalde bir daha hiç olmaz (gülüyor).

Hayata veya rüzgar sörfüne dair aklından çıkartmadığın bir söz var mı?

“You can’t change the wind but you can adjust the sails!” Yani “Rüzgarı değiştiremezsin ancak yelkenleri rüzgara göre ayarlayabilirsin!”

“Keşke icat edilse” dediğin bir rüzgar sörfü ekipmanı var mı?

Ekipman değil ama golfte olduğu gibi bizim de malzemelerimizi taşıyan, hazırlayan ve yardımcı olan “caddy”lerimiz olsa harika olurdu!

Geriye dönüp baktığında seni en çok gururlandıran başarıların hangileri?

PWA Indoor Yarışı’nda dünya şampiyonu olmak harika bir duyguydu. Tabii slalomda dünya ikincisi olmak da çok çok güzeldi! Geçen sene Sylt’te IFCA Dünya Şampiyonası’nda bayanlar birincisi olmak da çok gurur vericiydi.

Rüzgar sörfü dışında ilgilendiğin sporlar var mı?

Denizin içinde ve üzerinde yapılan her türlü sporla çok ilgiliyim: Sörf, SUP, wakeboard…  Dağ bisikletini ve aslında doğada yapılan tüm sporları seviyorum. Adrenalin, eğlence, spor ve doğa muhteşem bir kombinasyon bence!

Rüzgar sörfüne dair en büyük hayalin nedir?

Öne ve arkaya takla atmak uzun senelerdir hayallerim arasında önemli bir yer tutuyordu ve onları başardım. Şimdi sıra en büyük hayalim olan slalom dünya şampiyonluğunda!

Son olarak eklemek istediğin bir şey var mı?

Beni destekleyen herkese çok teşekkür etmek isterim. Ve rüzgar sörfünü öğrenmek isteyen herkesi Lena Erdil Windsurf Center’e davet ediyorum!

Buraya tıklayarak Lena Erdil Windsurf Center’ın resmi websitesine ulaşabilirsiniz!