Mobilemenu
Profile

NASCAR’ın Atası: At Arabası Yarışları

Roma İmparatorluğu binlerce yıl Akdeniz civarında hüküm süren ve dünya tarihinin en büyük imparatorluğudur. Kuşkusuz ki günümüz dünyasının bu hale gelmesindeki en büyük aktörlerden de birisidir.

Bilindiği üzere macera sporları veya diğer bir deyişle ekstrem sporlar, diğer sporlara nazaran daha fazla risk ve zorluk barındıran spor dallarına verilen genel isimdir.

Spor oyunları Romalılar için çok önemli bir yere sahipti, çünkü Romalıların en büyük eğlence kaynağı spor oyunlarıydı ve bu oyunların en popüleri ise at arabası yarışlarıydı. Bu yarışları tehlike ve zorluk derecesi yüksek olduğundan mütevellit macera sporu olarak tanımlamak hiç de yanlış olmaz. Romalı yöneticilerin motto’su olan “Panem et circenses” yani “Ekmek ve eğlence” Romalılarda spor oyunlarının dolayısıyla at arabası yarışlarının ne kadar önemli olduğunun en büyük kanıtıdır. Bu terim yöneticilerin halka bedava ekmek ve eğlence takdirde halkı kontrol altında tutabileceğini dile getiren Latince bir terimdir. 

At arabası yarışları Romalılarda oldukça popülerdi ve yaklaşık 100 bin kişilik hipodromlarda dört atın çektiği, en az dört farklı arabanın oval pistte yedi tur atmasıyla tamamlanıyordu. Hız avantajı sağlamak için tıpkı günümüz yarış arabaları gibi at arabaları da çok hafif olarak üretiliyordu ve güvenlik önlemlerinin sınırlı olmasından dolayı birçok kaza meydana geliyordu. Bu kazalar kimi zaman öldürücü dahi olabiliyordu. İyi at arabası sürücüleri günümüz NASCAR, Formula 1 ve Ralli pilotları gibi çok meşhurdu ve isimleri çoğu Romalı tarafından biliniyordu. Hatta adlarına heykeller dikilen at arabası sürücüleri bile vardı! Bir şaşırtıcı bilgi daha verelim; bunlardan bir tanesi çok yakınımızda, İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde, sergilenmekte olan “Arabacı Porphyrios ” heykelidir. Porphyrios ismini onurlandırmak için dikilen 7 anıttan biri olan bu heykelde efsane yarışçının kabartmaları, kazandığı yarışları anlatan şiir ve güzel sözler işlenmiş.

Romalılardaki at arabası yarışları ABD’deki en popüler motor sporu olan NASCAR’a oldukça benzemektedir. ABD’de NASCAR yarışları o kadar önemli bir yere sahiptir ki bu dal, Amerikan futbolundan sonra ülkede en çok izlenen spor dalıdır.

NASCAR yarışlarında pilotlar hipodroma çok benzeyen oval bir pistte yaklaşık 100 tur atarlar. Bu turların atıldığı NASCAR pistlerini dikkatlice izlerseniz bunların Roma hipodromları ile birbirine çok benzemekte olduğunu görebilirsiniz. Her iki spor dalında da ana fikir oval bir pistte atılan turlar sonucunda birinci olabilmektir. ABD’de birçok şehirde NASCAR pisti vardır ve hepsi de birbirinin aynısıdır, tıpkı Roma İmparatorluğu’ndaki hipodromlar gibi! Maalesef her iki spor dalı da tarih boyunca birçok kazaya sahne olmuştur ve hatta bazıları öldürücü sonuçlar bile doğurmuştur. Bu kazaların ağır olmasının en büyük nedeni ise at ve NASCAR arabalarının daha hızlı olabilmek adına çok hafif olarak üretilmesidir. Yani dönüşlere girerken yapılacak bir hata, antik veya modern zaman dinlemeden hayatları tehlikeye atabiliyor! At arabası yarışlarının son turunda İmparator veya Romalı bir yönetici tüm seyircilerin göreceği bir yerden mendilini yere bırakırdı. Sizce de bu, NASCAR ve birçok motor sporundaki damalı bayrak sallama olayını anımsatmıyor mu?

Bu iki spor dalı arasındaki benzerliklerden bir tanesi de bahis oyunları. Takdir edersiniz ki oval bir pistte turlar atmaktan oluşan bu spor dallarında kazananlar genellikle farklı olur ve bu da bahisçilerin gözlerinin parlamasına neden olacak bir durumdur.  Tüm bu benzerlikleri göz önüne alırsak NASCAR yarışlarının Roma at arabası yarışlarından ilham aldığını söylemek çok da yanlış olmaz. Duyumlarımıza göre henüz kökenlerinin Romalılara kadar dayandığını iddia ederek NASCAR’ı intihalle suçlayan bir dava açılmamış ama belki de bu makaleden sonra ABD’de böyle bir dava açılabilir. Ne dersiniz?