Mobilemenu
Profile

Röportaj: Uğur Yılmaz

Neden dağcı olmayı ve dağcılık yapmayı seçtiniz? Bu spora başlamanızdaki en önemli etken ne oldu?

Dağcılık ömür boyu yapılabilecek nadir branşlardan biridir. Çok dinamik bir branştır ve jübilesi yoktur! Her fizik ve tecrübe derecesine göre yapılabilecek tırmanış çeşidi mevcuttur. Ayrıca tırmanış sürekli yeni problemlerin, yeni bölge ve coğrafyaların içinde yapılmasından dolayı; keşif ve seyahat gibi bir çok bileşeni de içerir.

Kendi spor dalınızdaki en büyük başarınız nedir?

Birçok kez ülke şampiyonluğu, Balkan yedinciliği, kayada bazı rotaların çıkışları...

Tırmanış yaparken en iyi yaptığınız şey nedir? Yarışmalar sırasında rakiplerinizin bir adım önüne nasıl geçiyorsunuz?

Kontrol mekanizmamın güçlü olduğunu ve kendi sınırlarımı iyi hissettiğimi söyleyebilirim. Kayada bir rotaya baktığımda genelde o rotayı tırmanıp tırmanamayacağımı hissedebilirim. Yarışmalarda hiçbir zaman rakiplerimi düşünmedim. Yarışmayı antrenman gibi kabul ettim. Bizim için hazırlanan organizasyon ve rotalar var. Yapmamız gereken sadece o rotaları iyi bir şekilde tırmanmaya çalışmak.

 

Tırmanış yaparken hissettiğiniz en baskın duygu nedir? Bu duyguyu biraz açıklayabilir misiniz?

Kontrollü bir heyecan. Tam olarak bu duyguyu yakaladığımda tırmanışın iyi geçeceğini hissederim. Aşırı heyecan koordinasyonunuzun bozulmasını, laktik asidin çabuk salınmasını, buna bağlı olarak da çabuk yorulmanızı beraberinde getirir. Aşırı sakinlik ise yeterince uyarı vermediğinden dolayı gereken kasılmalara ulaşmanızı engeller. Bu da, bir rotanın zor (kilit) bölümünde gereken tekniği uygulamanızı imkansız hale getirir.

Başarınızın da arkasında yattığını düşündüğünüz şu ana kadar size verilmiş en iyi tavsiye ne oldu? Bu tavsiyeyi kim, ne zaman verdi?

Maalesef bu branşın ilklerinden olduğumuz için bize tavsiye veren hiç olmadı. Biz şu anda elimizden geldiğince, kaybettiğimiz yılların yeni nesilce tekrar yaşanmaması için, onlara bazı tavsiyelerde bulunmaya çalışıyoruz... 

Feyz aldığınız sporcular, rol modelleriniz, kahramanlarınız kimlerdir? Neden?

Hiç kahramanım olmadı. Sanırım bu branş içinde biraz karşı görüş ve anarşist bir yapıyı da barındırıyor. Ama çok saygı duyduğum veya takdir ettiğim Wolgang Güllich veya Fred Nicole gibi tırmanıcılar var. Bu kişilerin bazı benzer yanları; tırmanışı felsefi ve derinlemesine yaşamalarıdır. Tıpkı tırmanışla dünyayı anlamaya veya yorumlamaya çalışmak gibi. Sadece spor yapan, mekanik ve boş kişiler, ne kadar başarılı olurlarsa olsunlar, hiçbir zaman ilgimi çekmedi. Bana göre herhangi bir şeyi derinlemesine yaptığınızda gelişen algı, dünyadaki tüm sistemi anlamakla aynıdır.  

Antrenman programınız nasıl? Haftada kaç gün, ne kadar saat çalışıyorsunuz?

Hangi periyotta olduğunuza bağlı olarak haftada 4 ila 7 gün arasında değişiyor. Genelde, minimum 90 dakika ila 4 saat arasında. Bazı günler çift antrenman yapıyoruz. Bir birimde 2 saat, diğer birimde ise 3-4 saati bulabiliyor. Kaya tırmanışını söylemiyorum. Kayada genelde tüm gün tırmanıyoruz.

Bu sporla uğraşırken sizi en çok zorlayan şey nedir ve bu zorluğun üstesinden nasıl geliyorsunuz?

Benim için en zor şeylerden biri kilo kontrolü. Toplumumuzda en önemli paylaşımlar yeme ve içme üzerine olduğundan, kilo kontrolü bizim için sosyal hayatı da kısıtlayan sert bir süreç demek oluyor...

Spor hayatınızdaki en büyük hedefiniz nedir?

Ülkemizdeki tırmanış branşına bilimsel, sportif ve ahlaki bir vizyon kazandırmak. Bu benim için zor bir süreç ve uzun bir yol demek...

Bu spora yeni başlayan genç sporculara en önemli tavsiyeniz ne olur?

Yeni nesilde genel yaklaşım; belli bir süre iyi bir emek harcamadan, iyi işler yapmanın hayalini kurmak oluyor. Tırmanış da diğer branşlar gibi çok hızlı gelişen, sizi hemen bir noktaya taşıyan bir spor değildir. İlk yıllar bıkmadan ve usanmadan sıkı antrenmanlar yapmak ve bu işin üzerine eğilmek gerekiyor. Tabii ki bilimsel yöntemlerle. Hiç kimse yıllarca ağır antrenmanlar yapmadan, ağır bedeller ödemeden yüksek dereceleri tırmanamaz veya uluslararası yarışmalarda iyi dereceler yapamaz. Bu, tüm sporların tabiatıdır... Bir branşta başarılı olmak için, bunları baştan kabul etmek ve uygulamaya başlamak gerekir.