Mobilemenu
Profile

Rüzgar Sörfü Disiplinleri

Rüzgar sörfü olimpiyatlarda ilk kez 1984 yılında yer aldı. Bazı spor dallarıyla arasında 100 yıldan fazla olması nedeniyle “ciddi” sporlar tarafından çok da ciddiye alınmadığı doğrudur. Olimpik “ağır abi” sporlar ona yüz vermese de rüzgar sörfünün de kendi içinde değişen, farklı yarışma disiplinleri var.

Freeride: Bir yarışma kategorisi olmayıp daha çok eğlenmek ve ileri geri yelken savurmak için yapılır.

Freestyle: Dalga yarışmalarında da uygulanmasına rağmen, ideal olarak düz suda uygulanan bir disiplindir. Düz sulardaki sıçrama numaralarında farklı kombinasyonlarını görmek mümkün. Sadece board ve yelkenle yapılan inanılmaz numaralar görmek isterseniz, izlemesi müthiş zevkli.

Dalga: Freestyle’la birlikte, izlemesi en zevkli kategorilerden bir diğeri. Sörfçünün dalgalarda yükselip sıçraması görsel bir şölendir. Sörfçü dalgaları sürmekten ve onların üzerinden atlamaktan ayrı ayrı puanlar alır.

Slalom: Buyurun hızın limitlerine. Bu kategorinin iki formatı var.  İlki çok sayıdaki denizcinin birbirini sollayarak ilk finiş çizgisine ulaşmaya çalıştığı yelken yarışıyla aynıdır. İkincisi ise her yarışmacının kendi kanalında maksimum hıza ulaşarak kendi rekorunu geliştirmesi ve diğer yarışmacıya göre konumlanmasıdır. Doğal olarak hızlı olan kazanır!

Formula: Slalom yarışlarının ultra hafif rüzgar versiyonudur. Board tahtaları küçük, yüzgeçler iri ve yelken 9 metrekare üzerinde olma eğilimindedir. 

RS-X: Rüzgar sörfünün olimpiyatlarda temsil edilen kategorisi. Tüm katılımcılar aynı board ve yelken boyuyla yarışır. Ekipman formula yarışlarındaki gibi hafiftir, elbette erkekler için  9.5m, kadınlar için 8.5m olan yelkenleri saymazsak.

Hydrofoil: Yeni bir fikir olmasa da, kitesurfing içinde hidrofilin kabulünden bu yana rüzgar sörfünde hidrofile ilgi günden güne arttı. Buradaki avantaj oldukça küçük yelkenlerle çok düşük rüzgarda iyi hızlara çıkılabilmesidir. Ayrıca dalgalı suda düz yelken deneyimi sağlar. Kim bilir, belki de bir gün yarışma formatında da görünür.