Mobilemenu
Profile

Sadece BMX Yapanların Anlayabileceği 5 Şey

BMX hiç kuşkusuz yapması en zor sporlardan biri. Düşmeden öğrenilmeyen ve profesyonelleşmek için ciddi çaba isteyen bu branşı yapanlara hiç kuşkusuz bolca saygı duymalıyız.

Biz de bu “saygı” lafının sözde kalmaması için bir liste hazırladık ve BMX’çilerin sıklıkla karşılaştığı trajikomik durumları bir nevi “halinizden anlıyor ve saygı duyuyoruz arkadaşlar” demek için maddeler halinde sıraladık.

Kır zincirlerini gel…

Elbette bir bisikletin de ömrü vardır ve o da tıpkı biz insanlar gibi zaman zaman hasar alır. Hem günlük hayatta bisiklet kullananları hem de BMX ile uğraşanları en çok kızdıran durum ise hiç kuşkusuz zincir kopmasıdır.

Zira zincir kopması tüm oyunun keyfini bozan ve en sinir bozan bisiklet arızasıdır. Diğer tüm sorunlarda bir şekilde eğlenceye ve yolunuza devam edebilirsiniz ama zincir kırılınca “tühh” deyip uğraşmak dışında bir seçeneğiniz yoktur.

Dolayısıyla, eğer BMX ile uğraşıyor ya da uğraşacaksanız bu fotoğraf size epey tanıdık gelecek demektir.

Ayakkabılarım bir ayda nasıl bu hale geldi?

Evet, eğer BMX ile uğraşıyorsanız standart bir ayakkabının bir yılda göreceği yıpranmayı bir ayda görmeye alışmış olmalısınız.

Özellikle akrobatik hareketlerde sıklıkla düşeceğiniz için – eksperlerin dediği gibi “düşmeden BMX öğrenilmez”- haliyle ayakkabılarınız da normal şartların epey üstünde yıpranacaktır. Bu sebepten eğer bu işe yeni başladıysanız BMX için gözden çıkardığınız ve “yırtılsa da olur ya” dediğiniz ayakkabıları tercih etmenizi öneririz.

Tişörtlerinizle vedalaşın

Eh, ayakkabılar tuzla buz olurken tişörtler de sağlam kalacak değil elbette. Kısa kollu tişörtleriniz yine düşmekten ya da yaptığınız hareketler sırasında bisiklete ya da başka herhangi bir şeye takılacağı için bolca delik deşik olacaktır.

Tecrübeli BMX’çiler tıpkı ayakkabıda olduğu gibi tişört ve diğer giysiler konusunda da “gözden çıkarılmış” ürünlere başvuruyor. Zaten o kadar terliyorsunuz ve o kadar yıpratıyosunuz ki, yırtılıp delinmese bile tişörtler birkaç yıkamanın ardından tanınmayacak hale gelebiliyor.

Yaralanmalar konusunda seçim hakkımız olsaydı keşke!

En başta da dediğimiz gibi, düşmek BMX’in doğasında var. O yüzden ilk olarak birçok önlemi almak durumundasınız. Kask, dizlik vb tüm gereçler her BMX’çinin yanında bulunur. –Bulunmuyorsa hemen bu işi bırakın ve sağlığınızı tehlikeye atmayın!-

Doğal olarak, düşmek demek yaralanmak demek ve bu konuda BMX ile ilgilenenler neredeyse her buluşmada birbirlerine son yaralarını gösterirler. Favoriler ise elbette morluklardır. Kol, bacak ve kalça bölgesinde yoğunlaşan bu morluklar bu işle uğraşanların pazubandı gibidir. Ama merak etmeyin profesyonelleştikçe yara sayısı da azalıyor ve işten alınan keyif düzeyi de biraz daha artıyor.

Abi bir tur atayım mı?

Düşünsenize, yıllarca uğraşmışsınız, düşmüşsünüz kalkmışsınız, en zorlu hareketleri yapmayı öğrenmişsiniz. Sonra bir çocuk ya da herhangi bir yetişkin birey geliyor ve sizin özenle koruduğunuz bisikletinizi işaret edip “abi bir tur atayım mı?” diyor.

Özellikle ülkemizde çok sık yaşanan bu durumda sakin kalmak önemli. Küfür etmeden “hayır kardeşim atamazsın” demek ya da hiç cevap vermemek seçenekler arasında. Elbette siz o kadar emek verip elinizden gelen yaparken insanların bakış açısının “tur atayım mı?” düzeyinde kalması kalp kırıcı ama yine de tutkunuzdan vazgeçmeden yola devam etmek de önemli. Bırakın onlar anlamasın siz çalışmaya devam edin.