Mobilemenu
Profile

Sadece İşe Bisikletle Gidenlerin Anlayacağı 7 Şey

Hiç düşünmeden bisiklete binmek

Sabah uyanırsın, duşunu alırsın, kahvaltını yaparsın ve işe gitmek için hazırlanırsın. Çoğunluk takım elbisesini giyip kravatını bağlarken ya da dolabında bir gün önce giymediği bir pantolon ve tişört ararken sen bisiklet taytını, formanı ve ayakkabılarını giyer, kaskını ve eldivenlerini takarsın. Bazıları için işe giderken serviste uyumak standartken senin için bisikletle o yolu aşmak rutine gelmiştir. Hiç düşünmeden, belki sadece hava durumunu kontrol ederek yola koyulur ve işe bisikletinle gidiverirsin.

Trafikte sıkışıp kalanlara acımak

İster arabasıyla, ister servisle, ister toplu taşıma araçlarıyla olsun ev-iş-ev arasında yolculuk ederken trafik sıkışıklığının ortasında kalıp acı çekenleri görünce onlar için üzülmek çok doğal. Ama bir yandan da kızabilirsiniz! Neticede bir sağlık sorunu yoksa bu insanlar da senin gibi bisikletle işe gidip gelebilirlerdi. Muhtemelen büyük bir çoğunluğu onlar dururken, sen akıp gidince arkandan “Keşke ben de…” diye başlayan cümleler kuruyorlardır. Bir gün onlar da doğru yolu bulur belki!

Toplu taşıma araçlarındaki meraklı bakışlarla mücadele etmek

İstanbul’da yaşayıp iki yaka arasında git-gel yapan bisikletçiler ya Marmaray ya da deniz ulaşımını kullanmak zorundalar. Yetkililer onların bisikletlerinden denize atlayacaklarını düşündüklerinden köprü geçişlerini bisikletlilere kapamış halde! Böyle durumda bu toplu taşıma araçlarına girince bisikletçiler ister istemez meraklı bakışların hedefi olur. Kimi onaylayan bakışlar atarken, kimileri de kalabalık varsa “Bir bisiklet eksikti” şeklinde bir ifadeye başvurur. İnsanlar iyi ya da kötü ne düşünür ve söylerse söylesin tek yapman gereken bisikletinin düşmesini engelleyecek şekilde bir yere sabitleyip keyfine bakmak olmalı.

Ofiste soruları yanıtlamak

Mesai arkadaşların senin işe bisikletle gelip gitmen karşısında hep coşkulu davranır. Hemen bisiklet muhabbeti açılır, çocukluktaki iki teker anıları anlatılır, Fransa Turu geyikleri yapılır. Bazıları da aynı soruları sürekli sormaktan sıkılmaz. “Yokuşları nasıl çıkıyorsun?”, “Arabalardan korkmuyor musun?”, “Yorgunken çalışabiliyor musun?” Evet, hepsi senin için günlük meseleler ama dert haline gelmiyor! Arkadaşlarına aslında bunların sadece birer önyargı olduğunu, bu durumların hepsinden kurtulma çareleri olduğunu anlatırsın. Arada patron da senin bisikletle işe gidip gelmen hakkında ne kadar olumlu şeyler düşündüğünü söyler. Senin için önemliyse mutlu olursun…

Ter kokusuyla başa çıkmak!

Bisikletle işe gidip geldiğini duyanların çoğu senin terli terli bütün gün ofisi kokuttuğunu düşünür. Oysa bu şekilde işe gelen bisikletçi ofistekilerin çoğundan daha temiz kokar. Bunun sebebi sabah yola çıkmadan ve eve dönünce olmak üzere günde iki kez duş almalarıdır. Toplu taşıma araçlarındaki kokulardan uzak dururlar. Ofiste giymek üzere yanlarında temiz kıyafet taşıdıklarından, normal yollarla işe gelenlerin terlemelerine ama kıyafet değiştirmemelerine karşı onlar çok daha temiz kalabilirler.

Eve her dönüşte heyecanlanmak!

Öyledir, dönüş saati yaklaştıkça bisikletçinin içi pırpır eder. Zira bisikletle her sürüş bir maceradır. Üstelik saat, hava durumu, formun ve rotan bellidir; bunları değiştirmek elinde değildir. Belki tatil gününde bu değişkenlere göre hareket edebilirsin ama mesai sonunda kat etmen gereken yol ve karşılaşacağın zorluklar değişmez. Trafiğin nerede sıkışacağını, kestirmeleri, bineceksen vapuru kaçırmamak için nerelerde hızlanabileceğini, kaza olasılıklarını, trafik ışıklarını, sürücüleri, yayaları düşündükçe o heyecan artar. Ama pedalları çevirmeye başladığın anda içindeki Eddie Merckx ortaya çıkar ve seni kimse durduramaz! İşte bu heyecanların en büyüğüdür.

Günlük sporu aradan çıkartmak

İşe bisikletle gidip gelindiğinde ve en az yarım saat pedal çevrildiğinde hafif de olsa spor yapmış olursunuz. Üstelik bunun bir de dönüşü var; etti mi bir saatlik bisiklet sürüşü! Bisikleti ulaşım amaçlı kullanırken rotayı uzatarak veya zorlaştırarak gerçek anlamda bir performans sürüşü de yapıp sporunuzu da arada çıkarabilirsiniz. Böylece eve ter atmış, bedeniniz de mutluluk hormonlarını salgılamış halde varırsınız. Üstelik canınız ne isterse yiyip içebilirsiniz de!