Mobilemenu
Profile

Sandaletli, Çoban ve Şampiyon: Maria Lorena Ramirez

Başarılı bir uzun mesafe koşucusu olmak için antrenmanın yanı sıra koştuğunuz bölgenin coğrafi yapısı ve iklim şartları da büyük önem taşıyor. Oksijen yoğunluğunun az olduğu yüksek rakımlı yerlerde antrenman yapanlar doğal olarak rakiplerine kıyasla çok daha yıpranıyorlar. Fakat yarış günü gelip çattığında da, hele ki bu yarış düşük rakımlı bir yerdeyse inanılmaz fark yaratıyorlar. Zira daha zor şartlara alışan bünyeler, yoğun oksijenli ortamı bulduklarında durdurulamaz hale geliyorlar. Uzun mesafe koşularında bu şartları bire bir sağlayan Doğu Afrika ülkelerinin madalyalara ambargo koymaları da boşuna değil.

Meksika’dan kuzeye doğru çıktığınızda Teksas’a komşu Chihuahua eyaletine varırsınız. %99’unu melezler, beyazlar ve yerlilerin oluşturduğu Meksika’da, yapbozu tamamlayan %1’lik etnik grup da Chihuahualılar. Nüfustan aldıkları payın aksine ülkenin en geniş arazisine sahip olan bu halk da kendi içinde gruplara bölünmüşken, en büyük parçasını yaklaşık 60 binlik nüfusuyla “Tarahumara” veya kendi deyişleriyle “Raramuri” kabilesi oluşturuyor. Doğu Afrika ülkeleri gibi bolca uzun mesafe koşucuları çıkartan bu kabilenin sihri ise iklim ya da coğrafi şartların elverişli olması değil. Bu kabilenin tüm üyeleri ilginç bir şekilde uzun mesafe koşabiliyorlar. Bu arada Raramuri ne mi demek? Koşan insanlar…

Raramuriler, yüzyıllar boyunca dış dünyaya kapalı bir halde yaşadılar. 21. yüzyılda dahi bu kabileye mensup çoğu aileler birbiriyle iletişime geçmek için yazışmak, dolayısıyla uzun mesafeleri katederek koşmak zorundalardı. Bunun yanı sıra hayatta kalmak adına tarım ve avcılıktan başka çıkar yolu olmayan kabile üyeleri, tarım için geniş ve verimli arazilere sahiplerdi ancak hayvancılık için tek çıkar yolları yine koşmaktı. Yorulmak nedir bilmeyen ve çok hızlı koşan bu insanlar, o kadar uzun süre kesintisiz koşabiliyorlardı ki; bir süre sonra avlarının nefesi kesiliyor, vücut ısıları da yükseldiği için yığılıp kalıyorlardı.

Bu kabilenin bir üyesi; 22 yaşındaki Maria Lorena Ramirez 29 Nisan 2017 Cumartesi günü, 12 ülkeden yaklaşık 500 kişiyle birlikte, Puebla’daki Cerro Rojo Ultramaratonu’nda koşmaya başladı. Ve 50 kilometrelik yarış bittiğinde, kadınlarda en hızlı isim oldu. Üstelik rakiplerinden dezavantajlı bir şekilde koştu; günümüzde amatör koşucularda dahi bulunan en basit spor ekipmanlarına dahi sahip olmadan ve hatta sandaletle!

7 saat 3 dakika süren koşusu boyunca yanında sadece suyu vardı, herhangi bir ek gıda almadı. Almadı deyince yanlış anlaşılmasın, almamayı tercih etmedi değil alamadı. Zira ne enerji verecek yiyeceği ve içeceği ne de jel gibi rahatlatıcı ilaçları yoktu. Yıllardır büyükbaş hayvanlara çobanlık yapan ve her gün sürüsüyle birlikte 10-15 kilometreye yakın yürüyen Lorena’nın rakiplerine göre ciddi bir dayanıklılık avantajı vardı. Dünyanın gündemine bugünlerde oturmaya başlayan atlet, geçtiğimiz yıl doğduğu ve büyüdüğü yer olan Chihuahua’daki Caballo Blanco Ultramaratonu’na da katılmış, 100 kilometre kategorisinde ikincilik elde etmişti.

Raramuriler’in büyük kısmı para kullanmıyorlar, hayatlarında ticaret ilişkisinde bulunmamış kabileler var. Yarışı zirvede tamamlayan Lorena’nın bu sayede kazandığı 6 bin pezoyu, yani yaklaşık 1.200 TL’yi ilk spor ekipmanlarını almak için kullanacağını pek sanmıyoruz. Yakın gelecekte, bir kez daha Güney Amerika’dan gelen sandaletli şampiyon haberleri duyarsanız hiç şaşırmayın!