Mobilemenu
Profile

Snowboard'cu Olmanın Püf Noktaları

Eskiler, “Bir şeyi açıklamadan önce onun ne olmadığını açıkla” der. Biz de onları dinleyelim ve en başta snowboard’un sık sık karıştırıldığı kayaktan epey farklı olduğunu vurgulayarak söze başlayalım. Aynı şekilde, kayak öğrenmenin snowboard yapmaya pek fayda sağlamadığını da belirtelim. Zaten bu iki branşın sporcuları birbirlerinden de pek hazzetmezler.

Snowboard için kış sporlarının sokak sanatı denebilir. Snowboard’cular genellikle yalnız takılmayı tercih eder ve birbirlerine kendi aralarında “snowbrothers” derler. Kolektif bir ruhtan ziyade ortak tutkularına duydukları saygı bir tür duygu kardeşliği yaratır.

Peki, snowboard’cular ne yapar? Örneğin, bir kış sporları merkezinde onları hemen tespit edebilirsiniz. Kayak yapanlar belirli parkurlarda ilerlerken, onlar üstünden atlayacakları bir tümsek yapmakla uğraşır ya da havada uçmakla meşgul olurlar. Kesin çizgilerle ayrılmış bir rotaları olmadığı için yaptıkları spor tehlikeye de açıktır. O yüzden, eğer bir snowboard’cu olmak istiyorsanız, bu işin ustalarından alacağınız ilk ders şu olacaktır: Düşmekten korkmayın!

Snowboard teknik bakımdan üçe ayrılır: Freestyle (Serbest Stil), Freeride (Serbest Sürüş) ve Slalom Alpin.

Başlangıç için en ideal teknik serbest stildir. Ülkemizde de çeşitli park veya dağlarda karlı günlerde rastlayacağınız kişiler genellikle serbest stil müdavimleridir. Ufak rampalardan atlayan, küçük çaplı zigzag yapan; kısacası fazla riske girmeyen bu insanlar başlangıç seviyesi snowboard’dan ilginç enstantaneler sunarlar. Sonraki seviyelere göre daha az tehlikeli olan bu aşamada sert dönüşler ya da akrobatik hareketler fazla görünmez. Yine de olayı abartıp merdivenden ya da kaldırımdan kayarak kafayı gözü yaran insan sayısı da çoktur.

Serbest Sürüş’te ise işin rengi biraz değişiyor. Dikkatli olunması şart! Çeşitli akrobatik hareketlere girilse de fazla abartmamakta fayda var. Daha esnek hareketler için tasarlanan board tahtası da bu tip akrobasilere uygun oluyor.

Üçüncü aşama olan “slalom alpin” ise profesyonellerin yeri. Unutmayın, level arttıkça tehlike de artacaktır. O yüzden profesyonel olarak bakmıyorsanız kendinizi bu işin eğlencesine bırakın. Yani işe hakim olmadan rampalardan uçmayı denemeyin!

İyi bir board tahtasına sahip olmak bu işin olmazsa olmazı… Vücudunuza en uygun tahtayı bulmak için mağazalardaki görevlilere güvenmeniz şart. Düşmekten korkmamak, maceraya hazır olmak ve soğuk havaları sevmek de cepte bulunmalı. Snowboard için en azından başlangıç seviyesinde bir kursa yazılmak gerekli. Ama kendinize güveniyorsanız YouTube üzerinden de zorlayarak çeşitli videolar vesilesiyle bu spora hakim olmaya çalışabilirsiniz.

Bu yola baş koyduysanız işiniz çok zor değil aslında; ama sonuçta teknik bir spordan bahsediyoruz ve gereken altyapıyı almak ilerisi için işinizi kolaylaştıracaktır. Gerekli teçhizata sahip olduktan sonra 3-4 gün içinde bir snowboard’cuya dönüşmeniz imkansız değil.

Karın bolca yağdığı her yerde snowboard yapılabilir ama Türkiye’de özellikle İstanbul’dakiler için en ideal yer: Kartepe. Bir saatlik bir yolculuğun ardından ulaşabileceğiniz İzmit’e bağlı bölge size uygun koşulları vadediyor. Onun dışında Sarıkamış, Palandöken ve tabii ki Uludağ, snowboard için biçilmiş kaftan.

Son iki uyarı, kask bu işin olmazsa olmazı! Mutlaka bir adet edinmeli ve “Ne olacak canım!” diye düşünmemelisiniz. Bir de mutlaka bir kar gözlüğü alın, başta fark etmeseniz de kar yanığı akşam saatlerinde canınızı hayli yakıp yüzünüzde ani renk değişikliklerine sebep olabilir. Öyle yoğurt sürerek de kolay kolay geçmez. İyi şanslar!