Mobilemenu
Profile

Kayak ve Snowboard'un Sihirli Birleşimi

Bir kar sporları fotoğrafçısı olarak her zaman kayak gruplarının yalnızlığa ve güzelliğe doğru pistlerdeki liftlerden uzakta, dağların vahşiliğinde kayboluşunu kıskançlıkla izledim. Sıkı bir snowboardcu olarak onlar gibi nasıl olabilirdim? Kar raketlerini denedim ama bu durumda boardunuzu sırtınızda taşımanız gerekiyor bu da daha zorlu bir tırmanış demek ve bir fotoğrafçı olarak sırt çantam zaten olması gerekenden daha ağır her zaman.

Bununla birlikte, kayak yapanlara katıldığımda, kar raketiyle olabileceğinden çok daha hızlı bir şekilde tepeye tırmandıklarını fark ettim (kayaklarının altına yapıştırdıkları kılıflar sayesinde), üstelik onların kılıf izlerini mahvettiğim için bana kızmadılar. Son darbeyse Colorado Rocky Dağları’nın toz karında geldi: Kar raketlerim karların içine doğrudan gömülüverdi.

Bu dilemmaya çözüm splitboardlarda yatıyor; ikiye bölünerek iki kayağa dönüşen kurnaz bir board. İlk splitlerimi 2002’de aldım ve o zamandan beri kullanıyorum. Daha önce hiç kayak yapmamış biri olarak ilk denemelerim çoğunlukla bir felaketle sonuçlandı; kar sapanıyla inmeye çalışırken dizlerimi tamamen olması gerekenden başka yönlere bakarken bulmam gibi. İlk boardumun fazla uzun, üzerindeki split mekanizması için gerekli hırdavat nedeniyle ağır, yükseltilmiş bağlama levhalarının tahtadan gereğinden fazla yüksek olması nedeniyle yokuş aşağı giderken dönüşlerde verdiği tepki korkunçtu. Bu günlerde hem board teknolojisinde hem de kendi tekniğimdeki gelişmeler sayesinde free ride boarddan splite geçtiğimde sadece birkaç minimal farklılık dikkatimi çekiyor. 

Hiç şüphesiz splitboard almak ciddi bir yatırım, kılıflardan batonlara tüm ekstra ıvır zıvıra bile kayda değer bir para bayılmanız gerekiyor. Böyle bir yatırıma ek olarak splitboard yapmak için bir de parkur dışı güvenlik önlemlerinin tamamını öğrenmek için ciddi çaba harcanıyor tabi. Söylemek zorundayım ki getirisi kesinlikle tüm bu yatırımlara değiyor. Ayrıca bu getiri Doğu Grönland’daki ıssız buzullarda kaymayı ve Kashmir’in iddialı zirvelerine erişmeyi, Alaska’nın Chugach’ının sarplarındaki toz karlara ulaşmaktan ABD’nin uzak köşelerindeki kulübelere ulaşmayı kapsıyor. Split aynı zamanda bana kalabalıklardan kaçıp Avrupa’daki en sevdiğim resortların saklı yerlerini görmeme olanak sağlıyor. Splitboard yapmayı araba kullanmak karşısında yürüyüşe benzetirim– daha yavaş gidersiniz ama çok daha fazlasını deneyimlerseniz.

Jon'un Splitboard Tüyoları:

Telegraph, Jon Wyatt veEwan Wallace