Mobilemenu
Profile

Tek Karede Doğa Macera ve Spor: The GoBro

Seni daha çok “thegbro” ismindeki Instagram hesabınla tanıyoruz. Bize biraz kendinden bahseder misin ?



Ben Osman Muslu. 28 yaşındayım ve İzmir'de yaşıyorum. Bornova’da ayakkabı sektöründe faaliyet gösteren, malzeme tedarikçiliği yaptığımız bir aile şirketimiz var. Yoğun bir şekilde o işle uğraşıyorum. Kalan vakitlerimde yeni yerler görmeye, yeni spor ve aktiviteler denemeye çalışıyorum. Eğer böyle bir planım yoksa da Çeşme'de oluyorum. İş ve sivil olmak üzere iki farklı hayatım var.
 


Doğa veya ekstrem sporlarla uğraşırken özel anları en iyi şekilde yakalamayı nasıl başarıyorsun?

Küçüklüğümden beri hem fotoğraf ve video çekmeyi hem de spor yapmayı çok seviyorum. İşten kalan tüm zamanımı bu aktivitelere ayırıyorum. Dolayısıyla artık yılların da verdiği bir alışkanlıkla nerede, ne zaman, nasıl bir görüntü alabileceğimi öngörebilmek o görüntüleri yakalamamda büyük rol oynuyor.

“The GoBro” olmaya nasıl karar verdin?

Yıllar önce henüz akıllı telefonlar piyasada yokken fotoğrafçılardan su geçirmeyen, analog çek-at fotoğraf makinelerinden alır ve sualtında fotoğraf çekerdim. O yıllarda yazın Alaçatı’da windsurf, kışın da Uludağ ve diğer kayak merkezlerinde snowboard yapıyordum. Tabii bu sıralarda teknoloji de uçuşa geçti.

Bir gün internette GoPro ile çekilmiş videolar gördüm ancak aksiyon kameralar o zaman Türkiye'de hiç popüler değildi. Yine de internette bir siteden bulup satın aldım ve macera üç yıl önce Uludağ’da ilk aksiyon fotoğraflarımı çekmemle başladı.

Fotoğraf ve video çekmeyi bu kadar sevmeni sağlayan şeyler neler?

Beni cezbeden şey durağan fotoğrafçılık değil. Beni asıl etkileyen başka bir şey yaparken bunu görüntülemek. Sörf yaparken, gezerken, tırmanırken, karlı bir zirveden aşağı kayarken hatta şimdi drone’umla beraber uçarken!

Yakalaması zor anları, açıları yakalamayı seviyorum. Günde 12 saat çalışan biri olarak bunu ben yapabiliyorsam herkes yapabilir. Benim için hayattan zevk almak, tutkuyla kovaladığım ilgi alanlarımın olması demektir. Bu mantığı benimseyerek çalıştığım kadar kendime ve anılara yatırım yapmayı da öğrendim. Böylece dünyanın çeşitli yerlerinde değişik sporlar yapmak, gezmek ve bu anları ölümsüzleştirmek benim için bir tutku oldu. Bu tutkunun peşinde üç kıta ve birçok ülke gezdim. Sayısız spor ve aktivite denedim ve birçok yeni insanla tanıştım.

Örnek aldığın başka hesaplar ve kişiler var mı?

Genelde herkesin düşüncesi “İşten istifa edip; evi, arabayı satmak ve dünyayı gezmek lazım ama nerede o hayat” şeklinde. Benim de takip edip ilham aldığım, dünyayı turlayan ve bunları fotoğraflayıp paylaşan birçok hesap var. "Wanderlust", "doyoutravel", "globewanderer" bunlardan birkaçı. Bunlar daha çok gezi hesapları ve yaptıklarını yapmak gerçekten zor. Bir de sponsor ve yarışma gelirleriyle geçinen ve sporu meslek haline getirmiş kişiler var. İkisini de yapmak isterdim ancak her şeyi bırakamadığımı görünce bunları birleştirdim ve hem çalıştım hem gezdim hem de görüntüledim. Böylece “thegobro” konsepti doğmuş oldu. Yaşadıklarımı aksiyon kamera vasıtasıyla kendi gözümden aktardım ve bunları çeşitlendirebildiğim kadar çeşitlendirmeye çalıştım. Hala her gittiğim yerde ilk iş olarak yeni ne deneyebileceğimi, kullanmadığım araç veya yapmadığım ne bulabileceğimi araştırıyorum.

Peki tüm bunları yaparken en çok ne hoşuna gidiyor?

Yaptığım spor ve gezip gördüğüm yerlere bayılıyorum. O an yaşadığım heyecan ve keşfetme duygusunu tarif edemiyorum. Kiteboard yaparken güneşli bir havada sudan zıplayıp metrelerce yükseldiğinizde zaman adeta duruyor veya bir Yunan adasında tarihi bir kalenin surlarında durup arkadaki müthiş manzarayı çekmenin verdiği haz paha biçilemez bana göre.

İnsanların tepkileri de çok güzel. Az görüştüğüm arkadaşlarım karşılaştığımızda hep ne kadar çok gezdiğimden bahsediyorlar. Orada ise devreye emek giriyor. Plan program yapmak, hayatın yollarda geçmesi, akşama kadar deniz, rüzgar, güneş kovalamak ve bundan keyif almak harika bir duygu.

Her fotoğrafın bir hikayesi var mı?

Aksiyon fotoğrafçılığı bambaşka bir şey. Sadece güzel bir arka fon bulup, önünde poz vererek müthiş kareyi yakalayamazsınız. Tüm hikayeyi kaydedip, o anı yakalayan kareyi bulmanız gerekiyor. Çünkü doğru yerde, doğru zamanda, doğru şekilde bulunmak çok zor. Dolayısıyla aslında siz planlamasanız bile her fotoğrafın bir hikayesi oluyor.

Aksiyon fotoğrafı çekerken önemli olan şeyler neler?

İlk olarak en önemli şey sizsiniz. Ne kadar ileri giderseniz, o kadar güzel şeyler çıkıyor. İkinci olarak tabii ki ekipman çok önemli. Ekipmanı bozmamak veya kaybetmemek için çok çalışmak ve çaba harcamak gerekli. Her kameranın onlarca farklı ekipmanı var ve hepsi farklı durumlarda kullanılıyor. İyi bir yere gelmek size 2-3 kameraya mal oluyor diyebilirim. Üçüncü önemli etmen de mekan. Çekim yaptığınız mekanın güzelliği ve ışığın açısı güzel görüntüyü yakalamakta anahtar rol oynuyor.

Hangi aktivitelerle ilgileniyorsun?

6 yıldır windsurf ve snowboard yapıyorum. Geçen yıl kiteboard’la tanıştım ve bu spora anında tutuldum. Yaz ve kış ayları fark etmez, rüzgar olduğu sürece bir yerlerde suya çıkıyorum. Bunun dışında şnorkelle dalış yapıyorum ve bunları görüntülüyorum. Longboard yapmayı seviyorum. Motorlu, motorsuz tüm araçları deneyip kullanmak istiyorum ve tabii ki yeni yerler görüp, yeni insanlarla tanışmaktan heyecan duyuyorum.


Şu an aklında denemek istediğin şeyler veya gitmek istediğin yerler var mı?

Bu yıl yamaç paraşütü yapmak ve mutlaka skydiving’i denemek istiyorum. Yeterli deneyimi kazanıp bir gün tek başıma atlamak da bu konudaki başka bir hayalim. Tarifa’da kite yaparken çekim yapmak istiyorum. Yabancı ülkelerde birçok farklı plajda kite yaptım. Bu müthiş bir duygu.


Kite ve snowboard için en güzel spot’lar neresi? 

Türkiye coğrafi konum nedeniyle snowboard için sınırlı imkanlara sahip. Kuzey ülkelere gittikçe bu sınırlar ortadan kayboluyor. Ben Uludağ ve Kartalkaya’yı çok seviyorum. Hem bölgenin popülerliğinin getirdiği imkanlar daha güvenli hissetmenizi sağlıyor hem de akşam botları çıkarıp lobide şömine karşısına geçip bayılmak harika hissettiriyor!

Kiteboard için de tam tersi Güney Tropikal kuşağa gittikçe iş değişiyor. Ancak ülkemiz bu konuda çok şanslı. Harika kite noktalarımız, çok güzel rüzgarlarımız ve tropik kuşağı aratmayacak doğal güzelliklerimiz var. Gökova ve Orsa Kite Plajı bu noktada kendinizi geliştirmek için müthiş noktalar.

Favori bir mekanın var mı? Doğada en çok olmak istediğin yerler neresi?

Ilıca Plajı'na aşığım. Bence Türkiye’nin en güzel yerlerinden biri. Yazın kalabalık nedeniyle burada bulunmak mümkün değil ancak yılın kalan 9 ayı, yakaladığım her poyrazda Ilıca Plajı'nda olmak istiyorum. Suyun temizliği, maviliği, plajın kendisi harika. Hazırlanıp suya çıktığın o anın tarifi yok. İşte benim tutkum da tam olarak bu anları görüntülemek.

Sana göre fotoğraflaması en zor şartlar nelerdir?

Her sporun kendince zorluk ve kolaylığı var. Burada önemli olan dış etkenler. Örneğin suda çekim yapmak çok zor. Kamera ıslandığı zaman rüzgarın da etkisiyle hemen tuz oluyor ve temizlemeden görüntü alamıyorsunuz. Ya da ekipmanı ıslatmamanız, iyi koruyup kullanmanız gerekiyor. Deniz bir kamera düşmanı da diyebilirim! Suya ve rüzgara aynı anda hakim olamadığınız için tam olarak istediğiniz görüntüyü almak da karaya göre daha zor.

Karada bu tarz sıkıntılar yaşamasam da farklı şeyler olabiliyor. Mesela geçtiğimiz mayıs ayında San Francisco’da GoPro’mu düşürüp lensini kırdım. Türkiye’de lens kalmadığı için yaptıramadım ve gidip yeni bir kamera almam gerekti.


Drone çekimleri nasıl gidiyor?

Bakın ben bir teknoloji delisiyim ancak hayatımda drone kadar müthiş bir tüketici elektroniği görmedim. O imkansız görüntüleri yakalamak, videolardaki mekanı anlatmak için geniş açı detay çekmek o kadar güzel ki daha çekim sırasında kumandaya bakıp gülümsemeye başlıyorsunuz. Aslında bir fotoğrafçı olarak drone’la birlikte siz de “uçuyorsunuz”. İnsanların tepkileri de hoşuma gidiyor. En komiği de drone’a takılan isimler. Dün gece bir amca “Bu drak’lar kaç para?” diye sordu. “Kopter” veya “robot” diyenler de var.

Gelecek planların arasında neler var?

Kesinlikle gezmek istiyorum. Gidebildiğim kadar çok yere gidip, yeni yerler keşfetmek en büyük planlarımdan biri. Bunu yaptığınızda vizyonunuzun genişlediğini ve ufkunuzun açıldığını, geçmiş işlerinizden ya da yeni fikirlerinizden anlayabiliyorsunuz.

Kiteboard’da kısa sürede iyi ilerleme kaydettim. Bunu sürdürüp Türkiye’deki sayılı kite’çıların arasına girmeyi ve daha yüksekte daha imkansız açıları yakalamayı hayal ediyorum. Ben planı yaptım, bekliyorum!

The GoBro’nun sonraki maceralarını takip etmek için tıklayın!