Mobilemenu
Profile

Tırmanış Tutkunlarının Yaptırdığı 10 Dövme

Spor tutkunlarının sevgilerini vücutlarına taşıdığı eserlere bu kez tırmanış ile devam ediyoruz. İşte tırmanış sevgisini hobi olarak bırakmayıp derisine kazıyan 10 çılgın.

Omzumda bir dağ

Kürek kemiği üzerine işlenen bu dövme hakikaten de bir dağı andıran kemiğin üstünde gayet şık bir görüntü yaratmış. Belki kendi yaptığı tırmanıştan, belki de hayal ettiği bir tırmanıştan bir sahneyi vücuduna taşıyan dostumuz hayli etkileyici bir omuz görüntüsüne kavuşmuş diyebiliriz.

Manzaralı tırmanış

Arkada görünen köprü detayı, sanki gün batımında bir anmış gibi çizilen tırmanışçımız ile buram buram romantizm kokan bu dövme, bizi işin en başına, tırmanışa duyulan saf sevgiye götürüyor. Elbette öyle çıplak vücut ile tırmanış yapan pek sporcu yoktur ama dedik ya, meselemiz romantizm, o yüzden pek sorgulamıyoruz.

Hedef

Tırmanış ile ilgili en büyük motivasyonlardan biri de hedef koymaktır. Her zaman daha yükseğe, daha zor olana duyulan bu istek tırmanış branşının da olmazsa olmazlarındandır. Bu işlemede de belli ki gözüne kestirdiği bir dağı öncelikle vücuduna kazıyan bir tırmanışçı ile karşı karşıyayız. Umarız bu arkadaşımız hedefini gerçekleştirmiştir.

Her mevsim tırmanış

Bu kez bir sırtı ziyaret ediyoruz. Güzel bir manzara eşliğinde tırmanış yapan iki tırmanıcıdan sağda olanı belli ki bahar ya da yaz mevsiminde, solda olanı ise kar kış kıyamette tırmanış yaparken resmedilmiş. Belki de iki ayrı kişi yoktur, bu iki tırmanışçı da dövme sahibi abimizdir. Hatta yaptığı ve çok sevdiği iki tırmanışı, manzarasıyla birlikte sırtına dövme olarak işlemiştir.

Sanatlı bir kol…

Bu defa da adeta bir Rönesans tablosunu andıran bir tırmanışçı dövmesi ile karşı karşıyayız. Dövme ince işçilikle, kollardan yüz ifadesine kadar tüm detaylarıyla abimizin koluna işlenmiş. Ve tırmanışın o anı bir kolda adeta yeniden canlanmış. Bu dövmeci sergi açsa gidip gezilir gibi!

Üşüyen adamın portresi

En zorudur belki de: Buz tırmanışı. Dağa tırmanmak bile inanılmaz zor bir işken çekiçlerle vura vura bir buzdağına tırmanmak gerçekten de saygı duyulası bir yetenektir. Bu dövmede yapacağı tırmanış için yola çıkan birini görüyoruz.  Kar taneleri içindeki bir fotoğraf gibi duran dövme bakınca bile insanı üşütüyor.

Sanat, biraz daha sanat…

Kol ve omzu kaplayan bu dövme gerçekten de dövme işçiliğinin de bir sanat olduğuna işaret ediyor. Tüm detaylarıyla resmedilen dağ, etraftaki ev ve ağaçlar tuhaf bir şekilde huzur da veriyor. Tüm gün izleseniz sıkılmazsınız adeta!

Çizgi roman da dövmeye dahil

Bu kez 19. yüzyıldayız. Birilerinden kaçan bir adam son çare olarak dağlara tırmanıyor. Bir çizerin elinden çıkmış olsaydı bu macerayı uzun uzun takip etmek isteyebilirdik. Ama maalesef elimizde tek bir dövme var ve biraz hayal gücümüze başvurmak zorundayız...

Dolunayda buluşalım

Dağları sevmek. Elbette bir tırmanışçının sahip olması gereken ilk özellik bu. Daha doğrusu, dağ tırmanışçısının. Dağlar da bu sevgiyi çoğu zaman karşılıksız bırakmaz.  Tırmanışçıyı çok zorlasa da şahane manzarası ve yarattığı zafer duygusuyla harcanın çabanın karşılığını her zaman verir. Bu dövmede de şahane bir dolunay manzarası eşliğinde işlenen bir dağ görüyoruz. Büyük ihtimalle tüm tırmanışçıların bakınca “Evet, buna değer” dediği bir dağ hem de.

Üstüm başım dağ

Adeta bir Van Gogh otoportresi gibi duran bu dövme de, tırmanış tutkusunun aşırı boyutlarına işaret eden bir izlenim yaratıyor. Yüzünün bir kısmını dağ ile özdeşleştiren dövme sahibi belli ki tutkusuna pek hakim olamamış. Yine de, sınırları ve sağlığı fazla zorlamamak lazım diyelim.