Mobilemenu
Profile

Tırmanması En Zor Beş Dağ

Tırmanış dünyanın en zor ve riskli sporlarından biridir. Ama biraz daha zor olanı arayanlar keşfe çıkıp dünyanın en imkansız dağlarını araştırırlar. Bu imkansız dağların birçoğu “Çıkılamaz” unvanını alsa da bazı tırmanışçılar imkansızı gerçekleştirmek ister. Ama hedef bazen gerçekten de çok zorludur. İşte o imkansız dağlar ve onları fetheden tırmanışçılar.

El Capitan, Kaliforniya, ABD

Yükseklik: 900 metre

İlk tırmanan: Wayne Merry, George Whitmore ve Warren Harding (1958)

Listemize El Capitan ile başlamamak olmazdı. Zira Yosemite National Park’ta bulunan bu devasa dağ, tırmanışçıların kolay kolay tercih ettiği bir yer değil.

900 metrelik yüksekliği ve neredeyse tek bir çıkıntısı bile olmayan düz kayalıklarıyla bu dağa tırmanmak gerçekten de çok zor. Bunu başaran ilk insanlar ise Wayne Merry, George Whitmore ve Warren Harding.

1958 yılında 47 günlük bir uğraşın ardından dağa tırmanmayı başaran bu üçlü tarihe geçmişti. Yıllar içinde teknolojinin de gelişmesiyle dağa tırmanış olanakları çoğaldı. Yine de diğer dağlarla kıyaslayınca pek popüler olduğu söylenemez. Son olarak 2012’de Alex Honnold ve Hans Florine sadece 2 saat 33 dakikada dağa tırmanmayı başarmıştı.

Cerro Torre, Patagonya, Arjantin

Yükseklik: 1,227 metre

İlk tırmanan: Cesare Maestri - Tartışmalı (1959); Daniele Chiappa , Mario Conti, Casimiro Ferrari, Pino Negri (1974)

Cerro Torre, çok uzun zaman boyunca “Tırmanılamaz” unvanına sahipti. Ta ki 1959’da İtalyan dağcı Cesare Maestri ve Avusturyalı dağcı Toni Egger bu unvanı tuzla buz edene kadar.

Bu “tırmanılamaz” unvanını tarihe gömmek bir cana da mal olmuştu. Çünkü Toni Egger dağda hayatını kaybetmişti. Cesare Maestri ise kurtularak tırmanışı gerçekleştiren ilk “canlı” olmuştu.

Yine de uluslararası dağcılık birliği bu tırmanışla ilgili bazı kanıtlar istiyor ve Maestri de o zamanın olanaklarında bunu gerçekleştiremediğini, kanıt yaratacak bir fotoğrafı olmadığını (Maestri tüm fotoğrafların Egger’in çantasında olduğunu ve onunla birlikte kaybolduğunu savunuyor) söylüyor. Yine de birçok dağcı Cerro Torre’ye tırmanan ilk tırmanışçı olarak Cesare Maestri’yi kabul ediyor.

Tsaranoro Massif, Madagaskar

Yükseklik: 400 metre

İlk tırmanan: Kurt Albert ve  Berndt Arnold (1955)

Madagaskar, vahşi hayatı ve lemur sürüleriyle ünlü bir ülke olsa da bölgeye giden herkesin dikkatini çeken bir yer daha var: Tsaranoro Massif.

Bu turuncu çizgili granit dağ insanları her zaman manzarası ile büyüledi ve 1990’lı yıllara kadar ona çıkmayı kimse düşünmedi. Çünkü her şekilde çıkılması imkansız diye düşünülüyordu. Ama Kurt Albert ve Berndt Arnold adeta imkansıza meydan okuyarak bu dümdüz pürüzsüz dağa tırmandı ve tarihe geçti. O günden beri de çok az tırmanışçı Tsaranoro Massif’in zirvesini görebildi.

Trango Towers, Pakistan

Yükseklik: 1,300 metre

İlk tırmananlar: Galen Rowell, John Roskelley, Kim Schmitz ve Dennis Hennek (1977)

Trango Towers, Pakistan’ın kuzeyinde bulunan ve görebileceğiniz en dik, en sapa ve en yüksek tepelerden bazılarına sahip. Özellikle doğu kısmındaki tepe 1.340 metrelik bir yüksekliğe sahip ve dünyanın en “dikey” noktası olarak biliniyor.

Son olarak 2013’te Polonyalı tırmanışçılar Marek Raganowicz ve Marcin Tomaszewski toplamda 20 günde bu korkutucu dağlara tırmanmayı başarmıştı.

Ulvetanna, Antarktika

Yükseklik: 1,750 metre

İlk tırmanan: Robert Caspersen, Sjur Nesheim ve Ivar Tollefsen (1994)

Geldik hem listenin hem de dünyanın zirvesine. Ulvetanna dünyanın en büyüleyici koca duvarlarından biri. Beyaz çölün içinde adeta bir kule gibi yükselen dağa ilk olarak 1994’te çıkıldı. Öncesinde ise yaklaşık 20 yıl boyunca bölgede tırmanış yapmaya çalışan ama zirveye gelemeden dönen tırmanışçılar olmuştu. Ama 1994’te Robert Caspersen ve arkadaşları en sonunda dağı fethetmeyi başardı.

Onlardan 20 yıl sonra ise bu kez Brit Leo Houlding ve ekibi ikinci bir tırmanışla dağa tırmanmayı başardı. Büyük duvar görünümlü dağlara çıkmanın en önemli detaylarından biri çıplak elle tırmanmak olarak bilinir. Ama burada en az -25 derecelik bir sıcaklık olduğunu hesaba katarsak bu tırmanışların hangi zorlu şartlar altında gerçekleştiğini biraz daha iyi anlayabiliriz.