Mobilemenu
Profile

Transilvanya’nın En Çılgın Adamı: Flaviu Cernescu

Bilgisayar programcısı olarak çalışıyordun ancak çok sakin bir iş olduğu için mi onu bırakıp gösteri yapmaya başladın?

Sanırım hiçbir zaman toplum kurallarına bayılan biri olmadım. Bu yüzden para kazanmak için zaman ve enerji harcamak zorunda olmak benim sahip olabileceğim bir yaşam stili değildi. Çocukluğumdan itibaren tamamen özgür ve o an yapmam gereken hedefler üzerine düşünüp, hayal kurdum.

Şu ana kadar yapmış olduğun en çılgınca şey neydi? Targu Jiu’da metrelerce yüksekteki bir fabrika bacasının üzerinde unicycle’a binmek mi yoksa Cluj’da ince bir ip üzerinde yürümek mi? Yoksa başka bir şey mi!

Yaptığımız her şey eninde sonunda bizim kim olduğumuzu belirler. Şu anda bu soruya cevap vermek için düşünürken en çılgın hareketimin hangisi olduğuna karar veremiyorum. Bir keresinde 80 metrelik iki baca arasına gerilen bir ipte yürümüştüm. Birçok insan izliyordu ve konforlu bölgemin dışında hareket etmek zorundaydım. Yine de maceralarımın hiçbirinin o kadar çılgın olduğunu düşünmüyorum (gülüyor)!

Bu hareketleri nasıl yapıyorsun? Yapmış olduğun ilk “gösteri” neydi? Gösterilerin konusunda seni etkileyen veya ilham veren biri var mı?

Çocukluğumdan beri deney yapmayı severim. Kendi işlerimi de hep kendim yaptım. Etrafta sıkça göremediğim şeyleri anlamaya ve yapmaya çalıştım. Kendi kendini yetiştirme konusunda egzotik fikirlere sahip olmanın bir avantaj olduğunu düşünüyorum. O zamanlarda da, şimdiki gibi, bana ilham veren birçok kişi vardı. Sıra dışı yeteneklere sahip herkesten etkileniyorum.

Aynı zamanda dublörlük de yapıyorsun. Buna nasıl başladın? Şu ana kadar neler yaptın?

Aslında dublörlük kariyerine başlamadım. Kendimi sadece gösterilerimi yapmaya ve yeni meydan okuyuşlara zorluyordum. 6 yıl önce bir video kamera alarak yaptıklarımın bir kısmını kaydetmeye başladım. Daha sonra Facebook ve YouTube sayfalarımı açarak düzenli olarak fotoğraf ve video paylaşımı yapmaya başladım. Gittikçe bilinirliğim arttı, bu da birçok farklı insanla birçok farklı deneyim yaşamama vesile oldu.

Vazgeçilmezin hangisi: Unicycle mı yoksa slackline mı?

Birini diğerinin önünde tercih edemiyorum. Bu karar mevsime ve bulunduğum yere göre değişiyor. Kış aylarında daha az slackline ve unicycle yapıyorum. Bunlar yerine jonglörlük ve spor salonu çalışmaları üzerine yoğunlaşıyorum. Yine de birini seçmek zorunda kalsam unicycle’ı seçerdim. En azından arabamın bagajında her zaman bulunan araç o.

Bu tehlikeli gösterileri yapmaya nasıl karar veriyorsun?

Bu tarz numaraları yapmak için içimde her zaman heyecan var. Bu nedenle fırsat bulduğum her zaman böyle numaralar yapıyorum.

Hareketlerini yapabileceğin yerleri nasıl keşfediyorsun?

Genelde internetten araştırıyorum veya numaram için uygun olduğunu düşündüğüm yerlerle ilgili bilgisi olan kişilere danışıyorum. Yaşadığım yere uzak bir obje varsa orası hakkında sıkı bir araştırma yapıyorum. Daha sonra gidip bölgeyi kontrol ediyor ve oradan macera çıkartıyorum.

Güvenlik görevlileri veya polislerle sorun yaşadığın oldu mu?

Evet. Yaptığım numaralar tehlikeli görüldüğü için izin almak zor oluyor, bu yüzden çoğunu “gizli görev” olarak yapmak zorunda kalıyorum. Böyle olunca bazen insanlar bana kızabiliyor ancak genel olarak çok kötü şeyler yaşamıyorum.

Daha önce seni korkutan bir durumla karşılaştın mı? Bu duyguyla nasıl baş ediyorsun?

Evet. Korku doğal bir duygu ve bazen benim de yaşadığım oluyor. Korku bir tür koruma kalkanı, sınırları fazla zorlamaya başladığım zaman çalan bir alarm gibi. Genelde bir şeyleri denerken içimde korku oluşursa geri adım atıyorum. Tabii bazen geri dönemediğim durumlar da oluyor! Bir keresinde yüzlerce metre yükseklikteki çok eski ve dağılmış bir merdivenin ortasına kadar geldiğimde epey korkmuştum. Bu çok güzel bir duygu değil ama nefesini tut ve bunu atlatmaya çalış!

İnsanlar seni güvenlik ekipmanı kullanmadığın için eleştiriyor mu? Gösterilerinin bu ekipmanları kullandığın zaman daha az “etkileyici” olacağını mı düşünüyorsun?

Yine evet. İnsanlar genelde başkalarını yargılamaya meyilli oluyor. Mesela parkta unicycle sürerken beni gördüklerinde bile daha önce bunu denememiş olmalarına rağmen bunun tehlikeli olduğunu düşünüyorlar. Benim inancım kişilerin diğerlerini tehlikeye atmadıkları sürece yaptıklarının sorumluluğunun ve bilincinin kendilerinde olması gerektiği yönünde.

Kesinlikte tümünün değil ama yaptıklarımın bazılarının güvenlik ekipmanı kullandığım takdirde özelliğini yitireceğini düşünüyorum. Bu tıpkı riski sevmeyen kişilerin gittiği macera parklarına benzer!

Kendini formda tutmak için neler yapıyorsun?

Aktif olmak ve yaptığınız şeye uzun süre ara vermemek önemli. Ekstra çalışmalar da iyi bir bonus olabilir. Kış geldiği zaman yine 100 şınav serisine dönmek istiyorum.

Kendini bu kadar iyi dengede tutmanın bir sırrı var mı? Bu sana doğuştan gelen bir özellik mi yoksa çalışarak mı elde ettin?

Hayattaki diğer şeyler gibi, dengenin de öğrenilmesi ve daha iyi olmak için üzerinde çalışılması gerekiyor. Doğuştan bir yeteneğe sahip olmanın faydası olacaktır ancak ilerlemek için antrenman yapmak şart.

Yaptığın şeylerin temeli hangisinde gizli: Denge, cesaret, soğukkanlılık?

Bunun Ay’a ayak basan veya 8 binlik dağlarda yürüyen kişilerle aynı duygu olduğunu düşünüyorum. Aklımda ve vücudumda akan evrensel enerji akışını ortaya çıkartma ve bir yere yönlendirme isteği.

Ailenin seni izlerken verdiği tepki nasıl oluyor?

Sanırım buna alıştılar. Bazen korkuyorlar ama bu beni izleyen diğer insanlarda gördüğüm korkunun yanında hiçbir şey! Annem genelde videolarımı daha internette paylaşmadan önce izlemiş oluyor.

Kendine rakip gördüğün biri var mı?

Ben kimseyle bir yarış içinde değilim. Bazen diğerlerinin yaptıklarını gözlemleyip onlardan fikir ediniyorum ancak diğer spor dallarında olduğu gibi aramızda rekabet yok. En azından ben öyle olmasını istemiyorum. Kesinlikle benden daha cesaretli, yetenekli ve çılgın çok insan var.

Bunları profesyonel olarak yapmayı nasıl başardın? İşten ayrılırken bu konuda endişe duydun mu? Sana destek olan sponsorların var mı?

Hala tam olarak profesyonel seviyeye ulaşamadım ama hayatımı, düzenli bir işim olmadan idame ettirebilecek noktaya getirebildim. Bana ufak şeyler kazandıran jonglörlük gösterisi, reklam, video projesi gibi küçük işlerde yer alıyorum. Ayrıca 40 dakikalık bir film olan Transylvania Dragon’da da başrolde oynadım. Sponsor konusuna gelirsek; bana ekipman sağlayan ve logolarını videolarıma yerleştirdiğim birkaç firma var.

Bu işlerde senin gibi profesyonel olmak isteyenlere neler söylersin?

Bu pozisyona gelmenin standart bir metodu yok. Kendinizi tamamen bu işlere adadığınız zaman yanınızda olması gereken bir “şans” faktörü var. Kişilerin yapabilecekleri en iyi şeyin “sevdikleri” işi yapmak olduğunu söyleyebilirim. Eninde sonunda iyi şeyler olacaktır.

Romanya Türkiye’ye oldukça yakın. Yakın zamanda Türkiye’de yapmak isteyebileceğin bir gösteri olabilir mi?

Evet, birbirimize yakınız ancak ne yazık ki şu ana kadar Türkiye’de bulunmadım. Slackline’cı topluluklarından biri Turkish Highline Festival adıyla her sene orada çok güzel bir festival düzenliyor. Şans bulduğum zaman o etkinliğe katılmak istiyorum.

256 metrelik bir fabrika bacasında unicycle sürdün. Sırada ne var?

Sonraki maceralarımdan bahsetmeyi pek sevmiyorum. Zaten nerede, ne zaman, ne yapacağımı içeren belli bir takvimim de yok. Göreceğiz!

Transilvanyalı olmak nasıl bir şey? Buralı olduğunu duyanların verdiği tepki nasıl oluyor? Dracula hikayesinin gerçek bir tarafı var mı!

Drakula efsanesine bayılırım ama ne kadarının doğru olduğunu bilemiyorum (gülüyor). Drakula Kalesi gerçekten çok güzel. İnsanların burayı ziyaret etmelerini tavsiye ederim. Transilvanya demişken Transilvanya Dragon adlı filmimi izlemiş miydiniz!