Mobilemenu
Profile

Trekking’de Yanınızda Olmasını İstemeyeceğiniz 5 Tip

Emekli albay apartman yöneticisi stilindekiler

Kemal Sunal’ın Kapıcılar Kralı filmindeki apartman yöneticisini hatırlarsınız. Darbeler döneminin Türkiye’sinde gözde yönetici tiplemesi çatık kaşlı, her şeyi kuralına göre yapan, hiçbir konuda esneme göstermeyen bir modeldi. Bugün devir profesyonel apartman yöneticisi devri ama emin olun bu tiplerin torunları da aramızda dolaşıyor. Üstelik doğada bile! Onlar kaç kilometreyi kaç dakikada yürüyeceğinizi, yola çıkmadan önce mola verilecek ağaçlığı, hangi kayanın üzerinde hangi sandviçi yiyeceğinizi, günün sonunda varılacak noktayı, kimin hangi sırayla yürüyeceğini ve hatta hangi konularda sohbet edileceğini bile belirler, belirleyemiyorsa belirlemenin yapılmasında ısrar eder. Her an, herkese görev verirler ve bunu zamanında yerine getiremeyenlere sitemkar azarlar gönderirler. Size de “Trekking'e mi geldik, askere mi?” diye kara kara düşünmek kalır!

Mangal yürekler!

Emekli albayları kötüledik ama bir de onların antitezleri var: Mangalcılar! Onlar için mangal yürek demek isterdik ama burada tamamen farklı bir durum söz konusu. Bu arkadaşlar için doğaya çıkmak demek belli bir süre sonrasında, maksimum bir saat, ateşlerin yanması ve etlerin pişmeye başlaması demektir. Zaten yol boyunca söylenirler hatta mola yerine vardıklarında bir araç gördüklerinde “Madem buraya arabalar geliyordu, biz niye yürüdük?” diyerek kavga çıkartacak kıvılcımları saçarlar. Hele öğle yemeği molasında hemen çalı çırpı toplamaya başlamışken, kumanya olarak soğuk sandviç eline tutuşturulduğunda ağlamak ve isyan etmek arasında kararsız kaldıkları gözlerinden okunabilir. Aslında bu vatandaşlar biraz da arkadaş kurbanıdır; emin olun trekking'i bilmeden, “kanki”lerinin ısrarı ve kandırmacasıyla buralara kadar yorulmuşlardır. Yoksa soğuk sandviçi bilselerdi…

Kavgacılar

Gergin tiplerdir. Emekli albay apartman yöneticisi gibi resmi bir sorumluluk almazlar ama her an ve her şekilde sorun çıkartma potansiyelleri vardır. Gruptaki arkadaşlarının yavaş ya da hızlı yürüdüklerini iddia edebilirler. Mutlaka “Şu kadın” yüzünden tempoları düşmüştür. “Şu değişik”, kuşlara bakacak diye yavaş yürünmüştür. “Şu ihtiyar”ın orada ne işi vardır. “Şu genç oğlan” adım atmayı bilmiyordur. Sandviçin peyniri bozuktur, rehber işi bilmiyordur, yol sordukları çoban “avanağın önde gideni”dir. Bölge halkıyla temas edildiğinde bu arkadaşların ön cepheye ulaşmasını kesinlikle engellemelisiniz çünkü onlarla mutlaka bir şekilde tersleşecek ve icabında bütün köyü karşısına alacaklardır. Jandarmaya mı denk geldiniz? O zaman hemen avukatınızı arayın!

Her şeyi bildiğini sananlar

Her şey daha buluşma noktasında başlar. Gelir, sizi baştan ayağa süzer ve mutlaka kıyafetinizde yanlış bir şeyler bulur. “Dere geçişi var, bu ayakkabılar su alır” der ve arkasını döner. Yürürken adımlarınızı atış şeklinizin yanlış olduğunu söyler. Ayrıca şapkanız da güneşi kesecek kadar kenarlıklı değildir! Ateş yakmayı bilmiyorsunuzdur. Konserve öyle açılmaz, böyle açılır. Bu kadar kötü çadır kurulduğunu hiç görmemiştir. Haritayı ters tutuyorsunuzdur, yanlış yiyecekler getirmişsinizdir, çakınız paslanmıştır, mataranız kokuyordur, matınız deliktir… Her şeyi bir kenara bırakın; peki o adamın kendisi doğru mudur? Emin olun başladığı hiçbir işi tamamlamadan o yürüyüşü ve kampı bitirecektir. Biraz dikkatli izleyin, göreceksiniz!

Hiçbir şey yapmayanlar

Aslında bu tipler sinirinizi bozmayabilir. Zira varlıklarını unutmanız yüksek ihtimaldir. Hiçbir şey yapmazlar, etliye sütlüye karışmazlar, kimse hiçbir şey yapmasa da umurları değildir. Ama yine de bazen sinir bozucu olabilirler! Bazısı hiçbir şey yapmaz ama yapılan her şeye kulp takar. “Çadır öyle kurulmaz”, “Ateş yakmayı bilmiyorsunuz”, “Bu patika yürümek için ideal değil”, “Kesin fırtına çıkacak”…  Bastıran yağmurun altında kamp çadırlarınızı toplamaya çalışırken bu adamların kesin farkına varırsınız. Islanmayacakları bir yer bulup öylece dikilirler, bir şeyler yapmaya çalışanların önüne keserler! Çadırlarını böcek mi basmış; mutlaka siz gelip temizlemelisiniz çünkü fobileri vardır, dokunamıyorlardır, temizlenmezse yola çıkmazlar. Ateş için odun toplamaya yollarsanız iki saat sonra elleri ceplerinde gelirler; o tarafta yakılacak kalitede odun yoktur! Dişinizi sıkarsınız, bir dahaki sefere böyle bir kişinin gelmesini en başta engelleyeceğinize dair kendinize söz verirsiniz. Ama yine yanılırsınız!