Mobilemenu
Profile

Trekking’de Yanınızda Olmasını İsteyeceğiniz 5 Tip

Her iş elinden gelenler

Birkaç günü kapsayacak şekilde doğaya çıktıysanız kamp da yapacaksınız demektir. Umut edin yürüyüşün grubunuzdaki arkadaşlarınızdan en azından bir tanesi neyin ne olduğunu gerçekten bilsin. Ateş yakmak için odun mu toplanacak? “Hayır, erik ağacınınkiler olmaz, şuradaki meşelerin diplerine bakalım” diyecek kadar bilgili, çadırı iki dakikada ve parça artırmadan kuracak şekilde becerikli, harita okuyabilecek kadar deneyimli bir arkadaş her eve, her ekibe lazım.

Yol yordam bilenler

Doğa yürüyüşü yaparken mutlaka birilerine rastlarsınız. Kimi zaman bunlar sizin gibi şehirden kopup gelip yürüyenler, kimi zaman sürüleri (ve tabii çoban köpekleriyle) dolaştıran çobanlar, kimi zaman da kırsalda işini gören köylülerdir. Bu insanlarla temas ettiğinizde nasıl konuşacağını, onların gönlünü nasıl alacağını, meyveyi ağacından nasıl kopartacağını, kopup gelen köpeklere karşı nasıl davranacağını bilen arkadaşlara sahip olmak Oscar ödülüne sahip olmaktan yeğdir!

İş bölümü yapmayı sevenler

İster arkadaşlarınızla, ister para vererek katıldığınız bir yürüyüş turunda olun yanınızdakiler iş bölümü yapmayı seviyorsa o zaman doğada olmanın tadına tam anlamıyla varabilirsiniz. Taşınan eşyaları bölüşmekten ateş yakmaya, yemek pişirmekten bulaşıkları kaldırmaya her kalem işi birer kişi üstleniyorsa sorun yok demektir. İcabında “ateş bükücü” olursunuz odunları toplar ve ateşi yakar, yemek sonrası “bulaşık bükücüler” çalışırken keyfinize bakarsınız, kimse de size laf etmez. Neticede bu yürüyüş ve kamp da bir çeşit tatil yahu!

Eğlenceli ve hoş sohbetler

“Eee, memleket nere?”, “Ekonomi de düzeliyor”, en kötüsü de “Ne olacak ülkenin hali?” tadında sohbet istiyor olsaydınız otogardan herhangi bir yere otobüs bileti alır, saatlerce sürecek yolculukta arzu ettiğinizi fazlasıyla bulurdunuz değil mi? İster yürüyüş sırasında, isterse akşamındaki kampta zihin açıcı, eğlenceli, farklı pencerelere açılan sohbetler edebilen arkadaşlar ekspedisyonunuzun güzelliğine güzellik katacak. Tabii ki en kaliteli yürüyüş botları, çadır teknolojileri, en uzun süre giden fener pilleri konulu sohbetler de gayet öğretici ama fazlası da cilde zarar!

MacGyver’lar

Ekipteki birisinin ayakkabısı yırtıldığında, konserve açacağı unutulduğunda, matara delindiğinde, harita yırtıldığında, fener bozulduğunda, kısacası trekking sırasında beklenmedik bir şanssızlıkla karşılaşıldığında eldeki kısıtlı alet edevatla olay yerinde biten ve sorunu kısa sürede çözen arkadaşlar hayat kurtarır. Çadırın tentesi mi yırtıldı? Siz eve döndüğünüzde bunu onarabilecek bir tamirci aramak için akıllı telefonunuzdan google’larken bu “abi/abla” gelir, cebinden çıkarttığı tamir kitiyle, o da yoksa “Lazım olur” diye çantasına attığı koli bandıyla “aspirin tedavisi”ni yapıverir. Belki de koli bandı taşımayı hamallık olarak görmüştür; bu sefer elinde ilk yardım için kullanılan flasterlerle onarımı yapar! Çadırın ipi koptuğunda ve kazıkla gerdirilemediğinde çamaşır iplerini ucu ucuna bağlar, halka yapar, civardaki büyükçe kayalarla sıkıştırıp gerdirir. “Dağ başında ne çamaşır ipi?” demeyin; yağmur ve akarsu geçişleri için ıslanan kıyafetleri asabilmek için almıştır onları yanına ama bu insanüstü yaratık kış kampları için çantasına lavabo fırçası bile koyar. Neden mi? Tabii ki çadıra taşınmasını istemediği karları ayakkabı ve kıyafetlerinden temizlemek için!