Mobilemenu
Profile

Trekking Güvenlik Kuralları

Doğa sporlarını icra edenler, şüphesi olanlara genelde hep tehlikeli bir şeyler yapmadıklarını anlatmaya çalışır. “Hayır, yamaç paraşütü tehlikeli değildir”, “Gerekli önlemleri alırsanız dağcılıktan zarar görmezsiniz.” Trekking’de ise tam tersine sadece yürüyüş yapmanın bile çeşitli sıkıntılar yaratabileceğini ve dikkat edilecek bazı detaylar olduğunu söylemeyi görev edinirler. Evet, yürüyüş yaparken bile başınızı hiç de ummayacağınız kadar büyük dertlere sokabilirsiniz. Aşağıdaki detaylara dikkat etmeniz sizin yararınıza.

- Trekking için doğaya tek başınıza gitmeyin. Ufacık bir kaza sizi çaresiz bırakabilir. Tecrübeli trekking’ciler en az üç kişi yola çıkar.

- Yürüyüş sırasında en önde rehber vardır. Grubun acemisi onun arkasında yürür, sona da bir diğer tecrübeli isim geçer. Sıralamaya uyun. Böylece temponun bozulmasına ve geride kalmaların önüne geçilir.

- Yürüyüşün ilk molası birinci saat dolduğunda verilir. Çok uzun oturulmaz, beden fazla soğumadan yola devam edin. Bedeniniz fazla soğursa tekrar ısıtmak için vücudunuz daha çok enerji harcamak zorunda kalır.

- Doğayı adımlarken şehirdeki yaşamınızı düşünmeyin. Yürüdüğünüz yolun güvenli olmayan, kaygan taşlı, tehlikeli inişli yapısı çok daha fazla yoğunlaşmayı gerektirir.

- Kazaların çoğu dönüş yolunda olur. Ekspedisyon bitmiş, bedenler yorulmuş, ruhlar dinlenmiş ve haliyle dikkat azalmıştır. Yine eskilerin dediği gibi: “Acele işe şeytan karışır!”

 

- Eskiler ne der: “En kestirme yol, en iyi bilinen yoldur!” Size muhafazakar bir görüş gibi mi geldi? Kestirme diye daldığınız bir patikanın ormanın içinde kaybolduğunu anladığınızda bu düşüncenizi gözden geçirecek bol vaktiniz olacaktır!

- Bir yaşınızdan beri yürüyor olabilirsiniz ama doğada biraz daha farklı adım atmalısınız. Yokuş tırmanırken burun saplama, inişlerde topuk saplama diye bilinen teknikler kullanılır. Dizler bükülür, öne eğilinir ve batonla denge sağlanır.

- Beslenmeye çok dikkat etmelisiniz. Kısa molalarda enerji veren yiyeceklerden atıştırın. Sağlam bir yemek yiyecekseniz tabağınızı temizledikten en az yarım saat sonra yürümeye başlayın. Yemek sonrası tempoyu biraz düşük tutun, dik eğim tırmanmamaya bakın. En iyisi siz yemeği rotaya göre yiyin!

- Trekking sırasında vücudunuz harcadığınız eforla paralel olarak su kaybeder. Dehidrasyonun, trekking maceranızı baltalamasını istemiyorsanız kaybettiğiniz suyu vücudunuza geri kazandırmanız gerek. Trekking yolculuğunuza başladıktan sonra belli aralıklarla su tüketin. Kendinizi yorgun hissettiğiniz takdirde de; kısa bir mola verin ve su için. Katedeceğiniz mesafe çok kısa değilse yanınızda 4-6 litre arasında su bulundurduğunuzdan emin olun. Parkur üzerinde su içeceğiniz bölgelerin olup olmadığından da öyle! Eğer yol üstünde bir su kaynağı gördüyseniz ve buradaki sıvı kalitesini biliyorsanız mutlaka depolarınızı doldurun (suyun temiz olup olmadığından emin değilseniz yanınızda bulundurduğunuz su filtresini kullanma zamanı). Ne de olsa bir sonraki su kaynağının ne durumda olduğunu bilmek çok güç. Ayrıca su içmek için susamayı beklemeyin çünkü susamak su içme konusunda geciktiğinizi gösterir.

- Bir şekilde gruptan koparsanız kaybolduğunuzu anladığınız noktaya gidin. Sizi aramaya oradan başlayacaklardır. Yürüyüş sırasında dikkat çekici ağaç, kaya, çalı gibi doğa parçalarından nirengi noktaları belirleyin ki rotanızı bulabilesiniz.