Mobilemenu
Profile

Trekking’in Kısa Tarihi

Tabii ki insanoğlu büyük devrimini gerçekleştirdiğinden, yani iki ayağının üzerinde doğrulduğundan beri doğada yürüyor. O zaman her yer doğa olduğu için en ufak bir gereksinim için icabında saatlerce adım atmak gerekebiliyordu. Zamanla dünyayı çevreleyen şehirleşme ve makineleşmeyle birlikte, doğada yürüyüş yapmak özel bir aktivite haline geldi. Kentlerden bir süreliğine de olsa kaçıp toprak ve çimenler üzerinde yürüyen şehirli insanlar grupları oluşmayı başladı. Özellikle 19’uncu yüzyıldaki natüralistler kökenlerine dönmek, eski yuvaları doğayı anlayabilmek için modern tarihin ilk trekking gruplarını oluşturmaya başladı. Bu dönemde doğa yürüyüşü kulüpleri bile kuruldu. Sanayi devrimine bilişim devriminin de eklenmesi, doğa yürüyüşü malzemelerinin hafifleyip daha konforlu hale gelmesiyle trekking modern hayattan uzaklaşmak isteyen birçok meraklıya kavuşmuş oldu. Dağcılık 1950’lerde “zirve yapmıştı” ama sadece elitlerin ve yetkin isimlerin yapabildiği bir doğa sporuydu. Trekking ise 1980’lerden itibaren herkesin yapabileceği bir doğa sporu olarak atılımını yaptı ve bugünkü konumuna geldi. Artık herkes küçük bir sırt çantası, iki baton ve kumanyasıyla doğa içinde yürüyüş yapıyor, yapmayı olağan kabul ediyor.