Mobilemenu
Profile

Tuhaf Bir Dağ Bisikleti Rekoru: Göle Dalış

Dağ bisikleti meraklıları aksiyon için genellikle ve doğal olarak dağları seçerler. Toz, toprak dolu yolları aşıp en zorlayıcı parkurlardan geçen bisikletçiler çoğu zaman dayanıklılık testine tabi tutulurlar.

Ama her sporda olduğu gibi dağ bisikletinde de sınırları zorlamayı seven, bisikleti yoldan çıkaran çılgınlar mevcuttur. Slovenyalı dağ bisikletçisi Primoz Ravnik de sınırları zorlamayı seven isimlerden biri.

Primoz’un ufak bir iddia olarak başlayıp milyonlarca tıkla sonuçlanan ilginç bir aksiyon hikayesi var. Ülkesinde Cehennem Noktası olarak bilinen ve 60 metrelik bir uzunluğa sahip yokuşu kendine mesken seçen Primoz, %90, evet %90’lık bir eğime sahip olan bu yokuşu bisikletiyle son hız inip sulara daldı! İşin tuhafı, bu oran –her ne kadar profesyonel bir yarışta yaşanmadığı için kayıtlara geçmese de- downhill dağ bisikleti tarihinde de bir rekor.

Primoz’un bütünüyle kendi sorumluluğuyla gerçekleştirdiği atlayış büyük risk içeriyordu. Her ne kadar bir sürü koruma ekipmanına sahip olsa da, Primoz’un yapacağı ufacık bir hata hayatına mal olabilirdi. Bunun bilincinde olan Slovenyalı bisikletçi, GoPro bir kamerayla kendi atlayışını da kendisi çekti.

Downhill sürüşünün başarılı olmasıyla birlikte ise Primoz epey popüler ve zengin oldu. GoPro videoları içinde birinci sıraya yükselen bu sürüş Primoz’a 20.000 dolar kazandırırken, arkadaşlarıyla girdiği iddiadan da fena olmayan bir para kazandı. Birçok ekstrem spor sitesinde ilk haber olan Primoz, zamanla yeni rekorlar kırması için yeni teklifler almaya başladı.

İşin bu boyutlara gelmesine epey şaşıran Slovenyalı “Bu sadece ufak bir iddiaydı,” diye başlıyor sözlerine. “GoPro için çok ideal bir noktadaydık ve küçüklüğümden beri arkadaşlarımla o bölgeden epey korkarak geçerdik. Çok dik bir yokuş ve düşerseniz tüm kemiklerinizi kırabilirsiniz. Ama buradan bisikletimle geçmek hep en büyük hayalimdi ve en sonunda bunu başardığım için mutluyum.”

Peki, Primoz’un çevresi duruma nasıl bakıyor? Ailesi ve arkadaşları genel olarak onunla gurur duyarken bir anlamda ona suç ortaklığı yapan ve tüm güvenlik önlemlerinde yanında olan en yakın arkadaşı Jancek ise “Primoz’un başına bir şey gelseydi annesi muhtemelen beni öldürürdü!” diyerek işin çekirdek aile faciasına dönüşmesinden kurtulmanın verdiği rahatlıkla kahkahalar atıyor.

Evet, 60 metrelik bir mesafeydi ve toplamda 8 saniye sürdü belki ama Primoz her bir saniyeyi gayet net hatırlıyor. “En zor kısmı başlarıydı. Çünkü başlangıçta ufak bir tümsek var ve orada yapacağım ufak bir hata 60 metre sürüklenmeme yol açabilirdi. Sonrasında ise bisiklete tüm ağırlığımla yüklenip tekerleklerin yerle temasını kesmemek dışında yapabileceğim bir şey yoktu. Kalp atışlarımın çok hızlandığını ve suya dalış anında nefesimin kesildiğini de net hatırlıyorum.”

Primoz’un bu tuhaf rekoru son yılların en büyük aksiyonları arasına girdi ve izleyenlerin de nefesi tıpkı Primoz gibi kesildi. Hatta bunun hayatlarında gördükleri en acayip aksiyon olduğunu söyleyenler bile var. Bakalım siz neler düşüneceksiniz?