Mobilemenu
Profile

Ürkütücü Hikayelere Ev Sahipliği Yapan 5 Dağ

Ben Macdui Dağı, İskoçya

Büyük Gri Adam'ın Cairngorm Dağları'ndaki hikayesi Profesör Norman Collie'nin ürkütücü yaratık hakkındaki hikayesini anlattığı 1925'de büyük heyecan uyandıran kitabıyla başladı.

Collie, Ben Macdhui'nin zirvesinden geri döndüğünü, sis içinde yürürken arkasında tuhaf bir ses duyduğunu anlatıyor. Sanki biri onu yakından takip ediyormuş gibi nereye giderse gitsin o sesi duymaya devam etmiş.

Daha sonra seslerden iyice ürken Collie bu kez koşmaya başlamış fakat ses onu yine de takip etmiş. Ve bugüne kadar devam eden, üstüne birçok hikaye ve makale yazılan Big Grey Man (Büyük Gri Adam) efsanesi doğmuş. Kimilerine göre o dağda yaşayan bir yerli kimilerine göre ise sisin yarattığı bir illüzyondan başka bir şey değil.

Bununla beraber bölgeye giden birçok maceracı Collie ile tıpatıp aynı deneyimi yaşadığını sıklıkla söylüyor. Uzmanlar ise bu konuda yapabilecekleri tek bilimsel açıklamanın ani hava sıcaklıkları değişiminde gölgelerin boylarının aniden büyüdüğünü ve bu değişimi yaşayan insanların bir anlamda kendi gölge ve hareketlerinden korktuğunu söylüyor. Ama bunu gelin de yaşayanlara sorun.

Himalayalar’ın Hayaletleri

Himalayalar'ın üstünde yer alan Bemni köyünde hayaletlerin ve kötü ruhların varlığı konusunda köylüler arasında güçlü bir inanç var. Buradaki yerliler kafataslarından, büyük yılanlardan ve nedense altın tencereler üzerinde gezinen tilkilerden ve onların ürkütücülüğünden hep bahsediyorlar.

Örneğin bölgede yaşayan bir adam, yolda yürürken bir hayalet tarafından saldırıya uğradığını iddia etti. Hayaletin parmaklarının arasından geçtiğini ve sonunda hayaletin ona ruhunun kendisine ait olduğunu söylediğini belirtti.

2013'te bir BBC yazarı oğluyla birlikte bu köyü ziyaret etmiş ve bir alışveriş sırasında esnafın çığlık atarak kendilerine kül attığını söylemiş. Büyük ihtimalle bir hayalet zannedilen BBC görevlisi bölgedeki Sherpa rehberlerinin bu hayalet hikayelerini sıkça anlattığını ve halkın da onlara tamamen inandığını belirtiyor. Yani işin içinde halkı etkisi altına almak isteyen güçlü bir ruhban grubun olma ihtimali yüksek. Ama biz ne dersek diyelim onlar hayaletlerin varlığına sonuna kadar inanmaya devam ediyor.

Roan Dağı, ABD

Roan Dağı da gizemi de yıllardır süren hikayelere ev sahipliği yapıyor. Buranın alametifarikası ise “hayaletler korosu” denen sesler. Dağın çevresindeki kasaba halkı özellikle geceleri insani sesler azalınca dağ tarafından ezgiler geldiğini söylüyor. Hayaletler korosu gibi naif bir düşüncenin yanında bir de bu seslerin cehennemin derinliklerinden gelen ezgiler olduğuna inananlar var.

Bu sesler zamanla o kadar popüler hale geldi ki sırf bu sesi dinlemek için 1800’lü yıllarda dağın zirvesine bir otel kuruldu ve o otele ABD’nin dört bir yanından turist akını oldu. Sesle ilgili herkesin farklı bir fikri vardı ve hemen hepsi uhrevi olma noktasında birleşiyordu.

Bilim insanları ise olaya epey somut yaklaşıyor. Meseleye tam olarak açıklık getiremeseler de yapılan araştırmalar dağın taşsal yapısının dağılmaya müsait olması ve kuvvetli rüzgarlarda kumların çıkardığı düzenli sesin rüzgarla karıştığını düşünüyorlar. Ama bu “hayalet” söylentilerini bitiriyor mu? Elbette hayır. Hala dağın hayaletli olduğuna inanan binlerce insan var.

Queensland, Black Mountain, Avustralya

Queensland'deki Kara Dağ (Black Mountain) dışarıdan bakınca pek de estetik görünmüyor.

Dağ, milyonlarca yıl önce magmadan çıkan lavlarla oluşmuş ve büyük oranda yosun kaplı. Bu durum da elbette bir sürü söylentiye yol açmış. Dağın cehennem ateşinin lavlarıyla oluştuğu ve içinden hala, özellikle de geceleri insanların çığlık seslerinin geldiği söylenmiş.

Aborijin halkı, Kara Dağ'da dolaşan ve insan eti yiyen bir adamın öyküsünü yüzyıllarca anlatmış. Bir aborjin şefini öldürünce dağa sürülen bu adam bu kötü huyuna bir de yamyamlığı ekleyince Avustralya yerlilerinin en büyük korku hikayelerinden birinin baş kahramanı olmuş.

Dağda hayaletlerle de arkadaşlık kuran bu yerli adam öldükten sonra onların arasına karışıp dağda yaşamaya devam etmiş. Aborjinler özellikle ülkeye gelen Avrupalıların öldürdüğü yerlilerin ruhlarının hala orada yaşadığına ve bir gün dönüp intikam alacaklarına da inanıyor. Bu yüzden o gün gelene kadar dağa gitmeyi reddediyorlar.

Haycock Dağı, ABD

Ünlü The Hills Have Eyes filminin ilhamını Pennsylvania'daki "Hayalet Dağ" (gerçek adı: Haycock Dağı)'dan almış olduğu her zaman söylenir. Bu dağdaki ormanda bir yamyam albino kabilesinin yaşadığı rivayet edilmiş ve bu da doğal olarak birçok hikayenin ortaya çıkmasını sağlamış.

Dağ ve çevresinde gerçekten de birçok faili meçhul cinayet işlenmiş ama adli kayıtlarda bir albino izine hiç rastlanmamış. Fakat yine de dağın eteklerinde kurdukları penceresiz ve gizli evlerde yaşadığına inanılan albinoların geceleri ortaya çıktığı ve bölgede bulunan arabaların önlerini kesip insanları kaçırdığı hep anlatılmış.

Hatta iş o kadar ileri gitmiş ki bugün bile Pennsylvania’daki dağ çevresinde yaşayan insanlar kornaya üç kez basmazmış. Çünkü üç kez kornaya basmak demek albinoları çağırmak anlamına geliyormuş. Siz ne olur ne olmaz bölgeye yolunuz düşerse şu korna meselesini dikkate alın deriz.