Mobilemenu
Profile

Vizesiz Maceralar Diyarı: Arjantin

Arjantin, Güney Amerika’nın en çok ziyaret ülkelerinin başında geliyor. Futbolcu avına çıkanlardan, tango için özel dans eğitimi almak isteyenlere kadar birçok sebep Arjantin’i çekici kılabiliyor. Ama eğer tek referansınız doğa sporları ise bu sebeple de Arjantin’i seçebilirsiniz. Zira, ülkede birçok doğa sporu için uygun olanaklar mevcut. İşte o yerlerden bazıları.

Rafting

Arjantin’de su üstünde girişilecek maceralar için birçok seçenek mevcut. Zira nehirler ülkenin büyük bir kısmını kaplıyor. Corcovado ya da Alumine gibi nehirler özellikle kano ve rafting için iyi olanaklar sunsa da, bu konuda asıl popülerliğe sahip nehir hem yüksek debisi hem de uzunluğuyla Chimehuin Nehri.

Arjantin’in güneyinde bulunan Chimehuin özellikle rafting için muhteşem olanaklara sahip. Bölgede özel olarak katılabileceğiniz turlar ile ister başlangıç, ister ileri seviyede raftingci olun size uygun paketler bulabilirsiniz.

Chimehuin’in bazı noktalarda çavlanlarla birleşmesi ekiplere zor anlar yaşatsa da, doğanın içinde tertemiz bir hava eşliğinde girişilecek maceranın keyfi hiçbir şey ile kıyaslanamaz. Eğer olur da yolunuz buraya düşerse ve dostlarınız kadar raftinge düşkün değilseniz size başka bir önerimiz daha var: Balık tutmak. Evet, inanması güç belki ama bu bölge dünyada balık tutma turizminin baş aktörlerinden biri ve her yıl binlerce insan sadece balık tutmak için Chimehuin Nehri'ne akın ediyor.

Dağ Bisikleti

Eğer Arjantin’i tek bir doğa sporu ile anmak zorunda kalsaydık bu spor hiç kuşkusuz dağ bisikleti olurdu. Zira, Arjantin’de dağ bisikletçilerinin Everest’i sayılan bir nokta var: 6962 metrelik Aconcagua.

Şili ve Arjantin arasındaki And Dağları'nda yer alan bu zorlu parkur, dağların Şili yamaçlarından başlıyor ve Arjantin’den devam ederek U şeklinde kıvrılan dönüşleriyle 3800 metre yükseklikteki Kurtarıcı İsa Heykeli'nde son buluyor.

Bu zirve tırmanışı özellikle yükseklik etkisi, gece-gündüz inanılmaz değişen sıcaklık farkları ve dikleşen tırmanış açıları nedeniyle epey zorlayıcı olsa da Acongua’ya ulaştığınızda göreceğiniz muhteşem manzara her şeye değiyor. Ama önlem almayı ve hem yaz hem de kışa uygun kıyafetler seçmeyi ihmal etmeyin. Zira birçok bisikletçi özellikle geceleri buz tutan hava nedeniyle maceralarını erken sonlandırmak zorunda kalabiliyor.

Hiking

Arjantin’de hiking ile birlikte adı en çok anılan iki yer var. Biri Huella Andina, diğeri ise Nahuel Huapi Milli Parkı.

Belgeseller hatta filmlere konu olan Huella Andina su katılmamış bir hiking deneyimi için dünyada bulabileceğiniz en iyi yer. Muhteşem doğası –bazıları tehlikeli olabilen- canlıları, bitkileri ve nehirleriyle adeta hiking için yaratılmış. Özel turlar eşliğinde, kaybolma endişesi yaşamadan gezebileceğiniz bölgedeki geziniz muhteşem habitat sayesinde bir tür bilimsel yolculuğa bile dönüşebilir.

Arjantin’in en eski milli parkı olan Nahuel Huapi ise 1934 yılında açılmış. 7,050 kilometrekarelik bir alana yayılan parkın içinde binlerce bitki türüne şahit olabilir, küçük göllerin etrafında biraz dinlenebilirsiniz. Ama bunları elbette tek başınıza değil uzmanların önderlik ettiği turlarla yapabilirsiniz. Çünkü park doğal bir habitata sahip ve birçok yırtıcı hayvana da ev sahipliği yapıyor.

Scuba Diving

Arjantin, scuba diving konusunda da seveni çok olan bir ülke. Ülkenin belirli noktalarında dalış için özel yerler bulunurken, bu konuda iki ayrı merkez özel olarak dikkat çekiyor. Biri Valdes Yarımadası diğeri ise Ushuia.

Valdes Yarımadası:

Atlas Okyanusu’na kıyısı bulunan Valdes, Chubut eyaletine bağlı bir yarımada. 1999 yılında UNESCO tarafından dünya mirası listesine alınan Valdes Yarımadası 3625 metrekarelik bir alana yayılıyor.

İlginç bir yıllık haritaya sahip olan yarımada rehberler tarafından sezonluk gezdiriliyor. Örneğin Aralık ve Ocak aylarında deniz aslanları yoğunluğu olurken Ekim ve Mart ise penguenlerin epey fazla göründüğü aylar olarak dikkat çekiyor. Yani dalış yapma amacıyla bölgeye gittiğinizde göçte olan birçok deniz canlısıyla karşılaşmanız mümkün. Scuba diving için en çok tercih edilen aylar ise Nisan ve Temmuz. Zira o dönemlerde de sualtı canlılarının göçleri başlıyor ve inanılmaz bir manzara dalışçıları bekliyor.

Ushuaia:

Dünyanın en güneyindeki şehir olarak nam salan Ushuaia tüm şöhretini buna borçlu değil elbette. Ateş Toprakları Milli Parkı’nı sınırları içinde bulunduran Ushuaia hem kendine özgü doğası hem de habitatı ile önemli bir turizm merkezi konumunda. Bölgede bulunan birçok scuba diving alanı da burayı çekici kılıyor elbette.

Özellikle sonbahar aylarında bölgedeki sualtı canlılığı hareketleniyor ve derinleşen noktalarda inanılmaz bir manzara dalışçıları bekliyor. Bölgeye ulaşım biraz zor ve kentin fiyatları biraz tuzlu olsa da Ushuaia’ya yolunuz düşerse pişman dönmeyeceğiniz kesin.