Mobilemenu
Profile

Yamaç Paraşütü Hakkında Yanlış Bilinen 6 Şey

Paraşüt değil kanat

Öncelikle ismini yanlış biliyoruz! Bizim yamaç paraşütü, ecnebilerin “paragliding” dedikleri bu icat bir paraşüt değil, kanattır. Paraşüt gibi düşmez, planör gibi süzülerek uçar. Kısacası yamaç paraşütüyle atlanmaz, doğru teknikle havalanılır. İple tekneye bağlı şekilde yapılan “parasailing”deyse paraşüt kullanılır. Parasailing’de uçan kişinin bir kontrolü ya da uçuşa müdahalesi yoktur.

Uçmak için boşluğu atlanmaz, yamaçta koşulur

Bazıları ekstrem sporları fazla tehlikeli ve akıl almaz bulur. Örneğin yamaç paraşütünde uçmak için paraşütü sırta takıp uçurumdan atlanacağını düşünen kitledeki insan sayısı emin olun İstanbul Başakşehir taraftarından çoktur! Oysa yamaç paraşütünde, adı üstünde, bir yamaçtan hızlıca koşulur. Hiçbir şekilde boşluğa atlanmaz, boşluğa düşüyormuş gibi hissedilmez. Paraşüt zaten koşu öncesinde açık ve uçuşa hazırdır; rüzgara doğru yapılan koşuyla hava dolar ve pilotu gökyüzüne tez elden kavuşturur.

Ters rüzgar diye bir şey yoktur

Yamaç paraşütü yapacakların en büyük korkusu ters rüzgara yakalanmaktır. Ama rahat olsunlar, zira meteorolojide ters rüzgar diye bir şey yok! Birçok pilot bu tabirin olaya Fransız ve magazinel, yani “paraşüt çakılsa da haber çıksa” mantığıyla bakan basın mensuplarının uydurması olduğunu iddia ediyor. Rüzgar yamaç paraşütünün en gerekli öğesidir. Pilotlar, günlük hatta saatlik olarak rüzgar durumunu çeşitli meteoroloji sitelerinden kontrol ederek uçuş yapıp yapmamaya karar verirler. Uçuş sırasında rüzgarın aniden kesilmesi, yön değiştirmesi ya da rüzgar girdabı diye tabir edilen durumun ortaya çıkmasında pilot paraşütü güvenli bir şekilde yere indirebilir. Zaten bunu yapamayana da pilot denmiyor!

En heyecanlı anlar havada değil, kalkışta ve inişte

Kalkışta adrenalin tavan yapar, zirvede keyif! Bu hep böyledir. Uçakla yaptığınız uçuşları düşünün. Uçağın hızlanışı, tekerleklerin yerden kopuşu, bir anda arkaya doğru itilişiniz, hızla yükselme ve tabii ki “Acaba inebilecek miyiz?” endişesiyle yapılan yere konuşlar… Yamaç paraşütünde de yükseklik daha az olsa da heyecan kalkış ve inişte pik yapar. Pilot paraşütünü uçacak duruma getirir, son kontrollerini yapar ve koşuya başlar. Eğer tandem, yani ikili yamaç paraşütü yapılıyorsa yolcular pilotun komutlarına birebir uymakla yükümlüdür. Pilot uygun bir termik, yani yükselen sıcak hava akımı yakalarsa heyecan biter, mutluluk başlar.

Trafik daha tehlikelidir

Türkiye’de 2014 yılında trafik kazalarında tam 3.524 kişi hayatını kaybetti. Bu insanların her biri televizyon haber bültenlerinde konu edilmedi belki ama yamaç paraşütüyle yapılan her kaza ana haberde kendine yer buldu! Bu durum da bu sporun fazlasıyla tehlikeli olduğu algısını yarattı. Oysa yamaç paraşütünde yılda bir ya da iki kez ölümlü kaza oluyor. Tek sorun bu kazalarda hafif yaralanma olasılığının olmaması! Türkiye’nin bir numaralı yamaç paraşütü alanı olan Fethiye’deki Babadağ’a çıkan keskin virajlı yolun kendisi bile tek başına yamaç paraşütünden daha korkutucudur! Birçokları yamaç paraşütü alanına geldiklerinde yüksekten korkup vazgeçecek olsa da o yoldan geri dönmemek için tandem uçuşuyla Ölüdeniz semalarında uçmaya razı olur!

Pilotlar çok havalıdır!

S paterni, 8 paterni, big ears, spiral dönüş, wingover, b-line stall… Havalı laflar değil mi? Yamaç paraşütü pilotlarının yaptığı bu uçuş ve çöküş manevralarını izleyenleri büyüler, pilotları alabildiğine karizmatik hale getirir. Ama sadece havada! Zira kimse göklerdeki bu kartalların yüzünü bilmez. İniş yapıp kaskını çıkartan pilot kalabalığa karıştı mı herkesi gökte bir başka pilota bakarken bulur. Kimse onu tanımaz ki!