Mobilemenu
Profile

Yarış Sırasında Koşucuların Sinirini Bozan 15 Durum

Başlangıç noktasına geç kalmak, yönünü kaybetmek, koşu ayakkabısı yerine başka ayakkabı giyip çıplak ayak koşmak zorunda kalmak... Bunlar bir koşucunun kabusları. Koşu ve yarış sırasında genellikle olumlu duygular içinde olsanız da elbette ara sıra bazı ters durumlar ile yüzleşmek zorunda kalırsınız. Ama panik yok! Önemli olan sakin ve soğukkanlı kalarak çözümler üretip, yola devam etmek.

1- Patika yarışlarında yaşayabileceğiniz en sinir bozucu durum elbette kaybolmaktır. Bu her patika koşucusunun ara sıra başına gelen bir olaydır. Aklınıza kaybolduğunuza dair bir şüphe düşer düşmez (bir süre hiçbir işaret göremediğinizde zaten durumu anlarsınız) hemen durun ve son işareti görene kadar geri dönün. Bu durumu önlemek için, özellikle biriyle sohbet ederek koşuyorsanız, çok dikkatli olmanız gerek. Genelde sohbet esnasında kaybolunur!

2- Başlangıç noktasına geç kalmak! Evet, maalesef böyle durumlar da gerçekten yaşanıyor. “Nasıl olur?” diye sorarsanız; alarm çalmamış ya da başlangıç noktası biraz uzak kaldığı için vakit doğru şekilde ayarlanamamış olabilir. Bu nedenle yarış için son dakikada değil erkenden çıkmak daha doğru. Alana biraz erken gelip esneme hareketleri yapmak, boş bir başlangıç noktası görmekten daha hoştur!

3- İhtiyacınız olan malzemeyi evde ya da kaldığınız otelde unutmak. Zorlu bir yarışa katılacakken batonlarını unutan ve onları almak için otele geri dönüp, start’a geç kalmasına rağmen yarışı üçüncü olarak bitiren birini bizzat tanıyorum (yurt dışında yaşanan bir olay)! Bu olayları yaşamasaydı belki de birinci olacaktı. Siz siz olun evden ya da otelden çıkmadan önce mutlaka bütün malzemelerinizi kontrol edin!

4- Bağcıkların çözülmesi! Artık pek çok farklı ayakkabı modeli ve bağcık sistemi de var ancak burada klasik olanlardan bahsedeceğiz. Sürekli durup, çözülen bağcıkları yeniden bağlamaktansa olayı tümden çözmek daha mantıklı. Yarıştan önce bağcıklarınızı bağladıktan sonra uçlarını koli bandı ile sarmak çok mantıklı, böylece çözülmeyecektir. Ancak bu işlemi yaparken fazla abartıya kaçmayın; yarış bittikten sonra bağcıklarınızı çözen yine siz olacaksınız!

5- Sırt ya da bel çantasının fermuarının patlaması. Burada ise en mantıklı çözüm, çanta ceplerini patlayacak kadar doldurmamaktır. Diyelim bu durumla yarış esnasında karşı karşıya kaldınız: O zaman patlayan bölgeyi çengelli iğnelerle sabitleyebilirsiniz (göğüs numarasından alarak). Yanınızda bandaj varsa (ben yanımda yapışkan bandaj taşırım) onunla da tamir edebilirsiniz.

6- Güneş kreminin gözünüze akması ve gözünüzü yakması. Burada dikkat edilmesi gereken nokta doğru malzemeyi seçmek. Spor yapanlar için özel olarak üretilen güneş kremlerinden edinmelisiniz. Diyelim bunu atladınız ve gözünüz yanmaya başladı: O zaman yanınızda bol su varsa yüzünüzü yıkayın. Yeterli suyunuz da mı yok? O zaman da kıyafetinizin bir parçasıyla gözünüzü nazikçe temizlemeyi çalışın.

7- Jellerin elinize yapışması. Jel kullanıyorsanız büyük ihtimal yapışkan eller sorunu yaşarsınız. Böyle bir durumda ağzınıza azıcık su alıp, elinizin üzerine dökebilirsiniz. Hem ağzınızı ıslatmış hem de ellerinizi temizlemiş olursunuz. Tutumluluk!

8- Kağıt parçasının nem ve terden okunmaz hale gelmesi. Yarış esnasında yarışın profilini (eğim grafiğini) ya da acil aranacak numaraları taşıyorsanız, bunları mutlaka küçük bir poşete koyun ya da imkanınız varsa PVC yaptırın. Aksi takdirde kağıt, ter ve nemden bozularak okunmaz hale gelebilir. Acil aranacak numaraları da her zaman telefonunuza kaydetmeyi ihmal etmeyin.

9- Telefonun şarjının bitmesi. Bu durumda fazla seçeneğiniz yok. Telefonun gereksiz veya o an için lüks kaçacak fonksiyonlarını kapatmanız ve şarjını yarıştan önce doldurmanız gerekir.

10- Çorabın yırtılması. Eğer uzun mesafeli bir yarıştaysanız bu durum çok sinir bozucu olabilir ve ayaklarınız su toplayabilir. Bu durumu önlemek için yarıştan önce çoraplarınızı kontrol etmeniz gerek. Bunun yanında çamura fena bir şekilde batarsanız da ayaklarınız su toplayabilir. Bu durumda yedek çorap çok faydalı olacak…

11- Kontrol noktasında sıvı tükettikten sonra bardağı unutmak. Unutup uzaklaştıktan sonra yapacak çok bir şey yok ama bu durumu önlemek için bardağınızı ince bir iple çantanıza bağlayabilirsiniz.

12- Baton kırılması. Baton ne kadar kaliteli olursa olsun bazen bu gibi durumlar da yaşanabiliyor. Eğer arazide yarışıyorsanız etrafınıza bakıp aynı uzunlukta bir dal bulup, baton niyetine kullanmak çözüm olabilir. 

13- Koşu saatinin pilinin bitmesi. Önlemek için mutlaka saat ayarınızı koşacağınız zamana göre yapın.

14- Bir sonraki kontrol noktasına gelmeden suyun bitmesi. Özellikle sıcak havalarda bu durum sadece sinir bozucu değil, tehlikeli de olabilir. Bu nedenle sadece istasyon arasındaki mesafelere değil, eğim grafiğine de bakın. Zor arazide 6 kilometrelik bir bölüm 3 saatinizi alabilir. Her istasyonda yeterli miktarda su aldığınıza emin olun. Aynı kurallar gıda için de geçerli. Hangi kontrol noktasında ne tür ikmal sunulduğunu yarıştan önce inceleyip ona göre beslenmek ve gıda takviyesi yapmak çok önemli.

15- Motivasyon kaybı. Çok yorgun ve bitkin olabilirsiniz. Burada yapacak tek bir şey var o da kendinizi tekrar motive etmektir. Bu yarışa neden katıldığınızı ve nasıl hazırlandığınızı düşünün. Ve tabii ki bitiş noktasında hissedeceğiniz sevinci yaşamak için devam edin!