Mobilemenu
Profile

Yaz Sıcağında Bisiklete Binmek ya da Binememek!

Saatini Kur

Profesyonel değilseniz kış aylarında pek fazla bisiklete binmemeyi tercih etmişsinizdir. Soğuk, sert rüzgarlar, kar yağışı derken nihayetinde ilkbahar gelir ve tekrar pedal çevirmeye başlarsınız. Arada yağmura yakalanmayı dert etmeseniz bile bir anda bastıran yaz sıcakları bisiklet keyfinizi bir anda sıfırlayabilir. Yapmanız gereken belli: Saatinizi kuracaksınız ve sabah erken kalkıp selenize oturacaksınız. Hava sıcaklığının düşüklüğünün yanı sıra havadaki ozon miktarı da daha az olduğundan, vücut daha az terler. Maksimum saat 11’de pedal çevirmeyi bırakıp duşunuzu alıp serinlemeye bakın. Sabah erken kalkamayan lapacı tayfadansanız akşam 7’den sonra da bisikletinizin üstüne çıkabilirsiniz.

Su, Daha Çok Su!

Bisiklet ve benzeri dayanıklılık sporlarının sağlıklı yapılabilmesinin en önemli maddesi sıvı alımını atlamamaktır. Yaz sıcağında aşırı sıvı kaybı çok daha fazla olur. Örneğin 60 ile 80 kilo arası ağırlıktaki bir bisikletçi, 30 derece sıcakta ortalama bir süre bisiklete bindiğinde 1,5 litreden fazla sıvı kaybeder. Bu yüzden her 15 dakikada bir, susadığınızı düşünmeseniz bile en az 200 mililitre sıvı almaya bakın. Ağırlığınızın yüzde 2’si kadar sıvı kaybedince susar, yüzde 4’te kaslarınızda kasılmalar hisseder, yüzde 10’da hayati tehlikeye girerseniz. Bunu önlemek için su tabii ki ilk seçenek. Dileyenler sporcu içeceği içebilir, hatta evde kendi bile yapabilir. Yüzde 30’u elma suyu, yüzde 70’i maden suyu olacak şekilde ve içine bir tutam tuz atacağınız bir litrelik karışım ideal.

İkoncan Olmayın!

Eda Taşpınar’la yarışmak istiyorsanız bunu sadece Türkbükü şezlonglarında değil, bisikletinizin üzerinde de yapabilirsiniz! Bisikletçilerin kötü kaderlerinden birisi de “amele yanığı” diye tabir edilen kısmi güneş yanıklarına sahip olmalarıdır. Bazıları formalarının ve taytlarının dışında kalan yerlerin bronz, diğer bölgelerin bembeyaz olmasını bir gurur meselesi olarak görebilir ama iş kötüye gidip ciddi yanıklara dönüşebilir. Bunun için uygun saatlerde bisiklete binmenin dışında sporcular için üretilmiş, terle birlikte dışarıya atılmayan, koruyucu kremlerden sürmeniz gerekiyor. Hatta bu yönde geliştirilmiş, cilt tipini girerek UV ışınlarının yoğunluğunu göz önüne alıp ne kadar süreyle sürüş yapılabileceğini hesaplayan cihazlardan da edinebilirsiniz. Deniz seviyesinden daha yukarılara çıkacaksanız, koruyucu faktörünün daha fazla olmasına da dikkat edin. Rakım 1000 metreyse UV ışınları da yüzde 20 fazlalaşmış demektir, aman dikkat!

Çarpılmayın!

Hava sıcak ya da soğuk olsun kask takmanız şart. Ne yazık ki kaskın altına ince de olsa güneş ışınlarını geçirmeyecek bir şeyler giymek pek olası değil. Bu durumda başınız daha çok ısınabilir ve terleme yapabilir. Havalandırma oluklarının maksimum performans gösterdiği kasklardan almalısınız. “Tepenin” fazla ısınmasından kaçamadıysanız mola verip, gölge bir yerde nemli, soğuk bir bezle kafayı soğutmalısınız. Mide bulantısı, ateş, nabız artışı, baş ağrısı peydah olduysa güneş çarpması başlıyor demektir. Hemen en yakın sağlık birimine pedallayın!

Yaz Modası

Fransa Turu şampiyonu Chris Froome’un takımı SKY’ın formalarını birçok bisikletçi severek giyiyor. Bu siyah formalar, “direnişçiler” tarafından Star Wars evrenindeki kötü güçlere benzetilse de karizmatik oldukları bir gerçek. Ama işte karizma da bir yere kadar! Sıcak saatlerde simsiyah bisiklet formaları teri dışarı ne kadar atarsa atsın, yine de pişeceğiniz garanti. O yüzden siz “Klon Ordusu” gibi takılıp beyaz formalar başta olmak üzere, açık renk kıyafetleri tercih edin.

Gözlük Tercihi

Bisiklet gözlükleri genel olarak rüzgar ve inişin etkisiyle göze kaçan toz, sinek gibi zarar verici unsurları engellemek için kullanılır. Ayrıca güneşin dik gelen ışınlarına karşı görüş sağlayabilmesi için de tercih edilir. Özellikle yazın UV ışınlarının retina ve korneaya zarar vermemesi için yüzde 100 UV korumalı güneş gözlükleri kullanmak gerekiyor. Ucuz ama güzel gözlükler almak yerine, tipine pek bakmadan bu özelliği olan gözlükleri takmaya gayret edin. Hem tepeden hem de yerden yansıyan ışınlara karşı bu duruma dikkat etmezseniz, körlüğe kadar uzanan bir yolda görme kaybına uğrayabilirsiniz. Kaliteli UV korumalı gözlüğünüzün camları çizildiyse de değiştirmeniz şart! Zira o özellik artık o arkadaşta bulunmuyor demektir.