Mobilemenu
Profile

Yeni Başlayanların Pek Bilmediği 9 Bisiklet Terimi

Bonklamak

Bisiklet yarışında ya da amatör binişlerde her şeyin bittiği andır! Beslenme eksikliği, yanlış zamanda atak yapmak, tamamlanamayacak bir rota dahilinde sürmek, çıkılamayacak bir yokuşu zorlamak gibi hatalı kararlar ve uygulamalar sonrasında fiziksel olarak çöküş yaşanması anlamına gelir. Her pedal çevirimi zulüm gelir, yol bitmeyecek gibi görünür, hız saatte 5 kilometreye iner… Daha kısa bir anlatımla, öylece kalırsınız; eve dönebilecek kadar yavaş yavaş pedal çevirebilirseniz şanslısınız demektir. Tam bir Türkçe karşılık istiyorsanız duvara çarpmak diyelim!

Commute

Bisikleti sporun dışında ulaşım aracı olarak kullananların, belli bir amaç dahilinde gittikleri rotaları ifade eder. Her gün evden işe ve işten eve gidenler, arkadaşlarıyla buluşmak için bisikletine atlayanlar, çeşitli alışveriş ve bürokratik işlemleri halletmek için pedallayanlar yaptıkları bu turları Strava ve benzeri uygulamalarda commute olarak işaretlerler. Hatta Strava 10 Mayıs 2016 gününü "Commute Günü" olarak belirledi. Temel amaç trafik ve sağlık gibi sebeplerden dolayı bisikletin gündelik hayata daha çok dahil edilmesidir.

Puncher

Bisiklet yarışlarında ne tam bir yokuşçu, ne tam bir klasikçe, ne de tam bir sprinter olan elemanlardır. Durun, böyle anlatınca biraz kötü göründü! Bir de şunu deneyelim: Düz veya çok zor olmayan inişli çıkışlı bir etabın sonunda biraz sert ama kısa bir yokuş var diyelim. İşte bu arkadaşlar son birkaç kilometrede fırlarlar, ölümüne atak yaparlar ve birkaç saniye içinde kendilerine yarışı kazandıracak farkı yaratabilirler. Örnek mi? Eski dünya şampiyonlarından Phillipe Gilbert.

Rulör

Fransızca kökeninin yazılışı "rouleur" olan bu tabir yine bir grup bisikletçiye ait. Bu arkadaşlar yol bisikleti şartlarının hemen hepsinde iyidirler ama en iyi değildirler. Düz yolda giderler, yokuş tırmanabilirler, icabında sprint basabilirler. Fakat her disiplinde onlardan daha iyi olanlar vardır. Yine bu all-rounder bisikletçiler takımları için çok önemlidir ve ekibin en iyi all-rounder’ının en büyük yardımcısı, domestiği olurlar. En tanınmışları nevi şahsına münhasır kişiliğiyle yakın zamanda emekli olan Jens Voigt’tur.

Grupetto

Hayır bu bir dondurma markası değil! Hatta kulağa öyle gelse bile pek de tatlı bir anlam ifade etmiyor. Büyük turların en zorlu dağlık etaplarında durumdan hoşnut olmayan bir grup bisikletçi vardır. Bunlar genellikle sprinterler, kazaya belaya karışıp yarışa zar zor devam edebilenler, hiçbir iddiası kalmayanlardır. Ama ne olursa olsun tura devam edebilmek için o zorlu etabı yarıştan diskalifiye edilmemek için belli bir zaman diliminde bitirmeleri gerekmektedir. Aksi halde adınız Marcell Kittel ya da Mark Cavendish bile olsa, sprint etaplarının tozunu bile atsanız tura veda edersiniz. İşte bu arkadaşlar pelotonun ya da liderler grubunun oldukça arkasında yeni bir pelotoncuk oluştururlar ve tempoyu diskalifiye olmayacakları bir şekilde ayarlayıp bir arada finişe doğru pedal çevirirler. Bu “loser” grubuna da grupetto denir!

Çekmek

Bisiklet yarışlarını izliyorsunuz ama bazı tabirleri anlamakta zorluk çekiyorsunuz. Örneğin, “Şu 'çekmek' dedikleri nedir yahu?” diyorsunuz. Bu söz, özellikle takım lideri ya da favori bir ismin, bir takım arkadaşının onun hemen önünde giderek rüzgar kalkanı olarak, geride kaldıysa ana gruba yetiştirmesi, atak yaptıysa atağını layıkıyla sonlandırması için ona tempo vermesini ifade eder. Hani aralarında bir ip olsa öndeki cengaver, arkadakini çeke çeke götürecek, o derece bir yardımı vardır!

Düşmek

Yarış sırasında bir anda “Froome düştü”, “Valverde düşüyor” gibi çığlıklar duyarsanız merak etmeyin, bir kaza yaşanmış değil. Yokuş çıkışlarında kimi zaman bir bisikletçi atak yapıp diğerlerini de buna karşılık vermeye zorlar, kimi zaman da bir takım en öne geçip yıldırıcı bir tempo yapıp buna dayanamayanları pes ettirmeye çalışır. İşte bu atak ya da tempoya bir süre karşılık verip, sonra pes edenlerin yavaş yavaş, bazen de bir anda gruptan kopup kendi tempolarıyla bir başlarına devam etmelerine düşmek denir. Gruptan ayrılmak, kopmak gibi düşünün...

Skinsuit

Özellikle time trial yarışlarında bisikletçilerin giydikleri, vücudu tamamen saran, ele alındığında avuç içi kadar olan, özel bir kumaştan yapılan formalar. Baktığınızda “Yok arkadaş ben bunun içine hayatta sığmam” dense de giyildiğinde aerodinamik yapısıyla rüzgara karşı bisikletçinin en büyük yardımcılarından birine dönüşür. Tabii bunu giyecek olanın cesur olması da gerekiyor; en azından bedeniyle barışık olmalı. Zira en ufak göbek, yağ katmanı gibi istenmeyen fazlalıklar kabak gibi ortaya çıkıyor!

Bunny Hop!

Bu yılın Paris-Roubaix yarışını izlediniz mi? İşte orada Peter Sagan kusursuz bir bunny hop yaptı! Yani bir tavşan zıplayışı. Önündeki kazadan etkilenmemek için bisikletinin iki tekerini birden havaya kaldırıp engelleri aşan Slovak yıldız belki bir hafta öncesi Ronde zaferini tekrarlayamadı ama bu hareketiyle sosyal medyada anında TT olmayı başardı. Aynı reaksiyonu gösteremeyen Fabian Cancellara’nın payınaysa yere yapışmak ve hayallere elveda demek düştü. Bu tarz kazalarda, yollardaki çukur ve tümseklerde bu şekilde bisikletinizi zıplatırsanız olası hasarların önüne geçebilirsiniz. Yani bunny hop sadece bir şovdan ibaret değil!