Mobilemenu
Profile

Yüzlerce Yıllık Bir Teknik: Eskimo Dönüşü

Inuitler (İnsan demektir.) yani Eskimolar (Kızılderili dilinde çiğ et yiyen demektir.) kayağın (ya da kano da diyebiliriz) mucitleridir. Kayak avcılık ve taşımacılık için Eskimolar tarafından kullanılan tek kişilik bir deniz taşıtı olup iki taraflı bir kürek yardımıyla sürülürdü. Inuitler ve Aleutler (başka bir Eskimo kavmi) hafif olması için kayaklarını ahşap veya veya balina iskeletinden yaparlar balina yağı sürerek su geçirmez hale getirdikleri hayvan derisini (çoğunlukla fok, mors) üzerine gererlerdi.

Kayak su üzerinde avlanmak için harika bir araçtı. Avcıların suda ilerleyerek avın arkasından dolanmalarına olanak verecek kadar sessizdi. Ön tarafına beyaz bir örtü gerildiği takdirde hayvanlar tarafından suda yüzen bir buz kütlesi olduğunun zannedilmesi sağlanabiliyordu.

Avcıların, annuraaq (Günümüzde kullanılan anorak kelimesinin kökeni bu kelimedir.) denilen ve genellikle fok derisinden yapılan uzun bir giysileri vardı. Avcı bu giysiyi giyer, giysinin baş kısmı ve bilekleri sıkılır ve kokpitin çevresine bağlanırdı. Yani kayak Eskimo’nun bir uzantısı haline gelirdi. Peki bu durumda suda alabora oldukları zaman avcılar su yüzüne nasıl çıkabiliyorlardı? Cevap çok basit. Su yüzeyine kayaklarından inerek çıkmıyorlardı. Suda kayaktan ayrılmak bir nevi intihar demekti. Buzlu suda (Dikkat! Buz gibi değil, buzlu.) hızlı ısı kaybından eskimoları koruyacak hiçbir olanak yoktu. Ayrıca üstlerindeki ağır hayvan derileriyle suda yüzebilmek çok zordu ve ayrıca kim yüzme biliyordu ki? Tepetaklak olan eskimo akciğerlerini tekrar havayla buluşturmanın pratik bir yöntemini bulmalıydı ve buldu da. Bu yöntem Eskimo dönüşüydü (roll). Eskimolar’ın bu manevranın yaklaşık 25 farklı çeşidini kullandıkları düşünülmektedir. Sadece alabora olduklarında değil bazen bu manevrayı kuvvetli bir dalganın kayağa çarpmasını engellemek için de yaparlardı.

Eskimo dönüşü, bu manevrayı Eskimolar icat edildiğinden beri kullanılıyor ve kayak sporcuları varyasyon sayısını bayağı arttırdılar. Farklı Eskimo dönüşleri farklı şartlar altında kullanılmakla beraber (Hemen hemen hepsinin bir kürek ve kalça hareketi içerdiğinin altını çizmek lazım.) tüm başarılı dönüşlerin temelinde önemli bir detay yatıyor aslında. O da şu: Kayağı kullanan kişinin başı sudan vücudundan sonra yani en son olarak çıkmalı. Başarılı bir dönüş için kişi sudan bir an önce başını çıkarmaya çalışma dürtüsünden kendini mutlaka kurtarmalı. En Çok Kullanılan 4 Eskimo Dönüş Tekniği 1- Burgu dönüşü (Screw roll) Başlangıç seviyesinde öğretilen ilk Eskimo dönüşü tekniği budur. Dalgasız, akıntısız, açık suda kullanılabilen bir teknik olup gerçekleştirilebilmesi için yeterli derecede bir alana ihtiyaç vardır. Bu nedenle dar, sıkışık yerlerde veya yüksek debili akarsularda nispeten daha az işe yarar.

2- C’den C’ye dönüşü (C-to-C roll) C’den C’ye dönüşe özellikle akış hızı yüksek akarsularda baş vurulur. İsmi dönüş sırasında vücudun suya giriş ve çıkış esnasında çizdiği C şeklinden esinlenerek konmuştur.

3- Ters burgu dönüşü (Reverse screw veya Back deck roll) Adından anlaşılabileceği gibi bu burgu dönüşüne benzemekle beraber aslında burguya göre ters yönde yapılan bir manevradır. Kişinin yönü, ağırlığı kayağın arka tarafındayken devrilirse hızlı bir dönüş için baş vurulabilen bir tekniktir. Dezavantajı kayak yapanın yüzünü çeşitli darbelere açık bırakması ve omzu için sakatlık riski oluşturabilmesidir.

4- Elle dönüş (Hand roll) Elle dönüş çok kullanılan bir yöntem olmayıp birkaç durumda uygulanabilir; şov amaçlı, kişi küreğini kaybetmişse veya kano polosu oynarken. Başarılı bir şekilde gerçekleştirmek için kalça hareketini doğru bir şekilde yapmanın önemi büyüktür. Ayrıca yüksek şelalerden düşerken küreksiz atlamak daha az riskli olduğundan yüksek şelalerde kayaking yapanlar tarafından sıkça kullanılan bir manevradır.