Mobilemenu
Profile

Bahar Klasikleri

İlkbaharın gelişini nasıl anlarsınız? Ağaçların yeşillenmesi, çayırların çiçeklenmesi, gökyüzünde leyleklerin görülmesi... Kentliler için bu gözlemi yapmanın en kolay yolu, bisikletli sayısının bir anda artmasıdır! Avrupa’da 100 yıldan fazla zamandır devam eden ve Bahar Klasikleri adını alan yarışlar, yaşlı kıtada ilkbaharın gerçek müjdeleri olarak kabul görüyor. Günübirlik koşulan bu yedi farklı yarış Belçika, Fransa, Hollanda ve İtalya’da yüzbinlerce, hatta milyonlarca izleyicinin sevinç çığlıkları ve heyecanlı alkışları altında yapılıyor.

Takvimin ilk yarışı İtalya’da yapılan Milano-San Remo klasiği. İtalyanlar 1907’den itibaren düzenledikleri bu yarışı “La Primavera”, yani “Bahar” olarak tanımlarlar. Klasikler arasında en uzun mesafede yapılan yarış da Milano-San Remo’dur; uzunluğu tam olarak 298 kilometre. Sprinterler bu yarışı sevse de Cipressa ve Poggio yokuşlarını öndekilerden kopmadan çıkamayana burada kız verilmiyor! Belçikalı efsane Eddie Merckx yememiş içmemiş bu yarışı tam yedi kez kazanmış! Bu sene kimler mi kapışır? Son iki yarışın galibi John Degenkolb ile Alexander Kristoff yine olağan şüpheli. Her yarışın favorisi Peter Sagan, Dünya Şampiyonası’nın ardından sezona yine kazanarak başlamak isteyecek. Geçen yılki formunu koruduğu takdirde Andre Gripel ile eski formunu yakalayabilirse Mark Cavendish de iki iddialı sprinter. Yarış 2016 yılında 19 Mart günü start alacak.

Klasikler takviminin ikinci heyecanı Belçika’da düzenlenen 219 kilometrelik Gent-Wevelgem yarışı. İlk olarak 1934 yılında düzenlenen yarış yine sprinterler açısından son derece önemli. Bir önceki hafta İtalya’da gülemeyen sprinterler buraya asılabilir. Tabii bir sonraki hafta koşulacak efsanevi yarış Flanders Turu’na yorgun gitmek istemeyecekleri için şans takımın ikinci isimlerine veya “domestiklerine” de gülebiliyor. Geçen yıl yarışı Luca Paolini’nin kazanması da buna en güzel örnek. Önümüzdeki yarış 27 Mart 2016 tarihinde!

Gent-Wevelgem güzel ancak doğrusu biraz gölgede kalmış bir yarıştır; zaten herhangi bir Belçikalı bisikletsevere en çok sevdiği yarışın hangisi olduğunu sorsanız, size büyük ihtimalle Ronde van Vlanderen, yani Flanders Turu cevabını verecektir. 1913 tarihli yarış Arnavut kaldırımlı ve bol tırmanışlı bir rotaya sahip. Öyle ki yarışta kimi zaman bisikletçilerin bisikletlerini omuzlarına alıp yürüdükleri bile görülür! 11,6 kilometrelik Koppenberg tırmanışı ve Muur-Kapelmuur yokuşuyla ünlü 262 kilometrelik yarışın efsaneleri artık veteran statüsündeki “Spartaküs” Fabian Cancellera ve Belçika’nın Merckx’ten sonra çıkarttığı en büyük bisikletçi Tom Boonen. Klasikçi Niki Terpstra, geçen yıl kaybedeceğini bile bile Alexander Cristoff’la bir sprint düellosuna girdi. Kazanmak isteyen klasikçi yarışın sonunu beklemeden kaçmalı, sprinterlerse onu yalnız bırakmamalı. Mutlaka isim isteyenler Sagan, Degenkolb, Cristoph’un yanına Terpstra,  Greg van Avermaet, Lars Boom, Jürgen Roelandts, Zdenek Stybar, Sep Vanmarcke, Geraint Thomas’a dikkat etmeliler. Flanders Turu’nu takip etmek isteyenler 2 Nisan günü için ajandalarına gerekli notları eklesin!

Takvimin dördüncü, en eski, kuşkusuz en heyecanlı ve en sevilen yarışı Paris-Roubaix ile artık klasikler Fransa topraklarına giriyor. İlk olarak 1896’da yapılan yarışa verilen “Kuzeyin Cehennemi”, “Klasiklerin Kraliçesi”, “Cehennemde Bir Pazar Günü” gibi lakaplar bisikletçilerin nasıl bir zorlukla karşılaşacaklarının göstergesi. Yetinmeyenler için 1919 yarışını kazanan Henri Pelissier’in “Bu bir yarış değil. Bu bir hac yolculuğu” sözü ya da Fransa Turu’nun organizatörü L’Equipe gazetesinin 1940’lardaki editörü Jacques Goddet’in “Bisikletin son büyük çılgınlığı” ifadesi yeterli olacaktır. Zamanında Roubaix’deki veledromun reklamını yapmak için düzenlenen yarışın en büyük özelliği tam 27 ayrı Arnavut kaldırımlı yolu bünyesinde barındırması. Sektör adı verilen bu geçişler 27’den 1’e doğru sayılarak geçiliyor ve zorlukları 1’den 5’e kadar verilen yıldızlarla derecelendiriliyor. İki Belçikalı Roger De Vlaeminck ve Tom Boonen bu çılgın savaşı dört kez kazanmayı başardılar. Flanders Turu’nu kazanamayanlar, bu yarışa fazlasıyla asılacaktır! 10 Nisan 2016 günü başlayacak bu yarışı kaçırmayın!

Sıra bir hafta içindeki üç yarışı ifade eden “Arden Klasikleri”nde. Önce Hollanda’ya geçen bisikletçiler Amstel Gold Race’de kapıştıktan sonra yine Belçika’ya dönüyor ve çarşamba günü La Fleche Wallonne (Valon Oku) kapışmasına katılıyor. Yine Belçika’da, pazar günü düzenlenen Liege-Bastogne-Liege Turu’yla Bahar Klasikleri tamamlanıyor. Cauberg tepesinin birkaç kez aşıldığı Amstel Gold Race, 1966 tarihli bir yarış. Hafta ortasında koşulan La Fleche Wallone ilk kez 1936 yılında yapıldı. Mur de Huy, yani Mür Duvarı adı verilen yokuşuyla da ünlü Liege-Bastonne-Liege ise klasiklerin en eskisi olma onurunu taşıyor. Doğum tarihi 1892. Avrupa 113 yıldır baharın gelişini onun sayesinde anlıyor! Yarışların ilki 18 Nisan 2016 tarihinde…