Mobilemenu
Profile

Bisiklet Korkusunu Yenmek İçin 5 Öneri

Bisiklete binmenin keyfi bir başka. Ancak çeşitli nedenlerden ötürü bu keyiften mahrum kalanlar var. Bırak pedal çevirmeye yeltenmeyi, gidona dokunma fikrinin bile ürküttüğü, bisiklete binmekten ciddi ciddi korkan kişiler için, “cyclophobia” tanımı literatürde kendine yer bulmuş bile. Uzmanlar, bu korkunun nedeni olarak, geçmişte yaşanmış düşme, çarpma, kırılma vs. gibi kötü bir tecrübeyi işaret ediyorlar. Ancak bisiklet korkusunun altında, kişinin olası bir kaza ihtimalini, sürekli olarak zihninden geçirmesi gibi şeyler de yatıyor olabiliyor.

Sırf korkusu yüzünden, çift tekerden yıllarca uzak duranları mutlu edecek, kim bilir belki de bisikletle tanışmalarına vesile olacak bazı önerilerimiz var.

1) En kötü olasılıkla yüzleş

Bisiklete binmek gibi performansa dayalı aktivitelerde, korkunun ve kaygının nedeni genelde başa gelebilecek kötü bir kaza düşüncesi olur. Bu noktada da, derde derman olacak anahtar, işe koyulmadan evvel, en kötüyü tartıp biçip onunla yüzleşmek ve onu kabullenmektir. Ancak bu konuda sıkıntılar yaşıyorsanız, yani karşılaşmaktan çekindiğiniz bazı sonuçlar varsa, en iyisi durmak ve devam etmemektir. Hazır olana kadar bisikletin başına geçmemeniz en doğru şey olacaktır.

2) Başarabildiğini hayal et

En kötüsünü kabullendikten sonraki adım, özgüveninizi tazeleyecek şeyleri gözünüzün önüne getirmek. Mevzu bisiklet olduğundan, kendinizi bisiklet üzerinde pedal çevirirken hayal etmek epey işe yarayacaktır. Bu aşamada, aslında bilincinizi değil bilinçdışınızı iknaya oynamanız gerektiğini unutmayın. Olmasını istemediğiniz şeylerin zihninizi meşgul etmesine izin vermek yerine, olmasını istediğiniz şeylere odaklanmak, başarı hissini de körükleyecek ve motivasyonunuzu diri tutacaktır.

3) Sınırlarını zorlarken dikkatli ol

Kimsenin ilk seferde harikalar yaratamayacağını unutmadan yola koyulursanız, süreci daha sağlıklı bir şekilde ilerletebilirsiniz. Bu esnada dikkat etmeniz gereken husus, bedeninizin sınırları olmalı. Dayanma gücünüzü hiçe sayarak tekrar tekrar denemeler yapmak, sizi yıpratmaktan ve hevesinizi kırmaktan başka bir işe yaramayacaktır. Sınırları zorlamak bazen iyi sonuçlar verebilir elbette, ancak hedeflerinizin kapasitenizle paralellik göstermesine dikkat etmelisiniz.

4) Küçük adımlarla ilerle

Bisiklete binmek gibi bir kere öğrenildiğinde unutulmayan yetilerin, sizde tam olarak yerleşebilmesi için kendinize biraz zaman tanımalısınız. Aynı şekilde korkuyu yenmek için de zaman, en büyük yoldaşınız olacaktır. İzlenmesi gereken yol, düzenli deneme yapmak, hızlı hareket etmemek ve öğrenme eylemini zamana yaymak olmalı. Zar zor pedal çevirirken, bir anda uzun mesafe kat etmeye kalkmak pek akıllıca bir tercih olmasa gerek. Yavaş ve temkinli öğrenmek, kulağınıza küpe etmeniz gereken altın öğüdünüz olmalı. Bu şekilde, gelişim çizelgeniz gözle görülebilir olacaktır, bu da haliyle, kendinize olan güveninizi artıracaktır. Unutmayın, korkuyu def etmenin en işe yarar yöntemlerinden biri özgüveni taze tutmaktır.

5) Gerginliği hayatından çıkar

Korku gibi güçlü bir duygu tek başına dolaşmaz, yanına başka negatif hisleri de katar. Korkuyla mücadele, aslında diğer tüm olumsuz duygularla mücadele gibidir. Süreçte yaşanan en ufak bir olumsuzlukta, gerginliğin kendini belli etmesi de kaçınılmaz olunca, motivasyon sekteye uğrayabilir. Atılan adımlar bir anda etkisini yitirebilir. Tüm bu ilişkiler yumağında, böyle bir şeye mahal vermemek adına, gerginliği denklemden çıkarmak inanılmaz derecede faydalı olacaktır. Sadece bu konu için değil aslında, gerginliğe boyanmayan bir hayatın kalitesinde de iyileşmeler kaçınılmazdır muhakkak.