Mobilemenu
Profile

Tur İçin Yanınıza Almanız Gereken 5 Çok Bilinmedik Şey

Bir Elinde Cımbız…

Tabii ki alınmamış, kalın ve bakımsız kaşlarınız bisiklet turunuz sırasında birisiyle tanışıp da sevgili olmanızı engellemesin diye yanınıza cımbız almalısınız demiyoruz! “Bir elinde cımbız, bir elinde ayna…” diye küçümsenen bu alet, evden uzakta lastiğiniz patladığında sizin için bir numaralı kurtarıcınız olabilir.  Lastiğinizi patlatan nesneyi kolayca bulduysanız cımbızınızı bakım çantanızda çıkartmanıza gerek olmaz. Sorun, dış lastiğin iç tarafında çok ama çok küçük olup da yine de iç lastiğinizi patlatmayı becerebilen küçük bir tel ya da taşı çıkartmak gerektiğinde ortaya çıkar. Cımbızınızın ince uçları birkaç dokunuşla bu belayı bertaraf etmenizi sağlar. Yanınızda cımbız yoksa ve o nesneyi lastiğinizden söküp atamazsanız birkaç dakika sonra yeni bir patlak lastiğiniz olacak demektir.

Köpek Bisküvisi, Ama Sizin İçin Değil!

Sokak köpeklerinin bisikletçileri kovalamayı sevdikleri bir sır değil. Bölgelerini koruma içgüdüsüyle hareket eden “dostlarımız” bisiklete binen bir insan görünce ne yapacaklarını şaşırıp saldırıya geçebiliyorlar. Oysa bisikletinizden indiğinizde genelde sorun kalmaz. Yanınıza alacağınız birkaç parça köpek bisküvisi sayesinde köpeklerin gönlünü kazanabilir, sonraki turlarda saldırıya uğramamayı garantiye alabilirsiniz. Hatta sizin sayenizde diğer bisikletçiler de bu ayrıcalıktan faydalanabilir.

Gazete Molası!

Ne kadar doğru giyinirseniz giyinin zorlu bir tırmanış yaparken alabildiğine terlersiniz. Sonrası, uzun bir iniş veya devam eden onlarca kilometre olabilir. Terlemek güzel ama o terlerin inişteki sert rüzgarla üzerinize yapışması soğuk algınlığına yakalanmanıza ya da bir yerlerinizin tutulmasına sebep olur. Her iki durumda da birkaç gün bisiklete binemezsiniz! Formanızın sırt cebine sokuşturacağınız birkaç gazete sayfasını iniş sırasında göğsünüze yerleştirirseniz rüzgarı kusursuz bir şekilde keser. Bu sayede o bölgedeki terlerin ciğerlerinizi hasta etmesine izin vermemiş olurusunuz. Yanınıza düzgün bir gazete aldıysanız molada okuyarak vakit de geçirebilirsiniz!

Fiber Bezim Olmadan Asla!

Acemiyseniz, bisikletle birkaç saatlik bir tur yapacakken “bir bilen”e sorduğunuzda size yola çıkmadan yanınıza almanız gerekenleri tek tek sıralar: El pompası, yedek iç lastik, tamir seti, yiyecek, su, kask… Ama kimsenin aklına terden lekelenen gözlükleri silmek için fiber bez alınması gerektiğini söylemek gelmez! Tamam belki bir bisiklet pompası kadar hayati bir malzeme değil. Yine de alnınızdan akan terler gözlük camınıza temas edince bıraktığı izlerden kurtulmanız gerektiğinde yanınızda bu iş için özel olarak üretilmiş bir bez yoksa canınız sıkılır. Terli formanızla silmeyi düşünmeyin bile! Görüşünüzü daha da berbat hale getirmekten fazlasını yapamazsınız.

Yağ, Bir Krallık İçin Yağ!

Zincir yağlamak bisiklete binmeden önce yapılan işlerden biridir. Hatta zincirinizi bir gün önceden yağlamanız çok daha doğrudur; yeni yağlanmış zincire yoldaki tozlar, çamurlar, her türlü yabancı madde çok çabuk yapışır. Bu yüzden en az yarım gün önceden zincirinizi yağlayıp yola öyle çıkmalısınız; zaten siz öyle yapıyorsunuzdur! Ama bir de şu var: Uzun turlarda, özellikle tırmanış veya orman içine girip çıkmalı rotalarda iklim ara ara değişebilir. Yükseklerde ya da ormanlarda bir anda sert bir yağmurun içinde kalabilirsiniz. O zaman yeni yağladığınız zinciriniz bir anda kupkuru kalabilir. Tabii 50 kilometre dişinizi sıkıp “gırç, gırç” sesleriyle pedal çevrime opsiyonunuz var ama 100 ml’lik şişelerde satılan yağlardan yanınıza alırsanız küçük bir molayla yolunuza o güzel zincir sesiniz ve düşmeyen performansınızla devam edebilirsiniz.