Mobilemenu
Profile

Bisiklete Binenlerin Duymaktan Bunaldığı Sözler

Yine mi tura çıkıyorsun?

Bisiklete binmek genelde çocukken öğrenilir, tüm hayat boyunca devam ettirilir. Tabii bazıları bunu gündelik hayatlarının içine sokar. Kimi spor, kimi gezi, kimi de ulaşım amaçlı şekilde pedal çevirmeye devam eder. Performans için bisiklete biniyorsanız haftanın dört, beş günü tura çıkarsınız. Hal böyle olunca yakınınızdakilerin “Gene miiiii?” sorusundan, şaşkınlığından, serzenişinden kurtulamazsınız.

Yine bisiklet için para mı harcadın?

Doğruya doğru; bisiklet sporu biraz bütçe ister. İlkin bisikletiniz, kıyafetiniz ve ekipmanınız için para harcadıktan sonra bir daha elinizi cüzdanınıza atmayacağınızı düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Siz bu durumun farkında olsanız bile “diğerleri” değildir. Yedek lastik almaktan kırılan jant tellerini onarmaya, kal değiştirmekten yeni kaska ara ara harcama kalemleri kapınızı çalar. Bu da bisiklet yüzünden havaya para saçtığınıza dair eleştiriler almanıza sebep olur.

Kendine bir motosiklet ya da araba alsana

Spor amaçlı bisiklete binen hemen herkes zamanlar her yere bisikletiyle gitmeyi istemeye başlar. İşe, arkadaşlarla buluşmaya, alışverişe… Selenize oturduğunuz zaman bambaşka bir dünyaya girersiniz. Hava ve yol durumu artık önemsiz olur. Bisikletsiz kaldığınızda kendinizi garip hissedersiniz. Siz bisikletinizle böylesi bir aşk yaşarken “çok bilmişin biri” çıkar “Ya abicim sen de artık kendine bir motosiklet veya araba al da şu bisikletten kurtul!” deyiverir. Ne bilsin!

O da mı geliyor?

Haftanın en az dört günü bisiklete biniyorsanız, tatiller ve seyahatler sizin için bir sorunu da ortaya çıkarır: Bisikletsiz kalmak! Bu yüzden özellikle araba kullanıyorsanız kendinize bir bisiklet taşıyıcısı alır bir gecelik gidişlerinize bile bisikletinizi götürmeye başlarsınız. Tabii ailenizden bu yönden homurdanmaları da duymaya göze alıyorsanız!

Oraya gidemezsin, yokuş var

Yeni bir yerde bisiklete biniyorsanız, yol sorduysanız, güzergah hakkında bilgi alıyorsanız sık sık şu uyarıyla karşılaşırsınız: “Oraya gitme.” Bunun nedeninin güvenlik ya da yolun kalitesizliği olduğunu düşünerek nedenini sorduğunuzda “Orada yokuş var. Geri dönmek zorunda kalırsın” yanıtını alırsınız. Siz ne kadar “Yahu ben zaten yokuş için oraya gidiyorum” deseniz de karşı tarafı inandırmak pek de mümkün olmaz!

Ne? Grubunuza kadın bisikletçi mi aldınız?

Bisiklet için seksist, tamamen erkek egemen bir yapıya sahip bir spor olduğu yönünde eleştiriler getirilir. Profesyonel yarışlardan performans odaklı bisiklete binenlere dek uzanan bu eleştirileri yapanların bile bir çok kısmı bir yol bisikleti grubuna kadın üye dahil edilince şaşırır. Akla hemen “bambaşka” fikirler geldiği yönünde sataşmalar başlar. Tabii bu durumun tam tersi o kadın bisikletçiler için de geçerlidir. Tamamen erkeklerden oluşan bir gruba dahil olmasını hayra yormayan “seksistler” bisikletçilerin sayısından çok daha fazladır!