Mobilemenu
Profile

Bisikletin CrossFit’ten Üstün Olan 5 Özelliği

Diş fırçalarken canınız acımaz

CrossFit yapanlar iyi bilir. Zorlu bir çalışma gününün ardından masadaki şişeden su almak, mutfak masasının üzerindeki elmaya uzanmak veya dişleri fırçalamak için bir kolu kaldırmak zulüm gibi gelebilir. Bisikletle en zorlu turu da yapsanız makul bir dinlenme süresi sonrasında “hayata devam edebilecek” kadar kendinizi toparlarsanız. Bisiklet, CrossFit kadar haşin değildir.

Yeni bir dil öğrenmek zorunda kalmazsınız

Elbette bisikletin de kendine özgü bir terminolojisi var. Yüksek ve alçak kadanstan aynakola, bike-fit’ten pelotona birçok terimi bünyesinde barındırıyor. Diğer taraftan dayanıklılık sporları ve başka dallarda kullanılan interval, fartlek, sprint, tempo gibi ortak terimler söz konusu. Geçmişi çok eski olmayan CrossFit ise adeta kendi diliyle doğmuş bir bebek gibi. CrossFit eğitmenlerinin ağzından düşmeyen WOD, AMRAP, wall balls, DB Snatches, Clusters, T2B gibi terimleri öğrenene kadar hareketleri doğra yapmak için fazlasıyla uğraşmak gerekecek. Belki şifre kırıcı olarak yeni bir meslek bile edinebilirsiniz! Bu da CrossFit’in size kazandıracağı başka bir şey!

Açık havanın tadına varabilirsiniz

CrossFit yaparken yoğun bir konsantrasyon gerekir. Her gramınıza kadar kendinizi CrossFit’e vermek zorundasınız. Bunun da altından kalkabilmek için çok özel zihinsel bir bölge inşa etmelisiniz. Bir kere buna odaklanınca çevrenizde olup biteni görmezsiniz bile. Bisiklette en zorlu yokuşta veya haşin interval çalışması sırasında bile sessiz yolu, yüzünüzdeki güneşi, sırtınızdaki rüzgarı hisseder; zorlandığınız anlarda bu doğa mucizelerinden güç ve keyif alırsınız.

Daha güzel sesler duyarsınız

Bisikletle özellikle doğada sürüş yapıyorsunuz kulağınıza muhteşem sesler gelir. Tabii ki ilk sırada zincirinizin kusursuz şıkırtısını duyarak mest olursunuz. Tekerleklerin sesleri,düzenli nefes alışverişiniz, rüzgarın çığlıkları, dalgaların ve ağaçların senfonisi… CrossFit yaparken salonda bunları bulamazsınız. Zorlu bir hareketin üstesinden gelmeye çalışanların halterci gibi bağırışlarını dinlemeyi seviyorsanız o başka.

Kendinizi süper kahraman gibi hissedersiniz

Bisikletinizle uzun, alabildiğine dik ve belalı bir yokuşu tırmanışı zor bela yapsanız bile inişe başladığınız anda çektiğiniz tüm çileler zihninizden kaybolur gider. Birkaç dakika önce hayata küsmüş o insan gider, yerine dünyayı tüm ağırlığıyla kaldırabilecek kadar güçlü ve motive bir süper kahraman gelir. Birkaç yokuşu içeren bir tur yapıyorsanız her geçen dakika yorulsanız bile kendinizi daha güçlü hissederseniz. Utanmayan “BEN DÜNYANIN KRALIYIM!” diye bile bağırarak sürmeye devam edebilir! Mutlaka CrossFit çalışmasını bitiren sporcular da benzer hisler yaşıyor ama ağırlığının yüzde 68’iyle 20 kez çömelip kalkarak back squat yaparken hiç de öyle düşünceler akla üşüşmez. “Bir an önce ayağa kalk ve şu yükten kurtul!”