Mobilemenu
Profile

Bisikletle İşe Gitmek İsteyenler İçin 10 İpucu

İlk Soru: Hangi Rotaya Hangi Bisiklet?

Sizi kandırıyorlar; işe gitmek için metroya, metrobüse, otobüse ya da başka bir toplu taşıma aracına binmek zorunda değilsiniz. Bisikletle de mesaiye zamanında gidebilir, üstelik gidiş gelişlerde hava alır, sporunuzu da yapmış olursunuz. Zaten bir bisikletiniz varsa ve sık sık sürüyorsanız kendi başınızın çaresine bakabilirsiniz demektir. Yoksa ilk iş kendinize “doğru” bisikleti almak olmalı. Güzergahınıza göre bir bisiklet alarak işe başlayabilirsiniz. Yol bisikleti mi yoksa şehir ya da hibrit bir bisiklet mi buna karar verin. Arada toplu taşımaya binmek zorundaysanız katlanır bir bisiklet de işinizi görebilir. Bu “elastik” canavarlar yokuş da çıkabiliyor!

Bisikletinizi ve Kendinizi Donatın

Bisikletinizi aldığınız yerdeki ya da bu işi yapan uzmanlara sele, gidon, gidon boğazı ayarlarınızı yaptırın. Masa başına geçtiğinizde belinizin ve boynunuzun ağrımasını istemezsiniz. Kask, öne beyaz arkaya kırmızı ışık, kilit, lastik tamir seti ve gündelik eşyalarınızı taşırken sizi rahatsız etmeyecek bir çanta edinin. Bisiklet ürünleri satan yerlerde bisikletçiler için sırtı rahat ettiren çantalar da bulunur. Ya da bir “rack” alın, arka tekerin üzerine monte edin; bırakın bisikletiniz çantanızı taşısın!

Kilit Taşımaya Üşenmeyin

Eminiz sürüşten sonra bisikletinizi her seferinde evinize kadar taşıyorsunuzdur. Günümüz dünyasında her an her yerde bisiklet hırsızlığı olabiliyor. Şanslıysanız ofisinizde bisikletinizi koyabileceğiniz bir yer vardır. O zaman onu kilitlemeyebilirsiniz. Bu durumda tek rahatsızlığınız arkadaşlarınızın bisikleti “kaçırması” olacaktır! Ama ofis içinde yer yoksa ve iki tekeriniz dışarıda duracaksa en sağlamından kilitlere ihtiyacınız var demektir. Bunlar da kesilmesi zor olsun diye alabildiğine kalın, dolayısıyla da ağırdır. Ama emin olun birkaç yüz gram fazla taşımaya değer!

En Güzel Rotayı Bulun

Tabii burada güzelden kasıt manzarası güzel olan değil! Gerçi arada sırada yolu uzatma pahasına onu da tercih edebilirsiniz, neticede bisiklet özgürlük demek değil mi? Ama sağ salim, zamanında ve perişan olmadan işe bisikletle gitmek istiyorsanız güzergahınızı en doğru şekilde önceden planlamalı ve uygulamalısınız. Rotanız üzerinde bisiklet yolları varsa onları tercih edebilirsiniz; yoksa da ana caddelerin işlek trafiğinden kaçarak paralel ara sokakları da tutturabilirsiniz. 3-5 dakika kaybeder ama çok şey kazanabilirsiniz! Kimi zaman geniş bulvarlar tam anlamıyla “bisiklet dostu yol” haline dönebiliyor. Bunları keşfetmek için de birkaç seferinizi uzatmaya değer. Harita ve bisiklet sosyal ağlarını kullanarak aynı rotada üzerinde seyreden diğer bisikletlilerden de yol detayları almak, ortak sürüşler yapmak da olası.

Güvenli Sürüşten Şaşmayın

Toplantıya geç kalıyor ya da projenizin son teslim saati yaklaşıyor olabilir ama bunun için asla kırmızı ışıkta geçmeyin, kamyon ve otobüsleri sollamak için debelenmeyin. Zira o toplantıya hiç katılamayabilir, o projeyi patronunuza hiç sunamayabilirsiniz! Trafik kuralları bisikletçiler için de geçerlidir. Örneğin yolda bir bisiklet yolu varsa orayı kullanmalısınız; yoksa en sağ şerit sizin. Kamyonların kör noktası çok geniş bir alanı kapsar, onları sollamamaya çalışın. Çok yavaş giden bir tanesine denk geldiyseniz olabildiğince güvenli hareket edin. Işıklara, trafikte seyreden araçlara, her an her şeyi yapabilecek yayalara pür dikkat kesilin! Yolunuza çıkması muhtemel sürücülerle göz teması da kurmadan aracın önünden geçmemeye bakın. Tabii bir de aniden açılan kapılar var. Bunun için de araçlardan bir metre açıkta gitmeye çalışın. Bırakın arkanızdakiler kornalarını körüklesin!

Ter Kokusuna Önlem Alın

Örneğin hiç kimse yanında oturan mesai arkadaşının ter içinde olmasını ve daha kötüsü ter kokmasını istemez! İş yerinizde duş olup olmadığını öğrenmeye bakın. Varsa yaşadınız! Yoksa da yakınlardaki spor salonlarına ya da havuzlara danışın. Belki küçük bir aylık ödeme karşılığında bu hizmeti size verirler. Fena mı olur! Duş imkanınız hiçbir şekilde yoksa yola çıkmadan önce evde duşunuzu alın ve temiz formalar giyin. Terleseniz de kötü kokmazsınız. Ayrıca ofiste bol yedek kıyafet barındırın. Bir gün çantayla birkaç takım eşyayı götürün, sürüş sonrası onları giyin. Bisiklet formanızı çıkarınca hemen o günün tişörtünü ya da gömleğini değil, durmanızın ardından basacak tere kurban edecek başka bir şey giyin. Tam anlamıyla soğuduğunuzda asıl kıyafetinizi giyersiniz.

Bisiklette bisiklet, ofiste ofis kıyafeti…

Ofiste gün boyu giyeceğiniz kıyafetlere bisiklete binmeyi asla düşünmeyin. Yolunuz çok kısa olsa bile bu birçok bakımdan sıkıntı yaratır. Terlemeyecek kadar yakından geliyorsanız da kıyafetlerinizin zincirle temas edip yağlanmasının, yollardaki su birikintileri yüzünden kirlenmesinin ya da küçük bir sürtmeyle yırtılmasının önüne geçemeyebilirsiniz. Bu yüzden mesai saatleri içinde giyeceklerinizi ofiste bırakmanız en doğrusu.

Bisiklet Kıyafetlerinizi Koruyun

İşe bisikletle gidip gelmeye karar verdiyseniz, bunun baharı ve yazı kadar, sonbaharı ve kışı olduğunu da unutmayın. Yağmurlu ve soğuk günler sizi biraz zorlayacak. En büyük sıkıntı belki de ıslanan o kıyafetlerle dönecek olmanız. Bu yüzden onları elinizde olduğu kadar korumaya bakmalısınız. Kaskınızın altına su geçirmez bir termal bere giyebilirisiniz. Yağmurluk ve rüzgarlık da kesinlikle edinmelisiniz. En büyük sıkıntılardan biri de yağmurlu günlerde ayakların ve ayakkabıların ıslanmasıdır. Hem yağmura hem de soğuğa karşı kullanılan ayakkabı kılıflarından siz de alın. Her şeye rağmen ayakkabınız ıslandıysa şunu deneyin: Ayakkabılarınızın içine gazete kağıtlarını doldurun. Çok kısa sürede bütün suyu emeceklerdir!

Yardım İstemekten Çekinmeyin

Bisikletle işe gidiyorsanız birçok konuda yardıma ihtiyaç duyabilirsiniz. Yol sormak, ihtiyaç halinde bilinen toplu taşıma araçlarında bisikleti yerleştirmede destek almak, sürüş sırasındaki arızaları gidermek bunlardan birkaçı. Sizden daha deneyimli bir bisikletçiyle aynı rotada sürüyorsanız onunla irtibat kurup birlikte sürmeye bakın. İşe beraber gidip gelebilmek için mesai arkadaşlarınızı da bisikletçi yapmaya bakın. Yanınızda birisinin bulunması kesinlikle daha iyidir. Lastik patlattıysanız ve bir başka bisikletçi durup yardım önerdiyse, lastiğinizi kendiniz tamir edebilecek yeterlikte olsanız bile öneriyi kabul edin. Belki de bilmediğiniz bir yöntem öğrenirsiniz ya da yeni bir yol arkadaşı kazanırsınız!

Unutmayın: Her Gün Binmek Zorunda Değilsiniz!

Özellikle ilk dönemlerde işe bisikletle gidip gelmek bir yerden sonra zor gelmeye başlayabilir. Bazen fiziksel, bazen de psikolojik olarak zorlanabilirsiniz. Öncelikle, bunu her gün yapmak zorunda değilsiniz. Ara vermek, yenilenmek iyi gelecektir. Bazen arkadaşlarla mesai sonrası buluşma tertip edilmiş, yağmur bastırmış ya da sadece canınız istemiyor olabilir. Bisikletinizi ofiste bırakıp eve öyle dönün. Sabah da yine toplu taşımayla ofise gelir ve bisikletsiz işe gidip gelmenin ne kadar sinir bozucu olduğunu hatırlarsınız!