Mobilemenu
Profile

Bisikletten Alınacak Hayat Dersleri

Küçük Balığa Saygı Duymak

Klasik sözdür: “Büyük balık, küçük balığı yutar!” Bu düşüncenin sadece okyanuslarda ve denizlerdeki yaşama ait olduğunu sanıyorsanız bisikletle hiç trafiğe çıkmamışsınız demektir! Tırlar kamyonları, otobüsler minibüsleri, otomobiller motosikletleri sıkıştırmayı pek bir severler. Şoförlerin çoğu kullandığından küçük tonajdaki ve motor hacmindeki araçların kendisine “Ağa” gibi davranmasını ister. Bisiklet, karayolundaki en küçük araçtır ve bisikletli hayatta kalabilmek için tüm araçlara dikkat etmek zorundadır. Kendinden küçüğe tahammül edemeyen şoförler çok değil, bir kere trafikte bisiklet kullansa o zaman küçük balık olmayı anlar, anlayışsız şoförlerin nasıl sıkıntı yarattığını görür ve direksiyon başına geçtiğinde kendisinden küçükleri kollamaya başlar. Buna halk arasında “empati” deniyordu değil mi?

Önlem Almamak

Bazı bisikletçiler vardır, cengaverdirler… Onların lastiği patlamaz, zinciri kopmaz, vites teli atmaz… Ya da sadece bir güne kadar! O ana kadar yanlarında hiçbir yedek parça taşımadan sürmüşlerdir ama o gün yolda kalınca kafalarına dank eder ve bir sonraki sefere kadar eksiklerini tamamlarlar. Üstelik bu ders o kadar önemlidir ki daha sonrasında gündelik hayatlarında da önlemleri almadan hareket etmezler. Tatil rezervasyonu yapacakları oteli daha iyi soruştururlar, arabalarının bakımını tam yaptırırlar, evlerinin eksiğini sıkışmadan tamamlarlar.

Plansız Hayata Son Vermek

Uzun bisiklet sürüşleri yapanların sürüş öncesi hazırlığı en az sürüşün kendisi kadar önemlidir. Hangi rotada bineceklerine karar verirken havanın sıcaklığını, rüzgarın esiş yönünü, rotanın dinamiklerini (yokuş, trafik, viraj vs.) göz önüne alırlar; günün ihtiyaçlarını (su, yiyecek, yedek parça) göz ardı etmezler; hatta sürüş sırasında ihtiyaç halinde yolu değiştirip girecekleri alternatif rotayı belirlerler. Bu sayede günün koşuşturması arasına sıkıştırdıkları bisiklet sürüşünden maksimum keyif alırlar. Basit bir bisiklet sürüşünü bu kadar özenli planlayanların, hayatlarını da aynı disiplinle planladıklarını ve ondan maksimum keyif aldıklarını tahmin edebilirsiniz.

Tanımadığı Kişilerle Temas Kurabilmek

Yaşlı insanların ağzından hiç gitmeyen bir sözdür: “Eskiden sokakta karşılaşan insanlar birbirine selam verirdi; şimdi karşı komşunu tanımıyorsun!” Kimler tanımadıkları kişilerle selamlaşıyor biliyor musunuz? Bisikletçiler. Üstelik sadece pedal çevirirken karşılaşan bisikletçiler değil bu selamlaşmayı yapanlar; araçlarıyla bile çıkmakta zorlandıkları yokuşta kan ter içinde bisiklete binen birisini görenler bile kornayla, tezahüratla, alkışla bu kişileri selamlar. Bisiklet, hayatın içindeki samimiyeti ortaya çıkaran bir numaralı araçtır. Ondan biraz ders alan herkes çok daha huzurlu ve mutlu bir hayat sürer.

Ayrıntılara Dikkat Etmek

Bisiklet kullanırken her saniye çok dikkatli olmalı, konsantrasyonunuzun bozulmasına izin vermemelisiniz. Viraja biraz hızlı girmek, ön frene azıcık fazla basmak, yoldaki çukura dikkat etmemek ve daha birçok küçücük detay bir anda yere yapışmanıza sebep olabilir. Tıpkı ofis toplantısına geç kalıp işten kovulmak, basit görünen sınavı kaçırıp sınıfta kalmak, o son kadehi içip trafiğe çıkıp kaza yapmak gibi… Küçük ama önemsiz görülen bazı hatalar bisiklette olduğu gibi hayatta da yere yapışmanızı garanti edebilir, dikkatli olun. 

Gücünün Farkına Varmak

Bisiklete binmek isteyen ama bir türlü pedal çevirmeye başlamayanların ortak sızlanma noktası “Yokuşları çıkamıyorum” dur. Denediler mi, bilinmez ama kendilerini güçsüz olduklarına ikna ederler. Deneyip yolun yarısında durup soluklanıp tekrar pedallara asılmak, olmadı bisiklet elde yokuşu yürüyerek çıkmak, hiç olmadı geri dönüp ertesi gün tekrar denemek aslında o yokuşu bir gün tek nefeste çıkmalarının küçük adımlarıdır. Denersiniz, yenilirsiniz, tekrar denersiniz, tekrar yenilirsiniz, bir kez daha dener ve kazanır, o yokuşu yenersiniz. Gün geçtikçe yokuşların yüksekliği ve eğimi artar, aslında ne kadar güçlü olduğunuzu anlarsınız. Bu başarının psikolojik etkilerini tartıp günlük hayatınızda da aynı şekilde hareket ederseniz… İşte o zaman kimse sizi tutamaz!

Formda Kalmanın Tadına Varmak

İnsanlar kilo vermek için bisiklete binebilirler ama bisiklete en çok binenler formlarını korumak isteyenlerdir. İdeal kilolarına ulaşmışlardır, ölçüleri sağlık kriterlerinin içindedir, yeme-içmelerine azami dikkat gösterirler. İşlenmiş gıdalardan, sigaradan, fast food zincirlerinden uzak dururlar; spor yapmadıkları zaman ruhsal sıkıntı çekerler. Çünkü bir kere formda olmanın mutluluğuna erişmişlerdir ve bunu korumak için çalışmaktadırlar. Sadece profesyonel sporculara has zannedilen bu ayrıcalık aslında herkesin ulaşabileceği sıradan bir şeydir. Pedal çevirmek bu kapıyı açacak anahtarlardan bir tanesi ve en güzeli!