Mobilemenu
Profile

Bu Şehirler Arabayı Yasaklayıp Bisiklete Geçiyor

ABD Sayım Bürosu'na göre, Amerikalıların yaklaşık yüzde 80'i şimdilerde kentsel alanlarda yaşıyor. Küresel olarak ise bu oran %54’e tekabül ediyor. Şehir merkezleri her zamankinden daha kalabalık. Arabaların oluşturduğu trafik sıkışıklığı ise günde ortalama 1700 dolarlık bir zarar oluşturuyor. Doğaya verilen zarar ise tam olarak ölçülebilmiş değil. Londra, San Diego ve Brüksel gibi kentler araç sayısına kısıtlama getirse de bu henüz bir çözüm değil. Bazı kentler ise çözümü araçlara kapalı yerleri çoğaltıp insanları bisiklete yönlendirmekte buluyor ve aslına bakarsanız başarılı da oluyor. İşte o şehirlerden bazıları.

Oslo, Norveç

 

Oslo, Norveç

2019'un başlarından itibaren Oslo merkezinde halka açık park yerleri resmen yasaklandı. Bu bir anlamda insanlara “arabanızla hiçbir yere park edemezsiniz o yüzden hiç zahmet etmeyin” demekti. Amaç ise 2030 yılında tüm arabaları ortadan kaldırmak. İnsanları öncelikle toplu taşıma araçlarına yönlendiren Oslo belediyesi yaptırdığı yeni bisiklet yolları ile de bir bakıma “biraz da bisiklete binin” diyor.

Şu an Oslo şehir merkezinin büyük bölümü, araç trafiğini en aza indirgemek veya ortadan kaldırmak için büyük caddeleri tamamen yayalara açık hale getirdi. Bazı bölgelerde kısıtlı trafiğe izin verilse de, diğerlerinde bir bisikletin çıngırtısını bir motor sesinden daha çok duyma ihtimaliniz yüksek.

Hamburg, Almanya

1,8 milyonluk bir Alman şehri olan Hamburg, şehir merkezinde yürüyüş yapmayı ve bisiklet sürmeyi kolaylaştırmak için kentsel çekirdeğini yeniden yapılandırma sürecinde. Amaç, 20 yıl boyunca şehir genelinde otomobillere izin verilmeyen ve insanların işlerine ve evlerine yayan ulaşabilecekleri bir “Yeşil Ağ” yaratmak. Şehir 2035 yılına kadar bu planı tamamen hayata geçirmeyi planlıyor. Kısacası Hamburg’a yolunuz düşecek olursa arabadan ziyade bisiklet kiralamaya bakın deriz. Böylelikle kentte size gülümseyerek bakan insan sayısı da artabilir. 

Gent, Belçika

Belçika'nın en büyük üçüncü şehri olan Gent, yaklaşık 23 yıldır arabalardan kurtulmaya çalışıyor ve bunu da büyük oranda başardılar. 1996'da Belediye Başkanı Frank Beke, şehir merkezinin 35 hektarlık bir alanı içinde otomobillerin yasaklanmasını sağladı ve Gent'in merkezini yürünebilir, bisikletle gezilebilir bir gezinti alanına dönüştürdü. Şehrin bu çabası, günümüz şehirleri için bir model olarak duruyor ve Gent her geçen gün dünyanın en az arabaya ev sahipliği yapan kenti haline geliyor. 

Madrid, İspanya

Madrid, 30 Kasım 2018 Cuma günü tarihi bir adım attı. O gün, İspanya'nın başkenti, kentsel çekirdeğini “ultra düşük emisyon bölgesi” olarak belirledi ve 2000'den önce gazla çalışan çoğu aracı ve 2006'dan önce yapılan dizel araçları yasakladı. Bu açık açık kent içinde araba kullanmayın demek oluyordu ve El Pais gazetesine göre, yeni kısıtlamaların ilk gününde trafik üçte bir oranında azalmıştı. 2020'ye gelindiğinde, düzenlemeler daha da sıkılaşacak şekilde ayarlandı. Kısacası Madrid’de arabaların yerini daha çok bisiklet alacak gibi görünüyor. Yapılan yeni bisiklet yolları da bunun kanıtı sayılır.

Diğerleri

 

Dünyanın her yerinden başka şehirler de arabalardan kent içinde kurtulmaya çalışıyor. Paris, Bogota ve Mexico City bunu başarıyla gerçekleştirdi.

Paris'te, her ayın ilk Pazar günü, saat 10: 00'da başlayan ve öğleden sonra 6.00'da sona eren, uygulamaya göre 1., 2., 3. ve 4. bölgelerde araç kullanmak yasak. Uygulama geçen ekim ayında Belediye Başkanı Anne Hidalgo tarafından yürürlüğe sokuldu ve 1997'den önce yapılan arabaların hafta içi şehir merkezine girmesini yasaklayan önceki uygulamayı destekledi.

Kolombiya'nın başkenti Bogota ise biraz daha ileri gidiyor ve birçok ana yolunu her pazar günü araçsız gezinti alanına dönüştürüyor. Sokaklar her pazar, müzik, dans gösterileri ve bisikletlerle doluyor.