Mobilemenu
Profile

Dağ Bisikletiyle Yokuş Çıkmak İçin 7 Tavsiye

Nefes Gibi Nefes

Yarış atları dörtnala koşarken her adımlarında nefes alır verirler. Sizin neyiniz eksik! Tırmanış sırasında da hızlı bir biçimde nefes alıp, bunun önce ciğerlerinize, ardından da bütün bedeninize yayılmasını sağlayın. İki tırmanış bölümü arasında da nefesini normal hale getirecek bir tempoda gitmeye gayret edin.

Mental Olarak Hazırlan

Önünüzde uzun ve zorlu bir yokuş mu görünüyor. Yapmanız gereken bunu çeşitli bölümlere ayırmak. “Şu ağacın hizası”, “İlerideki kaya”, “Dönemeçten sonra” gibi işaretler belirleyip ilk olarak oralara ulaşmaya çalışın. Bu şekilde yanan bacaklarınıza ya da ciğerlerinize de moral verebilirsiniz! Tırmanışı bu şekilde parçalara ayırırsanız, bütün olarak baş edemeyeceğiniz bir canavarın hakkından gelebilirsiniz.

Ağırlığını Dengele

Yol ve şehir bisikletleriyle yokuş çıkarken dik yokuşlarda yerler ıslaksa tekerlekleriniz boşa dönebilir, yani patinaj çekebilir. Ama dağ bisikletinde bu sorun sık sık ortaya çıkar. Taşlı, kumlu, kısacası hareketli yüzeyli toprak yol, bisikletçilere bu durumu yaşatabiliyor. Bunun altından kalkabilmek için vücut ağırlığınızı bisikletinizin üzerinde dengeli bir şekilde yaymayı öğrenmelisiniz. İlk iş ağırlığı arka tekerlek üzerine vermeniz. Fakat bunu yaparken ön tarafı çok boş bırakırsanız bu sefer bisikletiniz ani bir manevrada arkaya doğru kayabilir ya da adeta şaha kalkar!

Selede Kal, Selede Kal!

Yokuşun başında ya da en dik noktasında ayağa kalkmak ilk anda hızlanmanızı sağlar ama ne yazık ki çabuk da yorulmanıza sebep olur. Selede oturur pozisyonda çıkmayı öğrenmelisiniz. Yapmanız gereken kalçanızı arkaya kaydırmak, öne eğilmek, belinizi bükmek, başınızı dik tutmak, dirsekleri vücudunuza yakın ve rahat bir şekilde tutabilmek. Biraz komik görünmeyi göze alırsanız (dağın başında kim görecek ki zaten!) çenenizi gidona iyice yaklaştırın, sırtınızı düz tutmaya gayret edin, kalçanızı hafifçe yarı kaldırın. Bu duruş, yokuşlardaki en etkili pozisyondur. Bunu otomatik hale getirmek için farklı zorlukları ve eğimleri barındıran yokuşlarda antrenmanlar yapın. Önce düşük vitesle ve öne eğilmeden ağırlığınızı arkaya kaydırıp yokuşu çıkın, ardından öne eğilip sürüp.

Üç Şey Çok Önemli: Kadans, Kadans, Kadans!

Bir yokuşu alt etmeyi aklınıza koyduysanız kadansınızı olabildiğince sabit tutmalısınız. Yokuşun gidişatına göre vites ayarlarını değiştirmek ve kadansınızı, yani pedal çevirme hızınızı korumak ilk işiniz olmalı. Vücudunuzu öne ve arkaya hareket ettirerek yokuşun eğimine uyum göstermeyi de başardığınızda kadansınızı koruyarak yokuşun üstesinden gelebilirsiniz. Yüksek kadansı tercih etmelisiniz. Zira yüksek vites/alçak kadans ikilisine takılırsanız vücudunuz laktik asitten kendisini temizleyemez ve tepeyi aşamadan yanıp tutuşmaya başlarsınız.

Engelden Korkma

Yokuş yukarı giden bir patikadasınız, çukur veya bir kök sıkıntı yaratacak gibi görünüyor. Genelde insanlar hemen sağa veya sola giderek bu engelden sıyrılmaya bakar. Bu her zaman doğru karar olmayabilir. Hızlı bir biçimde giderken, ani yapılan bir manevra bisikletinizin yola sizsiz devam etmesiyle sonuçlanabilir! En iyi ihtimalle hızınızı dramatik bir şekilde düşürüp yokuş yukarı hızlanmak için debelenmenize neden olabilir. Belki zamanınız az ama o an kar-zarar hesabını yapıp hangi engelin üzerinden, hangi engelin yanından geçmek gerektiğini öğrenmeye bakın.

Susuz Kalma

İçtiğiniz suyun bedeninizde işlevsel hale gelmesi 20 dakika alır. Bunun için sürüşe başlamadan 20 dakika önce bol bol su içmeye başlayın. Sonrasında da sık sık su içmeye devam edin. Bunu yapmazsanız bir yerde susuz kalır ve tam anlamıyla kontak kapatırsınız.