Mobilemenu
Profile

Dalgaların İçinden: Lucas Silveira

Şu sıralar World Qualifying Serilerinde eksiksiz bir şekilde kendini finallere taşımak isteyen 23 yaşındaki Brezilyalı sörfçü Lucas Silveira aslında bu genç yaşına bir World Junior Şampiyonu unvanı da sığdırdı. Okyanus kıyısında büyüyen ve tam bir güneyli ruha sahip olan Silveira sorularımızı yanıtladı. 

Sörfe erken yaşta başladın. Seni sörfe ne teşvik etti?

Başladığımda 8 yaşındaydım. Ağabeylerim sörf yapardı ve bir zamandan sonra beni de götürmeye başladılar. O şekilde kendimi 8 yaşından itibaren sörfün içinde buldum. 

Doğduğun yerde sörf alışılmış bir spor mu? Sörf kasabası diyebileceğimiz okyanus yakınlarında bir yerde mi büyüdün?

Hayatım boyunca hep okyanus kıyısında yaşadım ki tanıdığım çoğu insan da aynı şekilde. Eğer birkaç günüm okyanusu görmeden geçerse evdeymişim gibi hissetmiyorum. Sörfe ve tuzlu suya bağımlıyım.

Profesyonel bir sörfçü olmaya nasıl karar verdin?

Aslında sörfe başladığım andan itibaren tek yapmak istediğim oydu. Eskiden futbol da oynardım ama benim için sörf daha keyifliydi. Birkaç yılın ardından sponsorum oldu ve Grom Comp’larda yarışmaya başladım. Sonrasında daha fazla hayal etmeye ve kendimi geliştirmeye devam ettim.

Hangi disiplinde yarışıyorsun?

Daha çok normal kısa tahta ama büyük dalgalarda sörf yapmayı seviyorum! Aslında her şeye hakim, her şartta sörf yapabilen eksiksiz bir sörfçü olmak istiyorum.

WSL World Juniors 2016’nın şampiyonu oldun. Ama bunu kariyerinin zirvesi olarak görmüyorsun. Sence senin kariyerinin zirvesi ne olacak? Ona ulaştığında ne yapacaksın?

Junior World unvanı kariyerim için oldukça büyük bir andı. Şimdilerde 2016’da olduğumdan daha iyiyim ve inanıyorum ki zirve hala yolda. Umuyorum ki sonuçlar bunu gösterecek. Aslında tek yapmak istediğim bir birey olarak sonsuza kadar gelişmeye devam etmek. Sörf de gelişimim için bir araç.

Bir yandan da sörfle ilgili oldukça başarılı filmler ortaya çıkartıyorsun. Bunun profesyonel sörf kariyerinin bir parçası olduğunu düşünüyor musun? Bu yapılan filmlerde senin katkın ne oluyor?

Evet, yaptığım işi filmler üzerinden göstermeyi seviyorum ve bu oldukça keyifli oluyor. Arkadaşlarımla kıyıya gidip bütün gün sörf yapıp film çekiyoruz. Hiçbir yargılama olmadan sadece o an nasıl hissediyorsam öyle sörf yapıyorum ve aslında harika dalgalar yakalıyoruz!

Sırada dahası var mı?

Evet, daha fazla üretmeye devam etmek istiyorum. Film yapmaya yetecek kadar klibe sahip olduğumuzda hepsini bir araya getireceğiz.

Gerçekten zorlu dalgalarla başa çıktığın anı anlatır mısın? O an neler düşünüyorsun?

Çok iyi hissediyorum. Dalgaların gücüne gerçekten çok büyük bir saygı duyuyorum. Yaptığım şeye yüzde yüz odaklanmam gerekiyor. Öyle dalgalarda başarı olasılığı da oldukça nadirdir. Ama gerçek şu ki; devasa zor dalgalar çok iyi hissettiriyor!

Peki genelde board’larını kırar mısın?

Evet, gerçekten çok fazla board kırıyorum. Geçen yıl Nias, Endonezya’da 2 gün içinde 5 tahta kırdım. Rekorum bu!

Senin için yaz 365 gün mü sürüyor yoksa kışın keyfini de snowboard’la mı çıkartıyorsun?

Kışı da snowboard yapmayı da en az sörf kadar seviyorum. Aslında soğuk yerlerde sörf yapmak da oldukça keyifli!

Aynı zamanda bir antrenörün var. Ne tarz antrenmanlar yapıyorsunuz?

Aslında çalıştığım birkaç kişi var. Genellikle sörf yapışım üzerinden bir analiz yapıp daha iyi olabilmem için neleri değiştirebileceğimizi düşünüp onun üzerinde çalışıyoruz. Çalışmalarımız da havuzun içinde fonksiyonel antrenmanlar veya suyun dışında oluyor.

Sörf yaparken yaşadığın unutulmaz bir anı bizimle paylaşabilir misin?

Ah, aslında çok var! Tüp olarak adlandırdığımız kırılma anında oluşan dalga tünellerinin içinden geçtiğimde hissettiğim hissi bu dünyada başka hiçbir şeyde hissedemiyorum. Ve tabii ki büyük bir yarışı kazandığımdaki tatmin duygusu tarif edilemez…

Peki sörf yaparken yaşadığın en zor an neydi?

Yılın başlarında Pipeline’da kafamı kayalıklara çarptım, gözlerim karardı ve bilincimi kaybettim. Kürek kemiğimi kırdım ve beş dikiş atılmıştı. Oldukça korkunç bir deneyimdi.

Sörfün sana öğrettiği bir hayat dersi var mı?

Okyanusa ve doğa anaya saygı duymak. Çünkü doğa ana gerçekten her şeyi kontrol edendir!

Sörf yapmaktan en çok keyif aldığın yerler nereler?

Endonezya, Hawaii, Portekiz… Dünya’nın her yerinde harika dalgalar var!

Sörfün dışında neler yapıyorsun?

Sörf yapmadığım zamanlarda da sörfü düşünüyorum… Ama diğer yandan gitar çalmayı öğreniyorum, snowboard seyahatlerine çıkıyorum veya gündemde yeni çıkan şeyleri takip ediyorum.

Sıradaki hedefin nedir? 2019’un bitmesine beş ay kaldı. Senin için yıl nasıl bitecek?

Aslında ne olacağını asla bilemeyiz. Ayak bileğim toparlanma sürecinde. Eylül ayından Kasım ayına kadar devam edecek WQS’in Avrupa ve Hawaii ayağında eksiksiz olmak istiyorum. Gerçekten iyi olabileceğime ve ana lig finallerine çıkabileceğime inanıyorum.

Genç sörfçülere bir önerin var mı?

Her zaman sörf yapmaya neden başladığınızı hatırlayın ve keyif almaktan asla vazgeçmeyin!