Mobilemenu
Profile

Deniz Kayalarına Tırmanan Adamla Tanışın

Bir deniz yığınının tepesine ulaşmak için, vahşi denizlerin ve yükselen kaya duvarlarının üstesinden gelmelisiniz. Bunu yapabilen çok az sayıda insan var. Iain Miller da onlardan biri.

Iain Miller, gün boyu dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçilere, İrlanda'nın engebeli Donegal sahilindeki suları kaplayan dev kaya kulelerini gezdiren, tam zamanlı ve profesyonel bir deniz yığını tırmanıcısı. Yaptığı işe delicesine tutkulu ve kendine her gün yeni hedefler koyuyor.

İskoçya'nın Orkney Adaları'nda dünyaya gelen Iain, çocukluğundan beri tırmanışa meraklı olmuş. “Hem tırmanış hem de yüzmek benm için tutkuydu. Özellikle denizin içindeki kaya yığınları ve kaya kuleler hep ilgimi çekerdi. Bir gün bu iki tutkumu sentezlemeye karar verdim,” diyor yaptığı sıra dışı işe nasıl başladığını anlatırken.

İlk denemesini 1999 yılında yaşadığı Orkney Adaları'nda yapan Miller, ik tırmanışının tamamen “doğaçlama” olduğunu söylüyor. “Biraz pervasızdım, çünkü nasıl çıkacağımı bilmiyordum. Gelgit yüksekti ve o zaman bu tür bir macera hakkında çok az şey biliyordum. Kısa bir süre sonra bu işin ne kadar zor olduğunu tecrübe etmek zorunda kaldım.

Kıyı erozyonu ile uçurumlardan kesilen kayalar ve sütunlar dünyanın her yerinde bulunur, ancak çok az insan zirvelerine ulaşmak için gerekli olan tırmanma ve denizcilik becerilerinin eşsiz kombinasyonuna sahiptir. Miller 50'den fazla deniz yığınına tırmanmış ve bu yüzden de artık yaptığı işin ustası konumuna gelmiş. 

“Çoğu deniz yığınının zirvesinde, aydan daha az insan vardır,” diyor Miller. Kendisine motivasyon veren şeyin de daha önce kimsenin bulunmadığı tepelere çıkan ilk insan olmak olduğunu söylüyor. “Bu tuhaf zirvelerde beni çeken şey bu tecrübenin keşfetme unsuru. İlk önce kimin söylediğinden emin değilim ama mottom her zaman şudur: 'Bir macera sadece sonucun veya hedefin belirsiz olduğu bir yolculuktur.'”

Peki tırmanış öncesi ve sonrasında neler yapıyor Miler? En önemlisinin planlama olduğunu ve mevsim koşullarına göre hareket ettiğini söylüyor. “Hava koşulları her zaman piyangodur. Tam tırmanış yaparken bazen beklenmedik kocaman bir dalga gelir. Ya da bir anda yağmur başlar. İklimin bu kadar anlık etki ettiği tek spor bu olabilir.” Geçişi sağlayan güvenli güzergâhları tespit ederek yığına en güvenli şekilde tırmanmak için uzun süre planlama yaptığını söyleyen Miller bu tırmanışın en zor tarafının ne olduğunu da şöyle açıklıyor: “Geri iniş yolculuğu genellikle daha zorlayıcıdır çünkü hem çok yorulmuş hem de gücünüzü kaybetmiş olursunuz.”

Tırmanacağı deniz yığınını belirledikten sonra ilk iş bir saha araştırması yapıyor Miller. Yığına bakan uçurumu, denizdeki gelgit durumunu, her şeyi önceden inceliyor. Daha sonra kendi botu ile yığına doğru hareket edip işlemlere başlıyor. Yığının büyüklüğü ya da uzunluğuna göre bazı tırmanışları 10 saati bile bulabiliyor.

Kendisinin yolundan gidip bu işi yapmak isteyenlere tavsiyesi ise şu: “Denize saygı duymak ve onu anlamak en önemlisi. Ben aslında zirve dalgalarını arayan bir sörfçünün tam zıttıyım. Kayaların, adaların, deniz yığınlarının etrafında hareket ederek, sakin yerleri bulmak için denizi seyrediyorum. Bunun dışında iyi dağcılık ve kaya tırmanma becerilerine ve bunu yapabilmeye yönelik bir özgüvene ihtiyacınız var. Her an her şeye hazırlıklı olmak ve kritk anlarda hızlıca karar verme yetisine sahip olmak da önemli. Bu sporu kesinlikle daha çok insan yapmalı, çünkü bu inanılmaz.”

 

Evet, Iain Miller’ın tavsiyeleri böyle. Siz de bu spora heveslendiyseniz şimdiden yakınlarınızdaki sularda  araştırma yapmaya başlayın deriz.