Mobilemenu
Profile

Dinozor Kalıntıların Görülebileceği Yerler

Onların bir zamanlar hükmettikleri dünya uzaklarda kalmış olabilir ama tüm dünyada dinozorların kalıntıları hala bulunabilir. Gerçek anlamda onlara yakın olabileceğiniz ve doğal ortamında dinozor kalıntılarına rastlayabileceğiniz birçok müze ve koruma alanı da var. İşte onlardan bazıları.

Güney Afrika 

Dünyada dinozorların kanıtlarını görmek için Afrika kıtasının güney ucundan daha uygun çok az yer vardır. Evrimsel Çalışmalar Enstitüsü'nün kurucusu ve Johannesburg'daki Witwatersrand Üniversitesi'ndeki Yerbilimleri Okulu'nda çalışan Profesör Jonah Choiniere'ye göre, “Güney Afrika yüzeyinin yüzde 66'sı dinozor fosilleri ile dolu.” Bu da milyonlarca yıla yayılan dinozor nesillerinin en uygun şekilde gözlenebileceği yerin Afrika olduğu anlamına geliyor. Örneğin, Johannesburg'un üç saat güneyinde, en eski dinozor yuva bölgesi olan (190 milyon yıllık) 34 yumurta ve küçük ayak izlerinden ve en az 10 yuvadan oluşan Golden Gate Highlands Ulusal Parkı gerçek anlamda bir dinozor cenneti. Orada aradığınız her şeyi bulmanız mümkün.

Alberta, Kanada

Alberta’da bulunan Drumheller bölgesi için neden “Dünyanın Dinozor Başkenti” dendiğini anlamak zor değil.  Bu unvanı almasının ilk sebebi 86 metre boyunda ve 65 ton ağırlığında bilinen en  büyük T. Rex’in kalıntılarına ev sahipliği yapması kuşkusuz. İkinci sebep ise Kanada’da paleontolijiye adanmış tek müze olan Royal Tyrell’e ev sahipliği yapması. Burada sayısız dinozor kalıntısını aslında uygun olarak bir araya getirilmiş haliyle görebilirsiniz. Ama yok ben sahaya inmek isterim, müzeler yetmez derseniz de güneye gidin ve UNESCO Dünya Mirası listesinde olan Dinozor Bölge Parkı'nda keşifler yaparak bilime katkıda bulunun.

Jurassic Coast, Birleşik Krallık

 

İngiliz Kanalı’nda yer alan bu UNESCO Dünya Mirası bölgesi, ikonik Durdle Kapısı gibi çarpıcı manzaralarıyla ünlü olsa da, asıl şöhretini dinozorlar sayesinde yakaladı. Fosiller bakımından oldukça zengin olan bu alanda 185 milyon yıl öncesine tarihlenen birçok fosil bulundu. Hem profesyonel arkeologlar hem de bilim tutkunlarının sık sık ziyaret ettiği bu bölgede bulunan kalıntıları görmek için ayrıca Londra'daki Doğal Tarih Müzesi'ni de ziyaret edebilirsiniz.

Moğolistan

1920'lerin başında, bilim adamı Roy Chapman Andrews (Indiana Jones'un ilham aldığı karakter) Gobi Çölü'nde büyük bir kazıya liderlik etti. Moğolistan’ın kırmızı manzarası içinde Andrews ve ekibi, şu anda New York’taki Amerikan Tabiat Tarihi Müzesi’nde sergilenen, bilinen ilk dinozor yumurtaları yuvası da dahil olmak üzere birçok etkileyici keşifler yaptı.

Bugün, Gobi Çölü’nün dinozorların kitlesel olarak neslinin tükenme yeri olduğu düşünülüyor. O yüzden de burada sayısız kalıntıya rastlanıyor. 2016 yılında, en büyük dinozor ayak izlerinin (42 inç) bir kısmı da yine burada bulundu.

Hawaii, Amerika Birleşik Devletleri

Dinozor deyince akla gelen ilk şeylerden biri de elbette bu canlıları dünyaya tanıtan Jurassic Park filmi oluyor. Bu işin pop kültür tarafnı da merak ediyosanız, Hawaii’ye gidip filmin çekimlerinin de yapıldığı yerleri ziyaret edebilisiniz. Özellikle Kauai ve Oahu adalarında birçok tanıdık yer göreceksiniz. Manawaiopuna Şelaleleri, Na Pali Sahili ve Kalalau Patikası filmin de birçok kilit sahnesine ev sahipliği yapmıştı. Alanı daha iyi gezmek için bir helikopter turu atmanız daha iyi olabilir. Elbette bu gezinti biraz pahalı ama çevreden arkadaş edinip birlikte fiyatı bölüşerek biraz ekonomi yapabilirsiniz.