Mobilemenu
Profile

Doğuştan Maceracı Olduğunuzu Gösteren 10 Şey

O tepenin arkası…

Acaba şu durum başına ne sıklıkla geliyor? Doğa yürüyüşü yapıyorsun, bir tepeyi aşıyorsun ama arkasından başka bir tepe karşına çıkıyor. Diğerleri pes ederken sen ne yapıyorsun? Tabii ki acaba o zirvedeki manzara nasıl diye yürümeye devam ediyorsan bu senin merak duygunun ne kadar gelişmiş olduğunu gösteriyor. Her maceracıda yeni yerleri görme merakı, keşfetme arzusu vardır. Bunun için doğa yürüyüşüne de ihtiyacın yok; arabayla giderken gördüğün toprak bir yol, nereye gittiğini bilmeden atladığın bir vapur, bisikletinle daldığın tekinsiz bir patika hep bu keşfetme merakından, maceracı yapından geliyor.

Yeni tecrübelerin heyecanı

Arkadaş grubunuzda sizin için “Çılgın şeyleri öneren eleman” diye bir düşünce varsa, maceracılığın kitabını yazmak için yola çıkmışsınız demektir. Herkes elindeki telefonlarıyla ya da önündeki Xbox’larıyla oynarken senden “Hey, hadi dalmaya gidelim”, “Yeni aquapark’ın kaydıraklarını deneme zamanı gelmedi mi?”, “Kim bu hafta sonu bungee yapmak ister?” şeklinde fikirler üretmek senin için peynir ekmek yemek kadar kolaysa, yeni şeylere olan hevesin seni sürekli maceralara çıkarıyor demektir.

Doğada tek başına

Birçokları için doğa yürüyüşü yapmak, kamp kurmak, arazi keşfine çıkmak birkaç kişinin birlikte yaptığı bir etkinliktir. Gece yarısı doğanın seslerini bir başına çadırında dinlemeyi kolay kolay kimse istemez. Konuşacak bir kişi olmadan günler boyu dağ tepe yürümeyi çoğu benimsemez. Gerçek maceracı kafa dengi birisini bulduğunda mutlu olur ama bulamadığında da aynı mutluluk ve heyecanla yoluna çıkar. Yalnızlık mı? İnsan, doğada hiç yalnız kalır mı?

Sadece yalnız başına kamp yapanların anlayabileceği şeyler burada!

Fatura mı? O da ne?

Kredi kartı asgari ödeme tutarını kapatmak yerine Likya Yolu’nda yürüyüşe çıkıyorsanız, doğalgaz faturası ödemek için ayırdığınız parayla ayı spreyi alıyorsanız, arkadaşınızın düğününe giymek için düzgün bir elbise almaktan son anda cayıp yepyeni yürüyüş botlarına para yatırıyorsanız iki kere maceraperestsiniz! Hem para harcadığınız etkinliklerde macera yaşayacaksınız, hem de “gerçek dünya” ihtiyaçlarının bütçesini yok ettiğinizden o sıkıntıları aşmak için yepyeni maceralara dalacaksınız!

Macera her yerde!

Kimse bir maceraperest olmak için yüzlerce ya da binlerce kilometre yol kat etmeniz, evden uzaklarda yaşamanız gerektiğini söylemiyor. Kanında macera olanlar hemen her yerde kendilerine bir macera bulur, bulamasa yaratır. Bu işin uzmanlarından Alex Bellini, Advenport’a verdiği röportajda bunu doğrulamıştı:

“Onlara maceranın sadece bilinmeyen, evlerinden uzak yerlerde olmadığını söyleyebilirim. Bu bir hafta sonu ailenizle evinizden 2 kilometre ötede atıldığınız bir macera da olabilir. Macera sizi konforlu alanınızdan çıkarıp, esnekliğinizi ve yaratıcılığınızı zorlayan her şey olabilir.”

Bankacılıktan sıkılıp dedektiflik bürosunda sekreterlik yapanlar, büyükşehir trafiğinde bisikletleriyle fink atanlar, cebinde para olmadan ülkeyi dolaşanlar… Benzer faaliyetleri yapmayı hayal ediyor ve bunları hayata geçirebileceğine inanıyorsan sen de bir maceraperestsin. Ama bir yerden sonra harekete geçmelisin!

Heyecan fırtınası

Bir maceraperest günlük hayattaki her aktivitesini sanki bir yanardağın ağzında patlamaya şahit oluyormuş gibi yaşayabilir. Gecenin bir yarısı nöbetçi eczaneyi aramak, pazar sabahı en taze simidi bulmak, sisli saatlerde yürüyüşe çıkmak sıradan birisi için basit bir şeyken, bir maceraperest için heyecan fırtınasına dönüşür.

Akıllı alet deposu

Maceracı olup olmadığınızı merak mı ediyorsunuz? O zaman evinize şöyle bir bakın. Her derde deva İsviçre çakınız varsa, annenizin çeyizlik tabakları yerine “tupper” kullanıyorsanız, neredeyse fener koleksiyoncusu kıvamına gelmişseniz gizli bir maceraperest olduğunuzu düşünebilirsiniz. Maceracılar çoklu aletleri, akıllı kapları, dönüştürülebilir araç gereçlere bayılır. Tek bir aletin birden fazla işin üstesinden gelebilmesi, yanına az eşya almak isteyen bir maceraperest için ilk koşuldur. Sende de bunlardan çokça varsa…

Cin fikirler

Tabii her zaman bu “akıllı” aletleriniz yanınızda olmayabilir; ama gerçek maceracılar her daim becerikli ve yaratıcıdır. Sivri zekalı arkadaşınız ateş yakmak için gereken kibrit, çakmak gibi aletleri getirmeyi unuttuğunda, sen kendi sorumluluğundaki şok tabancasını getirdiysen elbette bununla ateş yakmayı başaracaksındır. Tabii çok dikkatli olmak kaydıyla. Her maceracı içinde mutlaka bir McGayver barındırır!

Asla vazgeçme!

Macera yaşamak kolay değildir, birçok zorluğun üstesinden gelinmesi gerekir. Birçoklarının pes ettiği anlarda gerçek maceraperest bunu bir mücadele olarak görür, eğlenmeye bakar ve zorluğun üstesinden gelir. Unutmayın vazgeçenler en güzel ormanları, en yüksek dağları ve en yakışıklı ayıları asla göremezler!

Depremi boş ver, şunu dinle

Bir maceracı ilgisini çeken bir konuya odaklandığında dünyanın döndüğünü bile unutabilir. Yeni seyahatinin planlaması yapmak için harita başına oturur, rotasını çıkarır, bulunacağı coğrafyaya göre malzeme listesini belirler; işini bitirip dışarı çıktığında herkesin gerçekleşen depremi konuştuğunu görünce şaşırıp kalır. Ruhu bile duymamıştır sarsıntıyı. Onun için tek önemli şey önündeki maceradır. Depremden haberdar mı oldu? Olsun, o yine de arkadaşlarına çıkacağı yolculuğu anlatmaya başlar!