Mobilemenu
Profile

Dünyanın En Eski 5 Şehri

Susa, İran

Susa, M.Ö. 4395 kurulmuş ve bugün İran sınırlarında yer alan dünyanın en eski kentlerinden biri. Dicle Nehri'nin doğusunda, Karkheh ile Dev Nehri arasında bulunan Susa, Zagros dağlarının 250 kilometre doğusunda yer alıyor.

Susa’da yapılan arkeolojik araştırmalar ilk yerleşimciler için M.Ö. 7000 tarihini veriyor. Neolitik dönem köylülerinin bölgede bir süre konakladığı ve bazı kesici aletler kullandıklarını ve ateş yaktıklarını gösteriyor. Fakat asıl kentleşme M.Ö. 4000’li yıllarda başladı ve Susa’ya bir tapınak dikildi. Tapınak kentleşme ile gelen bir yapı olduğu için bu önemli bir kanıttı.

Susa halkı, bardak, küçük kavanoz ve porsiyon tabağı gibi seramik ürünler üretmekte çok yetenekliydi. Ve 2005 yılında tespit edildiğine göre o dönem burada tam 64.960 insan yaşıyordu.

Halep, Suriye

Bugün yıkılmış bir şehre dönüşse de Halep arkeoloji tarihi için epey önemli bir kentti. Suriye’nin en kalabalık şehirlerinden biri olan Halep antik dönemde de oldukça popülerdi.

M.Ö 5000 yılından beri kullanılan kent binyıllar içinde birçok kez yıkılıp yeniden yapıldı. Bugün bile Şam'dan önce Halep tarihi kayıtlarda dünyadaki önemli ve en eski şehirlerden biri olarak görülüyor. Özellikle M.Ö 3000 yılına gelindiğinde ticari olarak da gözde olan Halep epey zenginleşmişti.

Biblos, Lübnan

Byblos M.Ö. 8800 - 7000 yılları arasına tarihlenen dünyanın ikinci en eski kentidir. Byblos, Beyrut'un 42 kilometre batısında bulunan ve Fenikeliler zamanında dünyanın en zengin ve kalabalık yeri olan bir Akdeniz şehriydi.

1921'de arkeologlar, kentin muazzam tarihini ortaya çıkaran ilk tabakalarını buldu. İlk bilgiler kentin M.Ö 3000 yılına tarihlendiğini gösterse de özellikle 60 ve 70’li yıllarda yapılan çalışmalar kentin tarihinin daha da eski olduğunu kanıtladı.

Byblos, birçok tarihi varlığı nedeniyle son günlerde bugün Lübnan’ın en çok ziyaret edilen tarihi merkezlerinden biri. Binyıllar boyunca birçok halka ve devlete ev sahipliği yapan kent bugün de ziyaretçilerine eski günlerinden bazı izler gösteriyor.

Gaziantep, Türkiye

Ülkemizden bir örnek ile devam edelim. Gaziantep, M.Ö. 4. binyıla kadar uzanan izlerle insanlığın en eski yerleşimlerinden biri olarak kabul ediliyor. Ortaçağ’da kent uzun süre boyunca Tulunides tarafından yönetildi ve sonrasında ise Osmanlılar tarafından fethedildi.

Birçok devlete ve halka ev sahipliği yapan Gaziantep, tarih boyunca hep çok kültürlü ve çok gözde bir kent oldu. Verimli yolların üzerinde bulunması, ticaretten anlayan halkının başka diyarlarda da alışveriş yapmasıyla bugün olduğu gibi hep zengindi. Aralıksız yerleşim gören ve hiç büyük oranda zarar görmeyen Gaziantep bugün de tarihi ve kültürel başkentlerimizden biri olmayı sürdürüyor.

Jericho, Filistin

Jericho, insan izleri ve yerleşim yeri göz önüne alındığında dünyanın en eski şehri olarak kabul ediliyor. Batı Şeria'daki Ürdün Nehri yakınlarında yer alan kent, dünyadaki neredeyse tüm arkeologların uğradığı ve çalışmalar yaptığı bir bölge.

Sulak bir alanda bulunması, tarıma elverişli olması gibi nedenler Jericho’yu o dönemin insanları için oldukça önemli bir bölge yapmıştı. Dünyanın en eski şehirleri hakkında kanıt aranırken en çok kale ya da koruma amaçlı yapılara göz atılıyor. Jericho bu anlamda dünyadaki en eski koruma kulesi, dünyanın en eski taş kulesi ve nihayet dünyanın en eski surlarına da sahip.

Yıllar süren araştırmalar sonucunda yer altında toplam 20 yerleşim tabakasına ulaşan arkeologlar dünyanın en eski şehri Jericho için ilk yerleşim tarihini M.Ö. 9000 olarak veriyorlar.