Mobilemenu
Profile

Dünyanın En Esrarengiz 5 Topluluğu

Hamatsa

Kwakwaka’wakw gibi telaffuz etmesi zor bir adla bilinen Pasifik Kuzeybatı yerlilerine ait gizli bir topluluk olan Hamatsa, “yamyam topluluğu” olarak da anılıyor.

Büyük bir kısmı Kanada’nın British Columbia eyaletinde yaşayan Kwakwaka’wakw’ların gizli topluluk şeceresi, nüfusuna oranla epey kalabalık sayılır. 2016’daki son sayıma göre yaklaşık 3700 kişi kalmış olmalarına karşın, hala aktif olduklarına dair söylentiler dolaşan üç gizli topluluğa daha sahipler: Savaş topluluğu Winalagalis, büyü topluluğu Matem, ölümden sonra yaşam topluluğu Bakwas. Bilhassa kış aylarında çeşitli ayinler yaptıkları bilinen bu gizli toplulukların, en merak uyandıranı ve ünü dağları aşanı, elbette, yamyam topluluğu olan Hamatsa.

Fakat maalesef, topluluğun yamyamlık ayinlerinin detaylarını bir sır olarak saklaması nedeniyle, bu konudaki sis perdesini dağıtmak ve merakları gidermek mümkün değil. Sadece yılın büyük kısmını ormanın derinliklerinde geçirip çeşitli toplantı ve ayinler yaptıklarını biliyoruz. Hamatsa topluluğu, eldeki kısıtlı verileriyle, bir gizem yumağı olarak zihinlerin bir köşesinde kalmaya devam edecek gibi görünüyor.

The Strikers

LiABD’nin, faaliyetlerine devam eden en eski topluluğu madalyasını gururla taşıyan The Strikers’la devam edelim. Kuruluşundan Amerikan İç Savaşı’nın bitişine kadarki dönemde, üyeliği sadece bekar erkeklere açık olan The Strikers, 1842 yılında Alabama topraklarında kuruldu. Bekarlık konusunda epey katı bir yaklaşım sergileyen topluluk, evlenen üyelerini topluluktan hemen atıyordu. Fakat, yeni evli çifte düğün armağanı mahiyetinde, gümüş gibi değerli madenler vermeyi ihmal etmeyecek kadar da ince düşünceliydi. Ayrıca üyelerini balayı için doğada maceralı turlara çıkartmayı da ihmal etmiyorlardı.

Her sene yılbaşı gecesinde bir geçit töreni düzenleyen topluluk, 1880 yılını dillere destan bir geçit töreniyle uğurladıktan sonra, bu geleneğini rafa kaldırdı. Törenin yerini, sadece üyelerin katılım gösterebildiği, tarih konseptli maskeli yılbaşı baloları aldı. Topluluk, 1996’da ise, 115 senedir yapılmadığı için, toza bulanmış olan geçit töreninin tozunu alıp bir seferliğine yeni kuşağa tattırmaya karar verdi. Tabii ki, sadece eğlencesine. 

Dışarıdan bakıldığında sadece eğlenme amacı güdüyormuş gibi görünen bu mistik topluluğun, neden ve kimler tarafından kurulduğu, perde arkasında gizemini korumayı sürdürüyor.

Priory of Sion – Sion Tarikatı

2000’li yılların başında Dan Brown’un Da Vinci Şifresi kitabıyla birlikte yeniden gündeme gelen bu gizli topluluğun varlığı söylentileri, aslında 1956 yılında Pierre Plantard adındaki bir sahtekar tarafından, büyük bir aldatmacanın parçası olarak ortaya atıldı. Plantard tarikata, 1099 yılında Kudüs kralı tarafından kurulduğu ve görevlerinin;

- Avrupa’daki tahtların Merovenj hanedanlığı soyundan gelenlere ait olmasının sağlanması,

- Kutsal Kase’nin saklanması,

- İsa’ya ait olduğu iddia edilen bazı gizli belgelerin açığa çıkmasının engellenmesi

olduğu, gibi hikayeler içeren bir tarih kurguladı. Bunu sahte belgelerle de süsleyip epey inandırıcı hale getirdi. Bunda başarılı da oldu. Uzun yıllar, başta akademisyenler ve gazeteciler olmak üzere, çok sayıda insan, bu gizli topluluğun sırrına vakıf olmak için araştırmalara girişti. Fakat sonrasında Plantard’ın foyası ortaya çıktı ve belgelerin birer kandırmacadan ibaret olduğu tespit edildi. Buna rağmen hala, topluluğun gerçek olduğuna inanmaya devam eden insanlar da yok değil hani. 

Cicada 3301

Listenin, en genç topluluğu olma özelliğini taşıyan Cicada 3301 internet çağının bir ürünü. Bu esrarengiz topluluk, 4 Ocak 2012’de bir bulmacayla müstakbel üyesini aradığını duyurdu. Bulmaca, zorluğu ve karmaşıklığı nedeniyle internet camiasında bir anda fırtınalar estirmeye başladı. Aranan kişinin bulunduğunu belirten duyuru yapılana kadar, yani yaklaşık bir ay boyunca, ilgililer bulmacanın parçalarıyla yatıp kalktılar. Daha sonra 2015 hariç, her yılın 4 Ocak’ında birer tane daha bulmaca yayınlayan topluluk, bu ilgiyi hep diri tutmayı başardı.

Merak uyandıran bulmacalar, daha çok kriptografi, stenografi, dilbilim, veri güvenliği gibi alanlara odaklanmış bilgisayar tutkunlarını hedeflemiş durumda. Bulmacaları bu kadar ilginç kılan şey ise, çözülen her şifreden sonra, sonraki adımda neyle karşılaşacağınızın tamamen meçhul olması: Bazen bir telefon numarasını aramak zorunda kalıyorsunuz ve bir telesekreter size bir web sitesi adresi veriyor; bazen de verilen koordinatlara küçük bir yolculuk yapmanız gerekiyor ve inanılmaz ama, vardığınız yerde sokak lambasına asılı bir broşür buluyorsunuz. Yani karşımızda alkışı hak edecek denli organize olmuş bir insan grubu var. Meraklılarına kolay gelsin, ne diyelim.

Son olarak bir de, bulmacalar bu kadar kapsamlı ve ustaca hazırlanmış olunca, işin arkasında CIA, MI6, NSA gibi kurumların olduğuna dair söylentiler yayılmaya başlamış doğal olarak.

Evet, Cicada 3301’in, 2000’li yılların en gizemli olayı olmaya uzun yıllar devam edeceği aşikar görünüyor. 

Rosicrucians – Gülhaçlılar

14. yüzyıl başlarına uzanarak listeyi sonlandıralım. İsimlerini gül ve haçtan oluşan simgelerinden alan ezoterik topluluk Rosicrucian’lar yani Gülhaçlılar, dünyadaki en eski gizli topluluklardan biri olarak kabul ediliyor. Günümüzdeki popülerliğini ise Umberto Eco’nun önde gelen romanlarından olan Foucault Sarkacı’na borçlu.

İlk ortaya çıktıklarında topluluğun üye sayısı sekiz kişiyle sınırlandırılmıştı. Üyelerden her birinin doktor ve yeminli bekar olması gerekiyordu. Ayrıca üyelerin, hastaları herhangi bir ücret almadan tedavi etmesi, topluluğun delinmemesi gereken en önemli kuralıydı. Fakat gizlice ücretsiz kamu hizmeti veren bu topluluk zamanla dönüşüme uğradı.

17. yüzyıl dolaylarında Rozikrusyenizm adı verilen bir akım kendini gösterdi. Bu yüzyılda yayınlanmış iki manifestodan sonra ortaya çıkmış bu kültürel akım, Rosicrucian’ların büyük dönüşümüne dair güzel bir ipucu sunuyordu aslında.

Manifestolar gizemli bir öğretiden bahsediyordu. Bu öğreti, antik zamanlardaki ezoterik doğrular üzerine inşa edilmişti. Doğaya, fiziksel ve spiritüel evrene, sıradan insanın asla beceremeyeceği bir iç görüyle bakabilmeyi sağladığını iddia ediyordu.

Son haliyle, spiritüalizm ve mistisizm inançlarıyla birbirlerine sımsıkı bağlanmış insanlardan oluşan Rosicrucian topluluğu, günümüzde bazı alt kollarla bölünmüş durumda da olsa çalışmalarına devam etmekte.