Mobilemenu
Profile

Dünyanın En Güzel 5 Kalesi

Tarih dekorlu filmlerde ya da televizyon dizilerinde en çok vurulduğumuz şeyleri şöyle bir saymaya kalksak, ilk sıralara kaleleri yerleştiririz herhalde. Birbirinden ilginç stratejilerle korunan bu görkemli yapılar, ilgi çekmeyecek gibi de değil hani. “Acaba içinde yaşamak nasıl olurdu?” sorusunu devreye sokmadan rahat edemeyeceğiniz kalelerden beş tanesini sizin için derledik. Bu arada bu kalelerin hepsinin de ortak bir özelliği var: Birbirinden iddialı hendekleri…

Muiderslot Kalesi – Muiden, Hollanda

Amsterdam’a yalnızca 15 kilometre uzaklıkta bir mesafeye konuşlanmış olan Muiderslot Kalesi listenin ilk konuğu.

18. yüzyılda azılı suçluların alıkonulduğu bir hapishane olarak hizmet veren kale, 1280 yılı dolaylarında inşa ettirilmiş. Fakat dönemin işlek ticaret noktalarından birinde yer alıyor olması nedeniyle, üzerinde epey fırtınalar kopartılmış ve kenti fethedenler tarafından 1300’lü yılların başında yerle bir edilmiş. Bir kalenin ömrünün yaklaşık yirmi yıl olmasını kabul edilebilir bulmayan bazı hırslı düklerin olaya el atması sayesinde, 100 yıl kadar sonra aynı noktaya aynı planla yeniden inşa ettirilmiş. Bu kez şeytanın bacağını kıran Muiderslot Kalesi, günümüze kadar korunmuş ve etrafını saran geniş hendeğiyle, modern zamanlara bir müze olarak tanıklık etmeyi sürdürüyor.

Yasak Şehir – Pekin, Çin

Şimdi rotamızı Doğu Asya’ya çevirelim ve son istatistiklere göre dünyanın en kalabalık ülkesi olmayı devam ettiren Çin’e geçelim.

Başkent Pekin’in merkezinde yer alan Yasak Şehir adındaki bu kale, 500 yıl boyunca imparatorun evi olmuş. Bu nedenle ülkenin simge yapılarından biri sayılıyor ve her yıl hatırı sayılır miktarda ziyaretçiyle, Çin’in turizm gelirine ciddi bir katkı sağlıyor. 14 yıl süren inşasının 1420 yılında tamamlanmasıyla 720 bin metrekarelik bir alana kavuşan saray, 8 metrelik yüksek dış duvarları ve 52 metre genişliğe 6 metre derinliğe sahip hendeğiyle, yüzyıllar boyunca düşmanlarını rahatlıkla kendinden uzakta tutmayı başarmış. 

Caerphilly Kalesi – Caerphilly, Galler

13. yüzyıldan günümüze kadar ayakta kalmayı başarabilen Caerphilly Kalesi Galler’de yer alıyor. Kalenin şahitlik ettiği savaşların haddi hesabı olmadığını düşünürsek, bugünleri görebilmesini sağlayan güçlü bir meziyete sahip olması gerekiyor elbet. İşte bu noktada, muhteşem bir şekilde tasarlanmış olan, suyu temel alan savunma mekanizmaları oyuna dahil oluyor: Yapay göller ve kaleyi çevreleyen hendekler… Bu savunma öğeleri, kaleyi korumakla kalmıyor, aynı zamanda Britanya’nın en incelikli savunmasını da oluşturmuş kabul ediliyor. 

Matsumoto Kalesi – Nagano, Japonya

Japonya’nın en eski kalelerinden biri olan Matsumoto Kalesi, Tokyo’ya üç saat uzaklıkta bulunan Nagano’da yer alıyor. Siyah ağırlıklı rengi nedeniyle ülkede Karga Kalesi olarak da anılan bu yer, etrafını çevrelemiş olan taş duvarlara ve geniş hendeklere sahip. 1504 yılından 1868 yılına kadar aktif olarak kullanılan kale, tepe yerine düzlüğe inşa edilmiş olduğundan, savunmasını hendekler ve taşlar üzerine kurmuş durumda. Mimarisi nedeniyle de kar yağışına maruz kaldığı aylarda harika pozlar veren bina, Japonya’nın Ulusal Hazineleri’nden biri sayılıyor.

Fort Bourtange – Bourtange, Hollanda

Listeyi bitirmek için başladığımız yere, yani Hollanda sınırları içerisine geri dönelim. Bu kalenin alametifarikası, görenin aklını adeta küçük bir yolculuğa çıkaran tasarımı. Evet, hem kalenin hem de hendeğinin, yıldız şeklinde yapılmış olması bir hayli enteresan görünüyor doğrusu.

Kale, 1593 yılında tamamlandığında, Almanya ile Groningen şehri arasındaki yolu kontrol etme amacını taşıyormuş. Sonradan bölgenin, Almanya sınırındaki defans hattını oluşturan kalelerden biri olma yoluna doğru adım atan yer, 1851 yılında pasifist bir tutumla köye dönüştürülmüş. Bugünlerde de Hollanda’nın kültürel mirasını desteklemek için müze olarak canla başla çalışıyor ve tarih meraklılarını koca kapısından içeriye davet ediyor.

Bonus: Şeytan Kalesi – Çıldır, Ardahan, Türkiye 

Listede Türkiye’ye yer vermeden yazıyı noktalamak istemedik ve Çıldır’daki Şeytan Kalesi’ne de bir uğrayalım dedik.

Az evvel bahsi geçen kalelerin aksine burada hendek bulunmuyor. Kaleyi çevreleyen uçurumlar hendek ihtiyacını epey karşılamış durumda zaten. Eldeki veriler, zamanla yıpranmış olan bu kalenin mimarı olarak Urartuları gösteriyor. Döneme ait belgelerden, bir ara hapishane olarak kullanıldığını anladığımız efsanevi kalenin, tarih boyunca her yeni sahibiyle birlikte farklı bir kültüre kucak açtığı ve güzelliğini bu çok-kültürlülüğüne borçlu olduğu söyleniyor.

Listenin diğer kalelerini kendi gözlerinizle görmeye fırsatınız olmasa bile, her noktasından tarihin tozu fışkıran Şeytan Kalesi’ni, mutlaka seyahat planlarınız arasına eklemenizi tavsiye ediyoruz. Bizden söylemesi.