Mobilemenu
Profile

Dünyanın En İlginç Görünümlü 5 Köprüsü

Henderson Waves

Singapur’un en uzun yaya köprüsü olan Henderson Waves köprüsü toplamda 118 metre. Adeta bir yılanı andıran bu köprü altın rengiyle de epey ilgi çekiyor. Henderson Waves, Mount Faber Park ile Telok Blangah Hill Park’ı birbirine bağlamak için yapılmış.

İki milli parkın arasında bulunan ve led ışıklarla aydınlatılan bu köprünün özellikle geceleri görünümü olağanüstü bir hal alıyor. Yanan ışıklarıyla birlikte muhteşem bir parlaklığa ulaşan ve karanlığın içinde dev bir yılan varmış gibi ürkütücü de olabilen Henderson Waves  Singapur’un da en sık ziyaret edilen turistik merkezlerinden biri.

Da Vinci Köprüsü

Ünlü ressam ve bilim insanı Leonardo Da Vinci’nin ilk olarak 1502 yılında İstanbul’a yapılması  için tasarladığı ve İkinci Bayezid’e sunduğu köprünün taslakları  500 yıl sonra Norveç’te gerçeğe dönüşmüş.

Vebjørn Sand adlı mimar tarafından yeniden diriltilip Norveç’e  uyarlanan bu köprü 2001 yılında ulaşıma açılmış ve E18 adlı otoyola bağlanan bir geçişe dönüşmüş.

İnce, ancak zemine yaklaştıkça genişleyen kemerleri ile tam bir Rönesans havası yaratan bu köprü Da Vinci’nin taslaklarında yaklaşık 700 feet idi. Ama Norveçliler ormanlık alan zarar görmesin diye bu uzunluğu 300 feet azaltarak projeyi hayata geçirmişler. Dışarıdan bakınca modern ile gelenekselin kusursuz bir buluşması gibi görünen köprünün çok katmanlı yapısı ufak bir dağ havası bile yaratıyor.

Gustave Flaubert Köprüsü

Fransa’nın en ünlü köprülerinden biri olan ve Seine Nahri’nin üzerine kurulan Flaubert Köprüsü de özellikle görünüşüyle bir kere görenleri dönüp bir daha baktırıyor. Avrupa’nın en yüksek asansör köprüsü unvanına sahip olan Flaubert yaklaşık 282 feet yükseklikte.

Açılır kapanır bir köprü olan Flaubert özellikle büyük gemilerin geçişi sırasında yılda ortalama 30-40 kez açılıyor. Bu açılıp kapanma işi ise yaklaşık 12 dakika sürüyor. Açıldıkça kelebeğe benzeyen bir hale geldiği için Kelebek Köprüsü olarak da bilinen Flaubert köprüsü özellikle turistlerin Paris’te en sık fotoğraf çektirdikleri yerlerin başında geliyor. Paris’in yerlileri ise buraya dev asansör adını takmış. Açıkçası dışarıdan bakınca gerçekten de dev bir asansöre benziyor.

Langkawi Sky Köprüsü

Malezya’da bulunan bu kavisli yaya köprüsü uzaktan bakınca “yahu bu köprünün sonu nereye gidiyor böyle?” dedirtecek enteresan bir mimariye sahip. 400 metrelik köprü Mat Cincang Dağı’na doğru yükseliyor ve ilk bakışta fazla virajlı ve tuhaf olan görünümünün sebebi biraz yaklaşınca anlaşılıyor.

Malezyalılar ormana zarar vermemek için köprüyü ağaçların üstüne denk gelecek şekilde yapmışlar ve ağaçların doğal gelişimini engellememek için bolca mimari yaratıcılığa başvurmak durumunda kalmışlar.

Burada yürürken hem yaya olarak bir dağa tırmanmış hem de olağanüstü orman manzarasını deneyimlemiş oluyorsunuz kısacası. Eh köprünün bu amaçla tuhaf bir mimariyle yapıldığını bilince de insan ister istemez “helal olsun adamlara” demeye başlıyor.

Gateshead Milenyum Köprüsü

Ödüllü bir köprü ile listemizi bitirelim. Londra merkezli bir mimarlık merkezi tarafından yapılan bu köprü dünyanın en hareketli mimari eserlerinden biri.

40 derecelik bir açıyla dönebilen, altındaki hidrolik sistem sayesinde yükselip alçalabilen bu köprü bir bakıma Avrupa’nın en büyük yüzen vinci olarak da biliniyor.

Sadece beş dakikada tüm şeklini değiştirebilen bu portatif köprü Tyne nehrinin üzerinden Gateshead ile New Castle arasını bağlama amacını yerine getiriyor. Ve bunu da hayli modern bir sanat eseri havasında yapıyor.