Mobilemenu
Profile

En İyi 5 Hiking Filmi

127 Hours (2010)

Listemize popüler bir filmle başlayalım. Türünün en bilinen örneklerinden olan 127 Hours dağcı Aron Ralston'un başından geçenlerin gerçek hikayesini anlatıyordu.

Genç bir dağcı olan Aron, Utah yakınlarında yaptığı bir gezide, kanyon geçişi sırasında yaşadığı bir kaza sonucu iki koca kaya parçası arasına kolunu sıkıştırır.

Tam 5 gün 7 saat boyunca kolu sıkışmış bir şekilde kalan Ralston en sonunda çareyi bir çakıyla kolunu kesmekte bulur. Bu inanılmaz hikayenin film uyarlaması da epey ilgi görmüş ve muhteşem dağcı Aron Ralston’a duyulan ilgi bir kat daha artmıştı.

Southbounders (2005)

ABD’de bulunan Apalaş Dağları dünyada hiking yapmak için en çok ziyaret edilen yerlerden biri. Southbounders filminde de,  2 bin 400 kilometrelik bir genişliğe yayılan bu dağ sırasında yolculuğa çıkan genç bir kadının hikayesine tanık oluyoruz.

Apalaş rotasında, 2 bin 170 millik mesafeyi kat ederken türlü zorluklar ve sıra dışı olaylarla karşılaşan kahramanımız zaman zaman çıktığı yolculuğun sebebini bile sorgulayacak raddeye gelir. Hem macera, hem aksiyon hem de az da olsa gerilim barındıran bu film doğa yürüyüşü tutkunlarının ıskalamaması gereken yapımlardan biri.

The Way Back (2010)

Bir kaçış hikayesi ile listemizi sürdürelim. The Way Back, Sibirya’daki bir çalışma kampından kaçan üç adamın öyküsünü anlatıyor.

Dondurucu soğukta tam 6 bin 500 kilometre yürüyerek Tibet üzerinden Hindistan’a varan ekip, yolculuk boyunca açlık, donma tehlikesi, sivrisinekler ve susuzlukla mücadele ederek inanılmaz bir yaşam mücadelesi veriyordu.

Slawomir Rawicz adlı Polonyalı bir savaş esirinin yazdığı kitaptan uyarlanan filmin gerçekliği her zaman tartışıldı ve yapılan derin araştırmalar sonucu kitabın kısmen uydurulduğu kanıtlandı. Yine de bu durum, usta yönetmen Peter Weir tarafından yönetilen filmin değerinden bir şey eksiltmiyor. Filmin muhteşem görüntüleri ve düşmeyen temposu keyif verici bir seyir vadediyor.

Into The Wild (2007)

Türün belki de en ünlü filmine geldi sıra. Into The Wild, kısa sürede birçok hayran kazandı, hatta film sayesinde hayatının değiştiğini söyleyen birçok insan bile oldu.

Chris McCandless, en iyi okullarda okuyan ama hayatını bambaşka yaşamaya karar veren bir doğa tutkunudur. Üniversiteyi bitirdikten sonra topladığı 25 bin doları Oxfam’a bağışladıktan sonra arabasına atlayıp çöllere direksiyon kırdı ve elinde kalan son parayı da yakıp bambaşka bir hayatı seçti.

Alaska’da bir grupla uzun bir yolculuğa başladı. Daha sonra grup lideri ile tartışınca da yoluna tek başına devam etti ve onun hüzünle sonlanan hikayesi harika bir filme ilham verecek kadar büyük bir kitleye ulaştı.

The Mountain (1956)

Türünün ilk örneklerinden biri olan bir filmle listemizi bitirelim. The Mountain (Ülkemizde Fedakar Dağcı diye biliniyor) dağda yaşanan bir uçak kazasının ardından yaşayan tek kişiyi bulmak için yola çıkan iki dağcı kardeşin hikayesini anlatıyor.

İşin içine aile içi çekişmelerin ve paranın da girmesiyle birlikte filmdeki aksiyon kanalı yavaş yavaş gerilime doğru kaymaya başlıyor. Çekildiği tarihi dikkate alırsak şahane görüntüleri, hem de sürekli temposuyla film bugün bile izlenince seyirciyi sıkmayan bir güce sahip.