Mobilemenu
Profile

Fransa Turu’nun Ağlatan 5 Yokuşu

Col Du Tourmalet

Dağların Tur’a katılması 1910 yılında gerçekleşti. Toprak yolları, başta ayılar olmak üzere yabani hayvanları, acımasız yokuşları ve kavurucu sıcağıyla Pireneler yarışa damgasını vurdu. Tur artık bir işkence haline dönmüştü ki, bu yarışın “sonunda sadece bir kişinin bitirebildiği” bir efsane olmasını isteyen organizatör Desgrange’nin istediği bir şeydi. Desgrange’ın acımasız düşü belki gerçekleşmedi ama Octave Lapize’nin 15 dakika bisikletini taşıyarak, üstü başı batmış halde Pireneler’in en yüksek geçiş noktası Col Du Tourmalet’in 2 bin 115 metrelik zirvesine çıkıp, yarış komiserlerine “Katiller” diye bağırıp, bisikletine binip yarışa devam etmesi ve Tur’u kazanması Fransa Turu’nu efsaneye dönüştüren olaylardan sadece biri oldu. Tourmalet 17,1 kilometre boyunca ortalama yüzde 7,3 eğimle çıkılan bir tırmanış. Ajandanıza not düşün: 9 Temmuz’da sekizinci etapta Tourmalet arz-ı endam edecek.

Alpe d’Huez

Geçtiğimiz yıl Kolombiyalı yokuşçu Nairo Quintana, Chris Froome’u yakalama işini son güne bırakmış ve Alpe d’Huez’de rakibine fark atmaya çalışmıştı. Yarattığı bir dakikalık fark başka bir zaman olsa işe yarardı ama Froome’un avantajı çok daha fazla olduğunda Quintana’nın bu çabası onu bulunduğu konumdan daha da saygıdeğer bir noktaya çıkartmaktan başka bir işe yaramadı. Evet, Alpe d’Huez’i ilk tırmanmak ya da rakibine fark atmak gerçekten saygıdeğerliği beraberinde getirir; Tur’u kazanmaya yakın bir başarı olarak görülür. Geçen yıl o etabı kazanan Thibaut Pinot ise 25 yaşında Fransızların Tur’u kazanması için elleri havada dua ettikleri bir isim haline geldi! Her birinin bir adı olan 21 virajla bezeli, ortalama yüzde 8,1’lik eğimle devam eden 13,8 kilometrelik yokuş Tur’un en heyecanlı günlerini yaşatır. Bu virajlarda eğimin aniden katlanır ve bisikletçinin tam anlamıyla canına okur! Organizatörlerin utanmadan 2013’te aynı gün içinde iki kez bu zirveyi etaba koyduklarını da tarihe bir not olarak düşelim!

Mont Ventoux

Fransa Turu’nda Mont Ventoux dendiğinde sular durulur. Bisikletçilerin ayda pedal çevirmekle eşdeğer gördükleri, uzun ve yüksek eğimli çıkışıyla tanınan, volkanik yapısının getirdiği çoraklığının neticesinde kavurucu sıcaklığı, yetmezmiş gibi sert rüzgarıyla da meşhur olan Mont Ventoux da turun korkutucu zirvelerinden birisidir. Yılın 240 günü rüzgarlı olduğu bilinen zirvede saatte 90 kilometreyi bulan rüzgarlar varken, rekor 320 kilometre! 21 kilometrelik çıkışın ilk 5 kilometresindeki ortalama yüzde 4’lük eğim, sonrasında yerini 16 kilometrede yüzde 8,9 haline geliyor. Hala korkmadınız mı? O zaman bir de şunu dinleyin: İngiliz bisikletçi Tom Simpson 1967’deki turda aşırı su kaybı, sıcak, güneş çarpması, alkol ve amfetamin gibi etkenler sonucunda burada hayatını kaybetti. Mont Ventoux bu yılki Tur’da var; 12 Temmuz’daki 14'üncü etap bu epik dağın zirvesinde bitecek. 2013’te Chris Froome’un Alberto Contador’u ağzı açık bir şekilde yüksek kadans marifetiyle silkeleyişini hatırlayıp, bu iki büyük rakibin bu yıl da kapışacaklarını düşününce…

Col Du Galibier

Bisikletçiler Mont Ventoux’da  Ay’da pedal çevirir gibi  hissediyorsa, Col Du Galibier’de de Ay’a oldukça yaklaşıyorlar. Zirve 2 bin 647 metrede. Ortalama eğim belki yüzde 5,5’la çok korkutucu değil ama bu zirveye ulaşmak için Alpler’de 35 kilometre boyuncu tırmanış yapmak zorunda olmak tam bir bela. Öyle ki Galibier Geçidi’nin Tur’a katıldığı 1911’de bisikletinden inmeden duraksız pedal çevirebilen tek bir kişi vardı: Gustave Garrigou. Rivayetler bazı bisikletçilerin oturup ağladığını anlatıyor! Ağır dramları seven Fransızlar, biraz da bu yüzden Tur’un 100’üncü yılında 18 ve 19’uncu etaplarda iki kez bu acımasız zirveye yer verdiler. Akılda en çok kalansa Andy Schleck’in 60 kilometre boyunca tek başına kaçış yapıp Galibier’i her iki seferde de birinci sırada tırmanması oldu.

Col d'Ausbisque

Pireneler’in Tur’a kattığı tek acı verici yer Tourmalet değil; Col d’Ausbisque’nin de ondan aşağı kalır bir yanı yok! “Kardeşi” gibi o da 1910 yılından beri organizatörlerin şampiyonu belirlemek için kullandığı zarlardan biri haline geldi. Ortalama eğim güzel: Yüzde 7,2. Zirvenin yüksekliği 1.709 metre ve oraya ulaşmak için pedal çevrilmesi gereken kilometre de 16,6. Doğu rotası daha da bir zorlu. Öyle ki d’Ausbisque zirvesine ulaşmadan önce Col Du Soulor’a tırmanmak gerekiyor. Sonra ufak bir iniş ve esas oğlana çıkış. Sporcuların acı çekmesine bayılan Fransızlar onu zirve finish'i için değerlendirdikleri gibi bazı zamanlar bir başka zorlu dağ Hautacam ile birleştirip tabir yerindeyse küfrü hak ediyorlar!