Mobilemenu
Profile

Hayallerdeki Hayatı Yaşamak: The Travel Project

Merhaba. Öncelikle bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

Selam! Biz Jess ve Charlie. İkimiz de 31 yaşındayız ve Londralıyız.

Tüm bu seyahatler için gereken ilham nereden geldi? Her zaman gezgin bir ruha mı sahiptiniz?

Jess: İkimizde seyahat etmeye ve yeni kültürleri öğrenmeye bayılıyoruz. 2014 yılında yerel bir okula yardım etmek için Ekvador ormanlarında bir aile ile yaşadım. Elektrik ve su gibi modern dünyada bizim için normal sayılan hiçbir … olmadığı bir yerdi. Bu zorluklara rağmen oranın farklı kültürü ve yaşam biçimi beni derin düşüncelere itti, inanılmaz bir histi. Daha sonra da bunun hayatımın geri kalanında yapmak istediğim şey olduğuna kadar vermem de çok uzun sürmedi. Charlie’nin annesi de Singapur ve Borneo Adası’nda yetişmiş. Bu yüzden keşfetme tutkusunun onun da genlerinde olduğunu sanıyorum…

İkiniz de 2016 yılında işlerinizden ayrılmışsınız. Hangi mesleklerle uğraşıyordunuz?

Jess: İkimiz de reklamcılık sektöründeydik fakat farklı ajanslarda çalışıyorduk. Ben muhasebe müdürüydüm, Charlie ise sosyal medya yöneticisiydi.

Böyle büyük bir kararı nasıl aldınız? Bize biraz hazırlık sürecinizden de bahsedebilir misiniz?

20’li yaşlarımızın son yılında farklı bir şey yapmak istedik. Akşamları hep yabancı ülkeleri ve dünyayı keşfetmeyi konuşurduk. Sonunda bunu yapmaya karar verdik.

Para biriktirmek haricinde çok detaylı bir plan yapmadık. Yol boyunca olacakların ve tanışacağımız kişilerin bize rehberlik etmesini istedik. Ancak bu şekilde gerçek bir maceraya atılabileceğimizi düşündük. Delhi’ye bir gidiş bileti aldık ve yola çıktık…

Bu size sorulan en sık sorulardan olsa gerek: Gerçekten çok mu zenginsiniz? Bunun sizinki gibi “göçebe” yaşam tarzını sürdürebilmek için bir gereklilik olduğunu düşünüyor musunuz?

Bunun en büyük ortak yanılgı olduğunu düşünüyorum. Bir şeyler için acele etmez ve her 5 dakikada bir uçağa binmezseniz seyahatlerinizi makul bir bütçe ile tamamlayabilirsiniz. Hem doğaya da fazla zarar vermemiş olursunuz! Gezimiz için bir yıl boyunca para biriktirdik ve paramızın daha uzun süreler yetebileceği ülkeleri seçtik. Şimdi de çalışıyor ve seyahatlerimizi de işimizin arasına sıkıştırıyoruz.

Klasik gezgin rotaları yerine daha özgün yolları takip ediyor ve bölgeleri oranın yerel insanlarının gözüyle tecrübe etmeye çalışıyormuşsunuz. Bunu biraz açıklayabilir misiniz?  

Söylediğiniz gibi tipik rotaları takip etmek yerine daha derine, yerel bir perspektife inerek seyahat etmeyi amaçlıyoruz. The Travel Project zaten bunun için kuruldu. Instagram’ı gezdiğimiz bölgelerdeki yerlilerin orayı bize kendi gözleriyle anlatabilmeleri için kullanıyor ve onlarla Instagram üzerinden bağlantı kuruyoruz. Bu bize harika tecrübeler yaşattı ve dünyanın her yerinden arkadaşlar edinmemizi sağladı.

Söylediğiniz gibi pek çok unutulmaz deneyim yaşamış olduğunuza hiç şüphe yok. Bunlar arasında akıllarınızda en çok yer edeni hangisiydi?

Bir keresinde yüzü dövme kaplı, burnuyla flüt çalan Myanmarlı çok havalı bir kadınla tanışmıştık. Onun köyünü ziyaret eden ilk 1000 kişiden biriydik ve bu unutulmazdı…

Sehayat etmenin güzel yanları olduğu kadar pek çok zorluğu da var. Sizi en çok zorlayan faktörler hangileri?

Aile ve arkadaşlarımızı özlemek. Sürekli bir çantaya bağımlı yaşamak. 24 saati bulan otobüs yolculukları, her gün farklı bir yatakta uyumak. Ayrıca bu kadar yorgun ve açken tartışmalar yaşamanız da çok olası hale geliyor!  

Sırada hangi ülkeler var?

Orta Asya’yı gezmek istiyoruz. Kırgızistan, Tacikistan, Özbekistan… Bu ülkeler şu anda listemizin en tepesinde!

Daha önce Türkiye’ye geldiniz mi? Veya ilerisi için böyle planlarınız var mı?

Jess: Ben daha önce İstanbul’a geldim ve oraya bayıldım! Yemekler, insanlar ve mimari… Hepsi muhteşemdi. Ülkenizi daha çok keşfetmeyi çok isteriz, geleceğimiz zaman önerileriniz için kapınızı çalacağımıza hiç şüpheniz olmasın…

Sizin gibi gezgin olma hayali kuranlara neler söylemek istersiniz?

Eğer bu her zaman hayalini kurduğunuz bir şeyse yapın derim! Tabii bu seyahatler her zaman “güneş ve güllerden” ibaret değil. İşler kimi zaman yorucu ve zor bir hal alabilir. Ayrıca düzenli bir ev ortamı ve ailenizi, arkadaşlarınızı görmek gibi belirli şeylerden vazgeçmeniz gerek. Ancak bizim için her dakikası bu zorluklara değer çünkü yol boyunca pek çok harika insan tanıdık ve inanılmaz şeyler gördük. Onlara söyleyeceğimiz bir başka şey ise; kendi ülkenizi ciddiye almazlık etmeyin. İnsanlar bazen kapılarının dışında ne olduğuna bakmadan gözlerini çok uzaklara çeviriyor. Önce kendi ülkenizi keşfedin bu büyük fedakarlıklar gerektirmeden seyahat etmenin harika bir yolu olabilir.

Uzun vadeli planlarınız var mı yoksa bu tip planlar yapmayanlardan mısınız?

Şu anda birkaç projemiz var fakat bunların detaylarıyla sizin canınızı sıkmayacağız! Ancak genel olarak kendimizi fırsatlara açık tutuyor ve sıkı sıkıya bağlı kalmamızı gerektiren planlar yapmıyoruz. Tahmin edebileceğiniz gibi böyle tipler değiliz…

Zaman ayırdığınız için çok teşekkürler. Takipçileriniz ve şu anda bu röportajı okuyanlar için söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Bize yer ayırdığınız için çok teşekkürler. Takipçilerimize ise destekleri için çok teşekkür ederiz. Lütfen bize önerilerinizi göndermeye devam edin. Sizden ülkeniz, köyünüz veya şehrinize dair bir şeyler öğrenmek çok hoşumuza gidiyor.

The Travel Project'in maceralarına ortak olmak ve onlara gidecekleri bölgelerle ilgili tavsiye vermek için Instagram hesaplarına göz atabilirsiniz.