Mobilemenu
Profile

Hedef Paris Olimpiyatları: Kuzey Öztaş

Rüzgar sörfünün Olimpik ve Slalom disiplinlerinde yarışan 18 yaşında Kuzey Öztaş, bu sporla ilk tanıştığında 7 yaşındaymış. Rüzgar sörfü milli takımında yer alan Öztaş’la spora erken başlamanın avantajıyla kazandığı başarıları ve gelecek hayalleri üzerine konuştuk.

Öncelikle özetle kendinden bahseder misin? Şu sıralar neler yapıyorsun?

Önümüzde Ağustos ayında rüzgar sörfünün olimpik dünya şampiyonası olan RS:X var. Onun için milli takım kamplarıyla hazırlık yapıyorum. Aynı zamanda yazın Slalom/Fun Board yarışlarımız oluyor. Onlar için de yoğun bir sörf antrenman programım var.

Rüzgar sörfüne nasıl ve ne zaman başladın?

Babam, beni 7 yaşındayken önce yelkene ondan sonra sörfe yönlendirdi. 2007 yılıydı, babamın bir arkadaşının okulunda başladım ve çok hoşuma gitti. Rüzgarda hızlı bir şekilde sörfün üzerinde olmak beni çok heyecanlandırıyordu. Üç yıl boyunca her yaz Bodrum’da hobi olarak sörf yapıyordum. Daha sonra bunu profesyonel olarak yapmayı düşündüm. Zaten İzmir’de yaşıyorum ve İzmir sörf için elverişli olunca kışın da yapmaya başladım. Çeşmealtı Windsurf Kulübü’nde RS:X Olimpik yarış klasmanına başladım.

Milli takımla olan maceran nasıl gelişti?

Çeşmealtı Windsurf Kulübü’nde olimpik sınıfa geçtiğimde yeni bir klasmandı benim için. Ona alışma sürecim 1-2 yılımı aldı. Normal sörften çok farklı; biraz daha büyük boardlar, biraz daha büyük yelkenler… 2016 yılında derecelerim sonucunda ilk defa milli takıma girmeye hak kazandım. 2016’dan beri de uluslararası yarışlarda Türkiye’yi temsil ediyorum.

Henüz sormak için erken belki ama şimdiye kadar ne gibi başarıların oldu?

2013 yılında uluslararası bir yarışta 13 yaş altı kategoride dünya ikinciliği elde etmiştim. Olimpik kategoride Atina Eurolimpic’te dördüncülüğüm var ve en iyi derecem de bu. Ama her gittiğim uluslararası yarışta altın grubu elde etmeyi başarıyorum. Rusya’da Dünya Şampiyonası’nda hedefim ilk 10.

Rüzgar sörfüne devam etmeni sağlayan faktörler neler oldu?

Benim için bir yaşam tarzı haline geldi. Özgürlük hissi veriyor. Rüzgar ve denizin birleştiği bir spor olması beni çok etkiliyor.

Sporun insanın hayatını değiştirmesi konusunda sen ne düşünüyorsun? Senin hayatını değiştirdi mi?

Hem iyi yönleri hem de kötü yönleri var. Bu yaşımda yarışlar sayesinde dünyanın çoğu yerine gittim, farklı ülkelerde tecrübeler kazandım. Erken yaşta okyanusta yüzmeyi deneyimledim.

Okul hayatın ne durumda? İkisini birlikte yürütmekte zorlanıyor musun?

MEV Güzelbahçe’de okuyorum. Şu an lise son sınıfa geçtim. Okulda çok fazla devamsızlığım oluyor ama bir şekilde toparlıyorum. İkisini birlikte götürebiliyorum. Kulüp saatlerinde öğrenciler basketbol, voleybol gibi sporlar seçebiliyorsa benim de ilgi alanım sörf olduğu için okuldan iki saat erken çıkıp sörfe gidebiliyorum. Okulum beni çok destekledi. Şu sıralar üniversite konusunu yoğun bir şekilde düşünüyorum. Sörfe devam edebilmek için İstanbul veya İzmir’de okumayı planlıyorum.

Antrenman programında neler yapıyorsun? Bir günün nasıl geçiyor?

Kışları hafta içi okulum olduğu için sadece kulüp saatlerinde sörf yapabiliyorum. O yüzden sabahtan, öğlen saat dörde kadar okuldayım, akşam sekiz gibi kara antrenmanına gidiyorum, o da saat onda bitiyor. Kara antrenmanında da “personal training” alıyorum. Bütün kas gruplarımı geliştirici bir programım var. Kışın hafta sonu iki gün sörf antrenmanım var. Sabah ondan akşam altıya kadar kulüpte olduğum oluyor. Yazın da okul olmadığı için sörfe daha çok vakit ayırabiliyorum.

Rüzgar sörfünde hangi yönlerini geliştirmek istiyorsun? Şu sıralar ne üzerine çalışıyorsun?

Sadece yarışçılığım hakkında diyebilirim. Yarışlarda psikolojik olarak biraz yetersiz kaldığımı düşünüyorum. Bunun için milli takım kamplarında sık sık yarış antrenmanı yapıyoruz. Benim inancım; Antrenmanları ne kadar ciddiye alıp gerçek yarış gibi yarışırsam, hem psikolojik hem de fiziksel olarak kendimi o kadar geliştiririm.

Başka sporlarla da ilgileniyor musun?

Board’la yapılan ekstrem sporlar çok ilgimi çekiyor. Snowboard, kaykay, kitesurf gibi sporlar da yapıyorum. Bütün board’lu sporları denedim ve hepsini çok seviyorum. Benim için yaşam tarzı diyebilirim.

İdolün var mı? Varsa kim?

Türkiye’den Berk Yalgın, dünyayı sörf yaparak geziyor. Yurt dışında ise iki defa dünya şampiyonu olan Hollandalı Dorian Van Rijsselberghe, kendisi 30 yaşında belki sörf kariyerini sonlandıracak ama tarzını çok beğeniyorum.

Rüzgar sörfü yapmak için Türkiye’de favori yerlerin neresi?

Türkiye’deki favorim Bodrum’da Ortakent Koyu, İzmir’de de Çeşme Ilıca Plajı.

Yurtdışında da rüzgar sörfü deneyimlerin oldu. Bize biraz onlardan bahseder misin? Rüzgar sörfünü denizde ve okyanusta yapmak arasındaki farklar neler?

Okyanus çok farklı bir deneyim. Çünkü Türkiye’de o kadar büyük dalgalar görmüyoruz. Akıntı ve dalga farklı yönlerden gelebiliyor. Bu tarz bir şey Türkiye’de olmadığı için bizi çok zorlamıştı. Okyanusta hava durumu her an değişebiliyor, birden yağmur yağabilir, tüm rüzgar bitebilir, artabilir… Hiçbir şey öncesinden tahmin edilemiyor.

Sörf hakkında doğru bilenen yanlışlar neler?

Çok genç yaşta öğrenilip bir daha öğrenilmeyecek bir şey olduğunu zannediyorlar. Sörfün temel eğitimini 7’den 70’e herkes yapabilir. Yaş belli bir seviyeden sonra önemli. Uygun malzemeyle bunu herkes yapabilir.  

Hayallerin ve gelecek planların neler?

Benim hayalim 2024 Paris Olimpiyatlarında ülkemi temsil etmek. 2020 Olimpiyatlarına gitme amacım yok, şu an yaşım dolayısıyla gitme ihtimali benden daha yüksek biri var. Ben ondan sonra gitmeyi planlıyorum. O yüzden Türkiye’deki derecelerimi çok iyi antrenman yaparak ilerletmeye çalışıyorum. 2024’te giden kişi ben olmak istiyorum. Bunun için okulla sörfü eşdeğer tutuyorum. İkisi de benim için aynı planda önemli. Okulu herkes çalışıp bitirir ama onun yanında böyle bir sporu yapmanın çok önemli olduğunu düşünüyorum.