Mobilemenu
Profile

Henüz Popüler Olmamış 5 Büyüleyici Şelale

Dünyanın en ünlü şelaleleri deyince akla gelen örnekler bellidir. Niagara, Victoria, Gullfoss… Hemen herkesin aklında şelale deyince ilk canlanan örneklerdir bunlar. Ama bir de, adını sanını pek duymadığımız ve güzellikleri ile şöhreti bol şelaleleri pek de aratmayan örnekler var. Fakat henüz birçok insan onlardan haberdar değil. İşte Avrupa sınırları dahilinde adını hiç duymadığınız 5 şelale.

Kaledonya Şelalesi, Güney Kıbrıs

Listemize ülkemize yakın bir yerle başlayalım. Güney Kıbrıs’ta yer alan Kaledonya Şelalesi aslında gizli bir dünyanın içinde gibi. Platres kentinin içindeki bir ormanda yer alan Kaledonya Şelalesi, 39 metre yüksekliğinde ve kendine has bir görüntüye sahip.

Ormanın derinliklerinde olduğu için neredeyse el değmeden binlerce yıldır etrafını şenlendiren şelalenin suları bütün ormana da can veriyor.

Küçük olmasına rağmen kuvvetli bir debisi olan ve özellikle aktığı yollarda benzersiz renkler oluşturan şelalenin kuzey tarafı ise bir fotoğraf çekmek için en uygun yer. Biz oraya gidenlerin yalancısıyız.

Lichtenhain Şelalesi, Almanya

Almanya’nın Saksonya şehrinde bulunan bu şelale, bulunduğu bölgenin yaşam kaynaklarından biri. Görünüşüyle masallardan fırlamış gibi duran Lichtenhain Şelalesi, aynı zamanda sosyal hayatta da önemli bir işlev görüyor.  Güneş enerjisiyle çalışan bir tramvayın tüm enerjisi bu şelalenin aktığı küçük barajlardan elde ediliyor.

İşin tuhafı şelalenin suları o kadar uzun yol kat ediyor ki baraj bölgesinde bulunan insanlar şelalenin nerede olduğunu bile bilmiyor. Ve bu durum da Lichtenhain Şelalesi’nin temiz kalması ve korunması için ekstra bir olanak sağlıyor.

Poço da Alagoinha Şelaleleri, Portekiz

Azor Adaları’nda doğal bir lagünün içine akan bu şelaleler, görüntüsüyle birçok yerel hikaye ve masala konu olmuş.

Adeta başka bir dünyadan çıkmış gibi görünen Poço da Alagoinha şelaleleri, Portekiz’de birçok fantastik film ve diziye de set olmuş. Ama bu durum Portekiz dışında adının duyulmasını da pek sağlayamamış. Bölgeyi tesadüfen keşfeden maceracılar biraz da ulaşımının zor olması nedeniyle bu şelalelerin hak ettikleri kadar değer görmediğini düşünüyor. Ama siz eğer olur da yolunuz Azor Adaları’na düşerse bölgedeki birçok doğal güzelliğin yanında biraz kıyıda köşede kalmış bu şelaleleri de bir turlayın deriz.

Uraidafoss Şelalesi, İzlanda

Evet, İzlanda’nın tam bir şelale cenneti olduğunu biliyoruz ama bu muhtemelen turistlerin en az ilgi gösterdiği ve çok az ziyaret edilenleriden biri.

Ülkenin güneyindeki harikulade manzaraların arasından süzülen bu buzul şelalesi Thjorsa’ya düştükten sonra bir anda yüksek debili bir nehre dönüşüyor. Bir efsane ise Uraidafoss Şelalesi’nin neden bu kadar ilgi görmediğini açıklamaya çalışıyor. İnsanlar bin yıl önceki atalarının bir savaş sırasında tam da bu şelale etrafında katledildiğine ve cenazelerinin de bu sulara atıldığına inandıkları için burayı uğursuz saymışlar.

Mumlavsky Şelalesi, Çekya

Harrachov kenti yakınlarındaki bir ormanın içinde bulunan Mumlavsky Şelalesi sizi bir sürpriz ile karşılıyor. Hatta ilk keşfedilişi de bu tip bir sürpriz ile olmuş. Orman içinde yürüyüş yaparken biraz daha derinlere gidince bir su sesi duymaya başlıyorsunuz. Ve adeta ağaçların arasında ve ağaçlar tarafından korunmuş gibi duran bu şelaleye varıyorsunuz. Ormanın kendi içinde sakladığı bu küçük şelale keşfedildiğinden beri özel olarak korunuyor.