Mobilemenu
Profile

Herkesin Nefret Ettiği 10 Bisikletçi Tipi

Işık kullanmadan gece sürenler

Aslında bu arkadaşların tek derdi var: Ölmek! Yoksa kim karanlıkta, şehir içi yollarda, trafikte ışıksız bir şekilde bisiklet sürer ki? Başka ne amacı olabilir? Bir de ona çarpıp ölümüne sebep olan araç sürücülerini düşünün. Belki hapse girecekler ya da yıllar yılı vicdan azabı çekecekler. Hiç olmazsa fosforlu ve renkli bir şeyler giyseydi. Yok, olmaz! O zaman “cool” görünemez!

GoPro manyakları

Elbette olası bir trafik kazasında olay anının görüntülerini elde etmek için bisikleti ya da kaskı üzerinde kamera taşıyanların tavrı anlaşılabilir ama ya diğerleri! Bu tiplerin “Şuna bak ne kadar hızlı inmişim!” diye arkadaşlarına izlettirmek, sosyal medyayı kendine hayran bırakmak (!) veya karşı cinsle bu şekilde münasebet kurma hayallerine sahip olmaktan başka bir nedenleri yok. Çok bayatlar!

Takipçi Sapıklar

Arkadaşlarla ya da bir grupla bisiklete biniyorsanız hemen arka tekerinizde birisinin olmasından rahatsızlık duymazsınız. Sonuçta rüzgara karşı sırayla kalkan oluyor, birbirinizin enerjisini koruyorsunuz. Ama bir cumartesi öğleden sonra tek başına sürerken birden hemen dibinde bitip rüzgar boşluğuna yatan birisine ne dersin? Üstelik tanımadığın bir tip. Bari bir “Merhaba!” deseydin yahu. Tabii onun öne geçmekten anladığı seni arkasında bırakıp basıp gitmek. Kendisi Peter Sagan ya!

Eskiden çok iyi olduğunu anlatmaktan bıkmayanlar

Sürekli geçmişteki performanslarını anlatırlar, bugünkü düşük performanslarının sebebini zamana yüklerler. Birlikte bir fondoya kalkışırsanız “Ah, sen beni 10 yıl önce görecektin!” diye en az 100 cümle kururlar. Her kilometrede bir nostaljik hayıflanma! Geçmişteki sürüşlerin bugün sana fayda getiriyor mu? Hayır! O zaman lütfen sus ve sadece pedalını çevir.

Bisikletlerini bebekleri olarak düşünenler

Dostum sana gerçeği söyleyeyim mi? O bir bisiklet, senin bebeğin değil! En ufak bir çizikte ağlıyorsun, bütün bir pazar gününü ayırdığın o temizlik seansında bisikletinle bebek dilinde konuşuyorsun… Fren pabuçlarını, vites tellerini, pedallarını temizlemek için ayrı ayrı fırça setleri kullanıyorsun ya, belki bilmiyorsun diye söylüyorum: Profesyonel dağ bisikleti takımları, yarış sonrasında bisikletlerini basınçlı suyla yıkıyor. Haberin olsun da…

Bisikletinin temizliğini ve bakımını yapmayanlar

Bunlar da az değil! Tamam, bisiklete bebek muamelesi yapmasınlar ama en azından insan arada sırada zincirini yağlar, bisikletini temizler, viteslerini kontrol ettirir, kış bakımını yaptırır. Her pedal çevirişinde gelen o “gırç, gırç, gırç…” sesinden de rahatsız olmazlar. Sonra bir gün bam! Ortada bisiklet diye bir şey kalmayacak ama emin olun bu tiplerin de umurunda olmayacak!

Arkadayken, trafik ışıklarında önüne geçip duranlar

Olaylar şöyle gelişiyor: Bisikletinle işe gidiyorsun. Arkanda başka bir bisikletli var. Kırmız ışık yandı ve durdun. Arkandaki önce durmuyor, tam önüne geçiyor ve frenlere asılıyor. Yan yana değilsiniz. Yarım teker önünde de değil. Hemen önünde iki tam teker duruyor. Kısaca şöyle söyleyelim: Bu tarz hareketlerin kabul edildiği bir gezegen henüz keşfedilmedi! O yüzden, lütfen yapmayınız.

Kırmızı ışıkta geçenler

Bunlar yukarıdaki modellerden de sıkıcılar. Sen kırmızı yandığında yoldaki araçlarla beraber durursun, yayalara yol verirsin; bunlar basıp giderler. Arkalarında kızgın insanlar, ortalığa saçılmış küfürler, kalkmış orta parmaklar bırakırlar. Bir de seni! Öfkeli ahali günah keçisi olarak başka bir bisikletçi bulduğunu düşünmüş olabilir! En iyisi gidenin arkasından ilk sen salla da başın yanmasın.

Süper fit bisikletçiler

0 yağ oranına sahip olduklarını söylerler, mutlaka takım forması giyerler, binlerce dolar ödedikleri el yapımı karbon kadro bisikletlerinin üzerine çıktıklarında hiç kimseye gülümsemezler.  Profesyonel bisikletçi gibi görünmek isterler ama bunu asla başaramazlar. Yine de fazlasıyla odaklanmışlardır. Tabii sonuç olarak bir Strava segmentinde KOM almaktan başka bir şey elde edemezler. Üzücü aslında…

Her daim hazırlıksız olanlar

Nasıl olduğu meçhul bir şekilde birlikte süreceğiniz tutmuştu ve bu arkadaş mutlaka defolu gelmiştir. Tekerleklerinin havasını sana kontrol ettirir, pompan varsa sana şişirttirir. Hava mı soğuk, tabii ki eldivensizdir ve sana yedeklerini sorar. Varsa sakın verme, çünkü onları bir daha göremezsin. Tabii söylemesi kolay; isteklerini yerine getirmezsen bu sefer “Hiç de yardımsever olmayan bir öküz” olarak seni herkese anlatırlar! Kısacası, bunlardan uzak durmalısın.