Mobilemenu
Profile

Britanya'nın Etrafında Yüzerek Tur Atmak!

Ross Edgley, tam bir meydan okuma insanı. Onu bir maratonda rekor kırmaya çalışırken de görebilirsiniz, bir kamyonu insan gücü ile çekme yarışmasında da. Sadece bunlar da değil, Everest Dağı'nın eşdeğer yüksekliğe tırmanırken ya da 50 kiloluk bir ağaç kütüğü taşırken,triatlon yaparken de ona rastlayabilirsiniz. O gerçek bir demir adam.

Ross, büyük bir fiziksel mücadele gerektiren her sporu seviyor. Fakat son olarak önüne koyduğu imkânsız görev yukarıda saydıklarımızı bile aşan bir meydan okuma: Britanya Adası'nın etrafında 3.218 kilometre boyunca yüzmek ve böylece tüm ada etrafında yüzerek bir tur atmak!

Edgley, 1 Haziran’da, İngiltere’nin güney sahilinde bulunan Margate Limanı’ndan bu destansı meydan okuma için göreve başladı. Amacı bir seferde altı saat boyunca yüzmek ve sadece onunla birlikte seyahat eden destek teknesinde dinlenmek için durmak. Birkaç saat dinlendikten sonra ise yeniden suya atlamak. Hiçbir zaman kıyıya ayak basmadan 100 gün boyunca bu planı uygulamak ve Londra'nın ikonik Kule Köprüsü'nü görevi bitirmek.

Eğer Büyük Britanya Yüzüşü'nü tamamlarsa, Edgely tarih yazmış olacak, peki onu böyle bir meydan okumaya iten, ona ilham veren şey ne?

"Bu yılın başlarında Martinique'den St Lucia'ya bir ağaca bağlıyken yüzmeyi denedim. Su tam karşımdan sert geliyor ve beni sürüklemeye çalışıyordu ama ben yine de dayandım ve su etabını ağaçla geçtim. Hedefime ulaştığımda içimdeki atlet rahatlamıştı ama içimdeki maceracı daha büyük bir görev olduğunu kulağıma fısıldamıştı.”

Peki, şimdiye kadar işler nasıl gidiyor?  Ross hâlâ gülümsüyor, hâlâ yüzüyor. Şu ana kadar en iyi arkadaşı ise yunuslar olmuş. Görevinin zorluğu hakkında ise sadece “Keşke doğa anayı benim kadar yakından tanıma fırsatınız olsaydı. Ona karşı durmak çok ama çok zor, yine de elimden geleni yapmaya devam edeceğim!” diyor. Hedefinden birkaç gün önde olsa da “İlk 30 gün performansım daha iyiydi ama şimdi rüzgar ve gelgitlere bağlı olarak performansım düşüyor, yine de tam hedeflediğim sürede bitirmek için elimden geleni yapacağım,” diyor.

60 gün boyunca yaşadıklarından birçok ders de çıkarmış ve bu konularda tavsiye isteyenlere de “Sadece çok net talimatlara ve sınırlı işlevlere ihtiyacınız var.. 5 yaşındaki bir çocuğun bilinci ile her şeyi basitleştirerek hareket etmelisiniz, bir eli diğerinin önüne atmak şu an benim hayatım örneğin…”

Bu görevde en çok merak edilen ve Ross’a da en çok sorulan sorulardan biri ise elbette ne yiyip ne içtiği oluyor. Ross genel olarak karbonhidrat oranı yüksek ve enerji verecek yiyecekleri tercih ediyor. Başta erişte, daha sonrasında muz ve ağzından bir türlü gitmeyen tuzlu su tadı için de hindistan cevizi yağı.

İçecekler konusunda ise meyve suyu dışında hiçbir alternatifi yok. Alkollü, gazlı yahut asitli herhangi bir şey içmesi yasak. Kısacası Ross’un vücuduna ona enerji verecek ve dayanıklılığını artıracak yiyecekler dışında bir şey girmesi yasak.

Yüzmeye başladığı ilk günden itibaren 2 ayın sonunda toplam 15 kilo veren Ross adeta bir deniz canlısının metabolizması ile hareket ediyor ve sudan çıktıktan sonra da yeme ve içmesine uzun süre dikkat etmesi gerekecek. Bu konuda şimdiden bir diyetisyen ile anlaşmalı olan Ross kaybettiği kiloları birdenbire değil aşamalı olarak geri alıp eski sağlıklı vücuduna kauşabilir.

Evet, Ross sudaki 60 gününü tamamladı ve işler yolunda giderse Eylül ortasında daha önce görülmemiş bir rekorun sahibi olacak. Bakalım başarabilecek mi?